Avrupa Birliği (EU), kasım ayında Antalya'nın ev sahipliği yapacağı COP31 iklim zirvesinde sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik bir paketi ülkelere sunmaya hazırlanıyor. Reuters'ın gördüğü kurum içi taslak belgeye göre paketin amacı, ülkelerin halihazırda verdikleri iklim taahhütlerini somut uygulamalara dönüştürmek.
AB Dönem Başkanlığını yürüten İrlanda tarafından hazırlanan belgede, birliğin temel taleplerinden biri BM iklim müzakerelerindeki azaltım çalışma programını 2040 yılına kadar uzatmak. Bu yıl sona ermesi öngörülen program, hükümetlerin emisyonları nasıl azaltabileceklerini müzakere ettikleri ve daha fazla ilerleme sağlanabilecek alanları belirledikleri süreç olarak biliniyor.
AB ayrıca, BM'nin geçen ay yaptığı ve dünyanın 2015 tarihli Paris Anlaşması'nda belirlenen 1,5°C hedefini tutturamayacağını doğrulayan açıklamaya ülkelerin yanıt vermesini isteyecek. İrlanda İklim Bakanı Darragh O'Brien, girişimle ilgili olarak "Küresel iklim eyleminde somut ilerleme sağlamak için ortaklıklarımızı güçlendirmeye çalışacağız. Özellikle fosil yakıtlardan uzaklaşma sürecine ve elektrifikasyona odaklanacağız" dedi. AB iklim bakanları ise COP31 stratejilerini bugün yapılacak toplantıda ele alacak.
Son dönemdeki BM iklim müzakerelerinde hükümetler daha sıkı önlemler alınması konusunda henüz uzlaşma sağlayamadı. Gelişmekte olan büyük ekonomiler ile fosil yakıt üreticisi ülkeler, bu tür önlemlerin ekonomik büyüme ve kalkınma üzerinde yaratabileceği etkilerden kaygı duyuyor. ABD'nin küresel iklim müzakerelerinden çekilmesinin ardından ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele çabaları jeopolitik baskılarla karşı karşıya kaldı. Geçen yıl Brezilya'da düzenlenen COP30 Zirvesi de sera gazı emisyonlarını dizginlemeye yönelik daha güçlü taahhütler alınamadan sona ermişti.
AB'li diplomatlar, birliğin COP31 için farklı bir yaklaşım benimsemeyi planladığını belirtiyor. Bu yaklaşım, tartışmalı konularda kamuoyu önünde yaşanacak çatışmalardan kaçınmayı ve ülkelerin iklim taahhütlerini uygulamaya geçirmeleri için onlarla birlikte çalışmaya odaklanmayı öngörüyor. Kurum içi belgede ise COP31'de yeni iklim finansmanı taahhütleri için "herhangi bir alan bulunmadığı" ifade ediliyor. Bu tutumun, daha fazla mali destek talep eden yoksul ülkelerle Avrupa ülkeleri arasında görüş ayrılıklarına yol açması bekleniyor.
