Dünya Kuşları Koruma Kurumu (BirdLife International) tarafından 1993'ten bu yana düzenlenen Avrupa Kuş Gözlem Günü, bu yıl 3-4 Ekim 2026'da gerçekleşti. Türkiye'de 14 ilde düzenlenen 26 etkinliğe 772 gönüllü katıldı ve iki gün boyunca toplam 14.190 kuş gözlemlendi. Avrupa geneline bakıldığında 28 ülkede 927 etkinlik yapıldı; 23.667 kişinin katıldığı sayımlarda 4,8 milyon kuş kaydedildi.

Türkiye'deki etkinliklerin coğrafyası Edirne'den Şanlıurfa'ya, Samsun'dan Muğla'ya uzandı. Üniversite kulüpleri ve kuş gözlem topluluklarının ilgisi hem katılımı hem de kayıt sayısını artırdı. En kalabalık buluşma, İstanbul Beykoz'daki Toygar Tepe'de yapılan Sonbahar Yırtıcı Kuş Göçü Gözlemi oldu. Avrupa'da ise en büyük sayılar kuzeyden göç eden ak yanaklı kazların geçtiği Finlandiya'dan geldi; en çok etkinlik 176 etkinlikle Macaristan'da düzenlendi.

Avrupa'da üreyen süzülen kuşlar bu dönemde Afrika'ya doğru yola çıkıyor. Kartallar, şahinler ve leylekler uzun mesafeleri kanat çırparak değil, karadan yükselen sıcak hava akımlarıyla — yani termallerle — süzülerek aşıyor. Termal oluşmayan geniş deniz yüzeylerinden kaçındıkları için İstanbul Boğazı gibi denizin en dar olduğu noktalarda yoğunlaşıyorlar. Bu yıl Büyük Çamlıca'da 1128 küçük orman kartalı, 687 şahin ve 17 kara leylek sayıldı; Karadeniz kıyısındaki Kıyıköy'de ise 1634 şahin kaydedildi. Böylece şahin ve küçük orman kartalı, göllerde kışa hazırlanan sakarmekeyle birlikte Türkiye'de en çok gözlemlenen üç tür oldu.

Göllerde ve sazlıklarda yapılan gözlemler ise tehlike altındaki türlere dikkat çekti. Ankara'daki Mogan Gölü'nde Dünya Doğa Koruma Birliği (IUCN) Kırmızı Listesi'nde Tehlikede (EN) kategorisinde yer alan dikkuyruk ile Hassas (VU) kategorisindeki şah kartal gözlemlendi. Şanlıurfa Birecik'te ise Dicle ve Fırat havzasının sazlıklarına özgü ve Türkiye'de yalnızca Güneydoğu'da görülen Irak yedikardeşi, turaç ve kum kekliğiyle birlikte kaydedildi. Tepeli pelikanlar Suvla, Bafa Gölü ve İzmir Çakalburnu'nda görülürken, Didim açıklarındaki pelajik turda 400 birey fırtınakırlangıcı ve 50 birey boz yelkovan sayıldı.

Gözlemler, kuşların yaşam alanları üzerindeki baskıları da görünür kıldı. Bugüne kadar 179 kuş türünün kaydedildiği ve kuşlar için önemli bir beslenme alanı olan Çeşme'deki Alaçatı Sulak Alanı'nda sular belirgin biçimde çekildi; geride kalan alanda plastik kirliliği gözle görülür hale geldi.

Doğa Derneği Biyoçeşitlilik Araştırma Sorumlusu Özge Yaylalı, etkinlikle ilgili şunları söyledi:

"Türkiye, Avrupa ile Afrika arasında göç eden kuşların yoğun geçiş noktalarına ev sahipliği yapıyor. Kuşların yaşam zorluklarına dikkat çekmek için düzenlediğimiz etkinliklerde Boğaz'ın üzerinden binden fazla kartal geçerken göllerimizde binlerce su kuşu saydık. Ne yazık ki, Alaçatı'da suyun çekildiğini ve plastiğin ortaya çıktığını da gördük. Kuşları saymak, yaşadıkları yerleri de izlemek demek. Bu yıl özellikle gençlerin ve üniversite kulüplerinin gösterdiği ilgi bizi çok mutlu etti, çünkü kuş gözlemcilerinin topladığı veri doğanın korunmasına önemli ölçüde katkı sunuyor."