Bambara yer fıstığı (Vigna subterranea) gibi ihmal edilmiş yerli ürünlerin Güney Afrika'da gıda güvenliğine katkı sunma potansiyeli taşıdığı biliniyor. Ancak bu ürünlerin çiftçiler tarafından benimsenmesi için ne zaman ve nerede ekileceğinin bilinmesi gerekiyor. Bu ihtiyacı karşılamak amacıyla bilim insanları 50 yıllık iklim ve toprak verisini kullanarak 49 ekim sezonunu modelledi. Sonuçlar, bölgede yağış mevsiminin başlangıcına denk gelen Ekim ayında yapılan ekimlerin en yüksek verimi verdiğini gösterdi. Tohumların yıl içinde daha geç ekilmesi ise bitkiyi don olaylarına ve verim kaybına maruz bıraktı.
Güney Afrika Cumhuriyeti, Lesotho ve Eswatini'de mısır, buğday ve pirinç gibi temel ürünler büyük ölçüde yağışa bağımlı olarak yetiştiriliyor. Su stresi ve iklim değişikliği bu üretimi giderek güçleştirirken gıda güvenliği sorunlarını da büyütüyor. Araştırmaya göre bambara yer fıstığı gibi yerli ürünler çoğunlukla kuraklığa daha dayanıklı ve düşük verimli topraklarda da iyi gelişebiliyor. Bambara yer fıstığı ayrıca lif, protein, çinko, demir ve kalsiyum gibi insan sağlığı için önemli besin öğeleri ile mineraller içeriyor.
Araştırmacılar Gıda ve Tarım Örgütünün (Food and Agriculture Organization) AquaCrop modelini kullanarak üç ülkedeki 5838 yükselti bölgesinde ekim koşullarını simüle etti. Model, günlük yağış, hava sıcaklığı, su tutma kapasitesi, ekim tarihleri ve bitki yoğunluğunu hesaba katarak 1950 ile 1999 arasındaki ekim sezonlarını analiz etti. Çalışma, baklagilin verimliliğini azaltabilen don olaylarını da dikkate aldı ve madencilik alanları, ticari ormancılık, kentsel alanlar, plantasyonlar ve meyve bahçeleri gibi ekime uygun olmayan arazi kullanımlarını dışarıda bıraktı. Araştırmacılar, bu faktörleri hesaba katmanın daha doğru uygunluk haritaları üretmeyi ve bambara üretimine uygun alanların olduğundan büyük tahmin edilmesini engellemeyi sağladığını belirtti.

Araştırmacılardan Richard Kunz, Mongabay'a gönderdiği e-postada yalnızca birkaç ürüne ekim yapıp bunlara güvenerek iklim direnci oluşturulamayacağını vurguladı. Küçük çiftçilerin bu ihmal edilmiş ürünleri yetiştirmeye teşvik edilebilmesi için nerede ve ne zaman ekim yapacaklarını bilmeleri gerektiğini ifade etti. Kunz, "Araştırmamız, küçük çiftçilerin geçim kaynaklarını uzun vadeli iklim ortalamalarına dayanan arazi uygunluk haritaları üzerinde riske atmasını engelliyor; onlara ve yayım görevlilerine güvenilir ürün üretimi için pratik tavsiyeler sunuyor" dedi.
Kunz, model yaklaşımının amarant, börülce, yer fıstığı, inci darı, sorgum, örümcek çiçeği, pazı ve taro gibi diğer az kullanılan ürünlere de uygulanabileceğini söyledi. Haritaların topluluk tohum bankalarının yerlerini belirlemek için de kullanılabileceğini belirten Kunz, bu tohum bankalarının özellikle Malavi gibi ülkelerde Sahra Altı Afrika genelinde tarımsal biyoçeşitliliği, gıda egemenliğini ve iklim direncini koruduğunu dile getirdi.
Malavi'deki Mzuzu Üniversitesinde ihmal edilen ve az kullanılan ürünleri inceleyen araştırmacı Leonard Manda, geleneksel ürünlerin çoğunun gelecekteki iklim koşullarında başarısız olma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti. Hem çevre hem de insan sağlığına katkı sunan yerli ürünlerin bu nedenle değer kazandığını dile getiren Manda, çalışmaya katılmadığını da ekledi. Manda, "Bu çalışma, bambara yer fıstığı üretiminden azami verim almayı planlamak için önemli bir araç sağlıyor" dedi.
