Birleşik Krallık, Kuzey Denizi'ndeki Jackdaw gaz sahasında üretime onay vererek fosil yakıt çıkarımına devam etme kararı aldı. Enerji Bakanı Miatta Fahnbulleh'in imzaladığı 92 sayfalık karar belgesi, bu adımın ülkenin uluslararası iklim liderliğini ilerletmeyebileceğini ve diğer devletleri fosil yakıt üretiminden uzaklaşmaya ikna etmeyi zorlaştırabileceğini kabul ediyor.

Fahnbulleh, aylarca süren ve ABD Başkanı Donald Trump'ın müdahaleleriyle de beslenen tartışmaların ardından projenin Orta Doğu fosil yakıt krizi sonrası enerji güvenliğini güçlendireceğini, yüzlerce işi koruyacağını ve ekonomiye 2,9 milyar sterlin (3,88 milyar dolar) katacağını öne sürdü. Jackdaw gazının ithal gaza göre daha temiz olduğunu ve kararın 2050 net sıfır hedefi ile yasal karbon hedeflerini engellemeyeceğini savunan bakan, sahanın halihazırda lisanslı olması nedeniyle üretimin İşçi Partisi'nin (Labour Party) 2024 beyannamesindeki "yeni petrol ve gaz lisansı verilmeyeceği" sözüyle tutarlı olduğunu belirtti.

Karar belgesi, Fahnbulleh'in iklim liderliği endişelerini "meşru" bulduğunu ve gaz üretimine onay verilmesine karşı ağırlık taşıdığını kaydediyor. Ancak bakan bu argümana yalnızca "orta düzeyde negatif ağırlık" verdi ve gaz üretiminin yararlarına karşı tarttı. Belgeye göre Fahnbulleh, bunun Birleşik Krallık'ın tutumundaki "temel gerilimi" tam olarak çözmediğini kabul etmekle birlikte, ülkenin emisyon azaltımı kaydının "önemli olmaya devam ettiğini" öne sürüyor.

Birleşik Krallık, yeni petrol ve gaz lisanslarını yasaklayan çok az sayıdaki büyük üretici arasında yer alıyor. Kuzey Denizi'nin karşı kıyısındaki Norveç ise yıllık lisanslama turlarıyla açık deniz alanlarını aramalarına açmayı sürdürüyor.

UAD tavsiye görüşü ve hukuki itirazlar

Temmuz 2025'te Uluslararası Adalet Divanı (International Court of Justice), hükümetlerin fosil yakıt üretimi dahil uygun iklim eylemini almamasının uluslararası hukuka aykırı bir eylem teşkil edebileceği yönünde tavsiye görüşü vermişti. Birleşik Krallık, bu tavsiye görüşünü memnuniyetle karşılayan Birleşmiş Milletler kararına lehte oy kullandı. Ancak Jackdaw karar belgesi, UAD görüşünün yasal olarak bağlayıcı olmadığını ve Birleşik Krallık'ın, çevreye önemli zarar vermeme yükümlülüğünün iklim değişikliğine uygulanabileceği görüşünü kabul etmediğini belirtiyor.

Fahnbulleh, sondajın çevre üzerinde "önemli etkisi" olacağını ancak "önemli zarar" vermeyeceği sonucuna vardı. Hükümet belgesi, bu yükümlülüğün yasal zorunluluk değil "politika meselesi" olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Vanuatu'nun UAD tavsiye görüşü için baskı yapan hukuk ekibine liderlik eden Margaretha Wewerinke-Singh, bu yaklaşımı eleştirerek yükümlülüğü politika meselesi olarak ele almanın "uluslararası hukukun işleyiş biçimi olmadığını" söyledi. Wewerinke-Singh, "Bir tavsiye görüşü bir hüküm değildir, ancak mevcut hukuku ifade eder ve bu hukuk Birleşik Krallık'ı kabul edip etmemesine bakmaksızın bağlar" dedi ve ekledi: "Karar, Jackdaw'ın tek başına önemli zarar verip vermeyeceğini soruyor. Mahkeme, birikmiş emisyonların halihazırda önemli zarar verdiğini tespit etti. Önemli olan, yeni üretimi onaylamanın yükümlülüğün gerektirdiği sıkı özen standardıyla tutarlı olup olmadığıdır."

Uzmanlardan ve kampanyacılardan tepki

Oxford Üniversitesi'nden iklim değişikliği ekonomisi profesörü Sam Fankhauser, Jackdaw'ın doğrudan iklim etkisinin tartışmanın öne sürdüğünden çok daha küçük olduğunu, ancak verdiği "yanlış sinyalin" çok büyük olduğunu belirtti. Grantham İklim Değişikliği Araştırma Enstitüsü'nden (Grantham Research Institute on Climate Change) politika ve iletişim direktörü Bob Ward, COP31'den bir aydan kısa süre önce verilen kararın diğer fosil yakıt üreticilerine "her zamanki gibi devam etmeleri" sinyalini taşıdığını söyledi. Power Shift Africa direktörü Mohamed Adow ise kararı "Birleşik Krallık'ın uluslararası iklim güvenilirliğine ağır bir darbe" olarak nitelendirerek, ülkenin kendi sınırlarında yeni sondaja izin verirken gelişmekte olan ülkelerden fosil yakıtlardan uzaklaşmasını bekleyemeyeceğini ifade etti. Karar, muhalefetteki Yeşil Parti ve iklim kampanyacıları tarafından da eleştirildi.

Aynı gün Enerji Zenginlik Fonu

Hükümet, onayın geldiği sabah petrol ve gaz gelirlerini iklim geçişine yeniden yatırılacak Enerji Zenginlik Fonu'nu (Energy Wealth Fund) duyurdu. Fon, hükümetten 2 milyar sterlin (2,67 milyar dolar) ile başlayacak ve zamanla açık deniz petrol ve gaz üretiminden elde edilen vergi gelirleriyle beslenecek.

Rosebank kararı bekleniyor

Hükümetin aylardır daha fazla üretim yapıp yapmamasını tartıştığı iki Kuzey Denizi sahasından biri olan Jackdaw küçük bir gaz sahası. Diğer saha Rosebank ise çok daha büyük ve çoğunlukla petrol barındırıyor. Rosebank'ın emisyonlarının Jackdaw'ın yaklaşık yedi katı olduğu tahmin ediliyor. Fahnbulleh, Sky News'e Rosebank'ın "farklı" olduğunu çünkü petrolünün ihraç edileceğini, Jackdaw gazının ise Birleşik Krallık'ta kullanılacağını belirterek sahayı "kendi başına" değerlendireceğini söyledi. The Guardian'ın haberine göre Birleşik Krallık yetkilileri, Fahnbulleh'in Rosebank onayını reddetmeye eğilimli olduğunu bildirdi; yıl sonuna kadar nihai karar bekleniyor.

Politico'nun aktardığı bir anket, Britanyalı yetişkinlerin %55'inin Jackdaw'da sondajı desteklediğini, yalnızca %14'ünün karşı olduğunu gösterdi. Anket, net sıfır hedefini destekleyenlerin bile yeni sondajı ikiye birden fazla bir oranla desteklediğini ortaya koydu.