Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 30 Ekim 2026 tarihli ve 15005 sayılı kararı, 31 Ekim 2026 tarihli ve 33416 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Karar, meskenlerde yüksek tüketimli son kaynak tarifesine geçişte kullanılan yıllık sınırı 1 Ocak 2027'den itibaren 4000 kWh'tan 3000 kWh'a indiriyor. Eşik bir önceki yıla göre 1000 kWh ve %25 düşüş anlamına geliyor. Sınır 2025'te 5000 kWh olarak uygulanmış, 2026'da 4000 kWh'a inmişti.
Karar, 2026'da uygulanacak 4000 kWh sınırını geriye dönük değiştirmiyor. Ancak son kaynak uygulamasında bir önceki takvim yılının tüketimi de dikkate alındığı için 2026'daki tüketim, 2027'de uygulanacak tarifenin belirlenmesinde önem taşıyor. Örneğin 2026'yı 3500 kWh tüketimle tamamlayan bir mesken, 2026'nın 4000 kWh sınırının altında kalabilir. Ancak aynı tüketim, 2027'nin 3000 kWh sınırının üzerinde yer alıyor. Dolayısıyla 2026'da yüksek tüketimli tarifesine geçmemiş olmak, 2027'de de aynı durumda kalınacağını garanti etmiyor. İkili anlaşması bulunmayan tüketiciler için genel başlangıç kuralı, ilgili yıllık sınıra erişilen ayı izleyen üçüncü ayın ilk gününü esas alıyor. Yeni sınır nedeniyle yapılacak geçiş, kararın yürürlük tarihi olan 1 Ocak 2027'den önce başlayamıyor.
Yüksek tüketimli son kaynak tarifesi uygulanmaya başladıktan sonraki tüketimin tamamı bu mekanizmaya göre hesaplanıyor. Uygulama yalnızca yıllık sınırın üzerinde kalan kWh miktarıyla sınırlı kalmıyor. Buna karşılık önceki dönemlerde tüketilen elektriğe geriye dönük zam yapılması anlamına gelmiyor. Bir ay tüketimi 250 kWh'ın altına indirmek de tarifeden hemen çıkış sağlamıyor. EPDK'nın açıklamasına göre bir takvim yılındaki tüketimin, takip eden yıl için belirlenen sınırın altında kalması ulusal tarifeye dönüşte belirleyici oluyor. Aylık 250 kWh değeri yıllık sınırın aritmetik ortalamasını gösteriyor ve bağımsız bir aylık kota oluşturmuyor.
Elektrik Mühendisleri Odası, 31 Ekim tarihli açıklamasında yeni sınırın yalnızca yüksek elektrik tüketen konutları etkilemeyeceğini savundu. Oda, dört kişilik bir ailenin temel ev aletleri ve aydınlatma için aylık en az 230 kWh tükettiğini hesapladığını belirtti. Bu hesaba elektrikli ısıtma, soğutma ve sıcak su kullanımı dahil edilmedi. Hesap esas alındığında yıllık tüketim 2760 kWh'a ulaşıyor ve 3000 kWh sınırına kadar yılda 240 kWh, aylık ortalamada yalnızca 20 kWh fark kalıyor. EMO, kararı örtülü zam olarak nitelendirerek meskenlerin yüksek tüketimli son kaynak uygulamasından çıkarılmasını istedi. Oda, önceki yıl tüketiminin yeni sınır bakımından kullanılmasını hukuki açıdan da eleştiriyor. Açıklamada hesabın cihaz ve kullanım süresi dökümü bulunmadığı için 230 kWh değeri bütün dört kişilik haneler için geçerli bir standart olarak değil, EMO'nun hesaplaması olarak değerlendirilmeli. Gerçek tüketim cihaz verimine, kullanım alışkanlıklarına ve hanenin koşullarına göre değişiyor.
Yeni sınır mesken tüketici grubundaki kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idareleri, müstakil binaları, apartmanları, bağımsız bölümleri, konut kooperatiflerini ve konut sitelerini kapsıyor. Ayrı sayaçla ölçülen kalorifer, asansör, hidrofor, merdiven otomatiği, kapıcı dairesi ve benzeri ortak kullanım yerleri de kararda sayılıyor. Ortak alanların kapsama alınması yeni değil ancak 2027'de bu abonelikler için de eşik düşüyor. Tarife değişiminin ortak elektrik giderleri üzerinden aidat bütçelerine yansıması mümkün. Kararda, AFAD geçici barınma merkezleri, köylerde içme suyu temini ve dağıtımı amacıyla kullanılan tesisler ile diğer tüketiciler ve tarımsal faaliyetler tüketici grubu için yıllık 150 milyon kWh sınırı yer alıyor. Kalan tüketici gruplarında yıllık sınır 15.000 kWh olarak uygulanıyor. EPDK'nın açıklamasına göre mesken grubundaki camiler, ibadethaneler, cemevleri ve dernekler ile şehit aileleri, muharip ve malul gaziler ve yaşam destek cihazlarına bağımlı tüketiciler düşük mesken sınırına dayalı düzenlemeden etkilenmiyor. Isı pompası kullanılması, elektrikli araç sahibi olunması veya konutta doğal gaz bulunmaması ise kararda ayrı bir istisna nedeni olarak belirtilmiyor.
Mesken tüketici grubunda KBK katsayısı 1,05, diğer tüketici gruplarında 1,0938 olarak uygulanmaya devam ediyor. 1,05 katsayısı toplam faturaya %5 zam yapılması anlamına gelmiyor. EPDK'nın açıklamasına göre yüksek tüketimli son kaynak tarifesinde aktif enerji bedeli, ilgili piyasa takas fiyatı ve YEKDEM maliyeti bileşenleri üzerinden katsayı kullanılarak hesaplanıyor. Dağıtım bedeli ve vergiler faturaya ayrıca yansıyor. Karar ulusal tarifenin fiyatlarını değiştirmiyor, yalnızca yüksek tüketimli gruba giriş sınırını düşürüyor. Yeni sınır tek başına sabit bir TL/kWh bedeli veya bütün haneler için aynı artış oranı vermiyor. Ulusal tarifeden piyasa maliyetlerini izleyen fiyatlandırmaya geçiş, hane bütçesinin öngörülebilirliğini de etkileyebiliyor. EMO'nun fiyat dalgalanmalarına ilişkin itirazı bu noktaya dayanıyor.
Tüketiciler tedarikçiyle ikili anlaşma yapabilir. Bu durumda elektrik sözleşme koşullarına göre alınıyor ancak anlaşma mutlaka daha ucuz elektrik garantisi sağlamıyor. Fiyat güncelleme yöntemi, sözleşme süresi ve fesih koşulları birlikte incelenmeli. İkili anlaşma yapmak zorunlu değil. Anlaşma yapılmazsa görevli tedarik şirketi elektrik sağlamayı sürdürüyor ve yüksek tüketimli son kaynak koşulları oluştuğunda ilgili tarife uygulanıyor.
Aynı mesken sayacından karşılanan aydınlatma, beyaz eşya, sıcak su, elektrikli ısınma ve araç şarjı yıllık tüketimde birleşiyor. Eşiğin 1000 kWh düşmesi, bu ihtiyaçları elektrikle karşılayan hanelerin yüksek tüketimli gruba girme olasılığını artırıyor. Isı pompası, çevreden ısı taşıyarak aynı ısı ihtiyacını doğrudan elektrikli dirençli ısıtıcılara göre daha az elektrikle karşılayabilir. Ancak gerçek performans iklime, bina yalıtımına, sistem tasarımına ve çalışma sıcaklıklarına bağlı oluyor. Verimli bir cihaz kullanmak, yıllık sınırın altında kalmayı garanti etmiyor. Isınmasını elektrikle sağlayan bir ev, diğer tüketimleriyle birlikte 3000 kWh'a ulaşabiliyor. Yeni sınır, ısı pompasının ekonomik avantajını kesin olarak kaybettiğini göstermiyor. Karşılaştırma, aynı miktarda sağlanan ısı ve güncel enerji fiyatları üzerinden yapılmalı.
Araç mesken sayacından şarj ediliyorsa sayaçtan çekilen enerji hanenin yıllık tüketimine ekleniyor. Açıklayıcı bir hesapla ayda 100 kWh ek şarj, yılda 1200 kWh ediyor ve bu miktar yeni yıllık sınırın %40'ına karşılık geliyor. Gerçek ihtiyaç kat edilen mesafeye, aracın verimine ve şarj kayıplarına bağlı oluyor. Ayrı şarj aboneliğinde tüketici grubu ve tarife ayrıca değerlendirilmeli. Yalnızca ayrı sayaç bulunmasından otomatik bir avantaj sonucu çıkarılamıyor. Evde şarjın halka açık istasyonlardan mutlaka pahalı hale geleceği de söylenemez. Karşılaştırma, gerçekleşen tedarik ve şarj fiyatlarıyla yapılabilir.
Isınma veya ulaşımda fosil yakıtın yerine elektrik kullanan bir hanenin elektrik sayacındaki tüketimi artabilir. Buna rağmen aynı konforu ve ulaşımı daha az toplam enerjiyle sağlıyor olabilir. Yıllık elektrik tüketimi tek başına bu farkı ölçmüyor. Yeni eşik, yüksek tüketimli hanelere sağlanan desteği sınırlandırma hedefi ile elektrifikasyonu yaygınlaştırma hedefinin nasıl birlikte tasarlanacağı sorusunu güçlendiriyor. EMO'nun temel tüketim hesabı da yeni sınırın etkisinin yalnızca araç şarjı veya elektrikli ısınma kullanan evlerle sınırlı kalmayabileceğini gösteriyor. Okur açısından ilk adım, faturanın yalnız TL tutarına bakmak yerine 2026 takvim yılı tüketimini kWh olarak kontrol etmek oluyor. Isınma veya araç şarjı yatırımı planlayanlar için toplam yıllık elektrik ihtiyacı, cihaz verimi ve tedarik koşulları birlikte hesaplanmalı.
