Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) koordinasyonunda hazırlanan Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı taslağı, nihai hâlini henüz bulmadı. Bakanlık, 13 Ekim'de yaptığı duyuruda, 8–9 Ekim'de Ankara'da kamu kurumları, sosyal taraflar, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarından 200'ü aşkın paydaşın katıldığı toplantılarda taslağı ele aldığını bildirdi. Toplantıların ilk gününde öncelikli sektörler ve sektörel eylem önerileri, ikinci gününde beceriler, kapsayıcı dönüşüm ve sosyal koruma başlıkları masaya yatırıldı. Bakanlık, görüşler ve yazılı katkılarla belgeyi nihai hâline getireceğini açıkladı, ancak bunun için bir tarih vermedi.

Taslağın tam metni kamuoyuyla paylaşılmadı. Belgenin içeriğine dair kamuoyuna yansıyan ayrıntılar, 17 sivil toplum kuruluşundan oluşan İklim Ağı'nın 27 Ekim'deki açıklamasına dayanıyor. İklim Ağı, eylem planının 109 eylemden oluştuğunu ve taslakta kömür bölgelerine yönelik somut eylem ile kömürden çıkış takvimi bulunmadığını savunuyor. Açıklamaya göre taslak, geçişten en çok etkilenecek grubu 35–55 yaş arası, tam zamanlı çalışan erkek kömür işçileri olarak tanımlıyor ve kömürü stratejik bir maden olarak niteliyor. İklim Ağı'na göre Bakanlık, taslağı COP31'de diğer ülkelere örnek olarak sunmayı planlıyor.

Kömür madenciliğinin istihdam boyutuna bakıldığında yükün bölgesel olarak yoğunlaştığı görülüyor. SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi'nin analizine göre Türkiye'de kömür madenciliğinde doğrudan yaklaşık 40 bin kişi çalışıyor ve bu rakam toplam istihdamın yaklaşık %0,2'sine denk geliyor. Zonguldak–Karabük–Bartın havzasında madencilik istihdamın %4'ünü aşıyor. Soma, Kınık, Kilimli, Amasra, Laçin ve Mihalıççık'ta ise madencilik en büyük istihdam sektörü olarak öne çıkıyor.

Elektrik üretiminde kömürün ağırlığı sürüyor. Ember verisine göre kömür, 2025'te elektrik üretiminin yaklaşık %34'ünü karşılayarak en büyük kaynak oldu. Türkiye'nin 2035 hedefini içeren ikinci ulusal katkı beyanında kömür için bir tarih, hedef ya da sınır yer almıyor. Yerli kömür santrallerine sağlanan alım garantisi ise 2029 sonuna kadar uzanıyor.

Avrupa'daki deneyimler, plansız veya sırası kurulmamış kapanışların dönüşümü hızlandırmak yerine geri itebildiğini gösteriyor. Dünya Kaynakları Enstitüsü'nün (WRI) incelemesine göre Polonya'nın Wałbrzych bölgesindeki madenler, 1990'ların ikinci yarısında birkaç yıl içinde kapatıldı. On dört bin maden işçisi işini kaybetti ve işsizlik %38–40'a çıktı. Alternatif bulamayan yaklaşık 3 bin eski madenci kaçak madenlerde tehlikeli koşullarda çalışmaya yöneldi. Kent, önceki plansız geçişin izlerini gidermek için 2021–2027 döneminde Avrupa Birliği (EU) Adil Geçiş Fonu'ndan destek istedi.

Almanya, kömürden çıkışı yasayla bir takvime bağlamış olmasına rağmen 2022 enerji krizinde geri adım attı. Federal Ekonomi Bakanlığı'nın kararlarıyla yedekteki kömür santralleri, gazdan tasarruf amacıyla yeniden devreye girdi. Clean Energy Wire'ın aktardığı Energy Brainpool analizine göre kriz döneminde kömürün yoğun kullanımı, Almanya'nın 2022'de yaklaşık 16 milyon ton fazladan CO₂ salmasına yol açtı.

Yeşil Haber'in editoryal değerlendirmesinde, plansız ya da sırası kurulmamış çıkışın dönüşümü geri itebileceği belirtiliyor. Yazıda güçlü bir adil geçiş stratejisinin tarih, fon ve yerel plan olmak üzere üç ayağın birlikte tasarlanması gerektiği vurgulanıyor. Buna göre çıkış takvimi, işçiler ve bölgeler için olduğu kadar yatırımcı ve bankalar için de temel sinyal işlevi görüyor. Kömüre sağlanan her 1 liralık destekten zorunlu bir payın yeniden istihdam, yeniden eğitim ve bölgesel kalkınmaya ayrılması öneriliyor. Stratejinin, Soma ya da Zonguldak havzasında hangi yeni işlerin kurulacağını ve yeniden eğitimin kimlere nasıl verileceğini ölçülebilir göstergelerle ortaya koyması isteniyor. Taslağın COP31'de örnek olarak sunulması hedefleniyorsa, nihai metnin tarih, fon ve yerel plan sorularına somut cevap vermesinin Türkiye'nin elini güçlendireceği ifade ediliyor.