Geçen yıl 4,5 milyon ziyaretçi ağırlayan Kapadokya'da Göreme Açık Hava Müzesi'nin girişinde peribacasından kopan kaya parçaları, ziyaretçilerin bulunduğu alana düştü. Olayda 3 kişi yaşamını yitirdi, 5 kişi yaralandı. Yaralılardan 4'ü taburcu edilirken kalça kırığı bulunan bir kişinin tedavisinin sürdüğü öğrenildi.
Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı faciayla ilgili adli soruşturma başlattı. Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, valilik ve ilgili bakanlıkların da idari soruşturma yürüteceğini açıkladı. Çökmenin nedenlerini araştırmak üzere bilirkişi heyeti görevlendirildi. Yetkililer çökmeyi aşırı yağışlarla ilişkilendirirken uzmanlar, bölgedeki kaya kütlelerinin uzun yıllara yayılan aşınma süreçlerinin ve koruma önlemlerinin incelenmesi gerektiğine dikkat çekti.

Sismolog Dr. Ramazan Demirtaş, bölgedeki tehlikeyi 13 yıl önce gündeme getirdiğini hatırlattı. BirGün'e yaptığı değerlendirmede çökmenin yalnızca yağışlarla açıklanamayacağını belirten Demirtaş, facianın önlenebilir olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:
"Yaşanan olay, sadece yağmurun sonucu değil. Burada kaya düşme olayları, kaya kayma olayları önceki sene yine vardı, can kaybı yoktu. Geçmişe baktığımız zaman özellikle son 20 yılda çok sayıda kaya düşmesi yaşandı, yalnızca can kaybı yoktu. Bu olaylar olmaya devam da edecek. Buradan çıkartılacak önemli bir ders var. Bu depremsiz koşullarda meydana gelen bir olay, bir de bunun deprem koşullarını düşünün. Çevre faylarında olabilecek bir deprem peribacalarında ciddi kaya düşmelerine neden olabilir. Burada insanların peribacalarının içine kadar gelmesi bir şekilde engellenmeli, koruma bantları konmalı. Çünkü nerede, ne zaman düşeceği, kopma noktasına ne zaman geldiğini bilmek zor. Ben burası hakkında 13 yıl önce uyarıda bulundum ancak bakın 13 yıl boyunca düşmedi. Ancak 13 yıl sonra 3 tane insanın hayatını kaybetmesine yol açtı. Önlenebilir miydi, evet önlenebilirdi."
Demirtaş, mevcut koruma önlemlerinin yetersiz olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yapılan analizlere bağlı olarak zaman içerisinde kaya düşme riskinin olup olmayacağını söyleyebiliyorsunuz. Eğer çok ciddi bir risk varsa kaya ıslahı projeleri geliştiriyorsunuz. Ama bizde böyle bir şey yok. Yoğun turizm döneminde gerçekleştiğini düşündüğünüzde burada çok sayıda insan hayatını kaybedebilirdi. Yüzbinlerce yıldır kırık çatlaklar bir kopmaya sebep olmasa da ağır iş makineleri ya da ATV'ler, bölgedeki titreşimler artık kopma noktasına geldiği zaman tetikleyebilir. Kaya ıslahı yapılmadıkça kaya düşme olayları olmaya devam edecek. Ayrıca özellikle de bölgede çok ciddi bir çevre drenajı yapmanız gerekiyor. Suyu içeriye sokmamanız gerekiyor. Kırık çatlakların içerisine suyun girmemesi gerekiyor. Kışın çatlakların içerisine su girdi, dondu, ardından ilkbaharda çözünmeye başladı. İçerideki su basıncı artırınca kırık çatlaklarla bir açılma, genişleme oluyor. Bu olduğunda da 2 blok hareket edince oradan büyük bir kopmaya sebep oluyor. Bu sadece bir yağıştan dolayı olan bir olay değil. Mutlaka önlem alınması gerekiyor. Çünkü risk önümüzdeki dönemde de devam edecek."
Kapadokya Çevre Platformu Sözcüsü Mükremin Tokmak, çökmenin yaşandığı alanın yeni otopark bölgesinin hemen altında bulunduğuna dikkat çekti. Yol yapımının, otopark kapasitesinin artırılmasının ve yoğun araç trafiğinin yarattığı titreşimlerin tehlikeyi büyüttüğünü ifade eden Tokmak, kaya kütlelerinde kopma ve göçmeler yaşanabileceği konusunda daha önce de uyarıda bulunduklarını belirtti. Tokmak, turist ve araç yoğunluğunun artmasına karşı bilimsel titreşim ölçümleri yapılmasını, ziyaretçilerin girebileceği alanların kesin sınırlarla belirlenmesini ve hassas kaya oluşumlarının çevresinde koruma mesafeleri oluşturulmasını talep etti.
İç Anadolu Çevre Platformu ile Türkiye Çevre Platformu, karar süreçlerinin bağımsız bilim kuruluna ve şeffaf denetime açık hale getirilmesini istedi.
