Afrika'da yüksek kaliteli tohumlar, besin değeri artırılmış, zararlılara dirençli ve kuraklığa dayanıklı ürünler yetiştirme olanağı sunuyor. Ne var ki mısır, sebze ve tahıl için kullanılan bu tohumlar, sahtelerinden görünüşte ayırt edilemiyor. Bu benzerlik, tohum kalitesinde geniş çaplı bir sahtecilik potansiyeli yaratırken çiftçilerin iklime dayanıklı tohumlara erişimini de riske atıyor.
Araştırmacılar 50 Afrika ülkesinin sahte tohumla mücadele çabalarını analiz etti. Hükümetler arasında sahte tohum satışına yönelik cezaların geniş bir aralıkta değiştiği tespit edildi. Çalışma, hükümetlerin politika taahütleri ile uygulama arasında, büyük ölçüde sınırlı kapasiteden kaynaklanan önemli bir boşluk bulunduğunu ortaya koydu.
Çalışmanın başyazarı, ABD'deki Cornell University'de küresel kalkınma profesörü olan Ed Mabaya, sahtecilerin tahılı boyayarak ya da yeniden paketleyerek markalı ve sertifikalı tohum gibi satabildiğini belirtti. Mabaya'ya göre fiyat farkı sahteciliğin temel itici gücü: "Sertifikalı tohum sıradan tahılla tamamen aynı görünüyor ama çok daha yüksek fiyata satılıyor; hibrit mısırda bazı durumlarda fiyat birkaç kat fazla. Bu fiyat farkı sahtecilik için güçlü bir teşvik yaratıyor."

Mabaya, Afrika'daki küçük çiftçilerin çoğu için ekimin sezonda yalnızca bir kez yapıldığını ve genellikle ilk yağmurlara göre zamanlandığını hatırlattı. Bu nedenle sahte tohumun fark edilmesi genellikle çok geç oluyor: "Sahte tohum satın alan bir çiftçi bunu genellikle ancak ekimden sonra, tohum çimlenmediğinde ya da ürün zayıf büyüdüğünde fark eder. O noktada yeniden ekim için çoğu zaman çok geçtir; dolayısıyla kayıp yalnızca biraz daha küçük bir hasat değil, potansiyel olarak sezonun tüm gıdası ve geliri olabilir."
Bu tablo, tek tek çiftçilerin yanı sıra yerel pazarlar için de daha geniş bir gıda güvensizliği riski doğuruyor. Sahte tohum deneyimi yaşayan bir çiftçi, geliştirilmiş tohum satın almayı tamamen bırakabiliyor. Bu durum, iklime uyum sağlamış ürün çeşitlerinin benimsenmesini yavaşlatıyor ve çiftçiler kuraklık toleransı, hastalık direnci ile A vitaminiyle güçlendirilmiş mısır ve demir açısından zengin fasulye gibi besin avantajlarından mahrum kalıyor.
Mabaya, sahte tohumlarla mücadelede çok yönlü bir yaklaşım gerektiğini vurguladı. Düzenleyicilerin rutin gözetim, denetim ve pazar numunesi alması; tohum şirketlerinin şüpheli ürünleri bildirmesi gerekiyor. Mabaya, hükümetlerin çiftçilere sertifikalı tohumu nasıl tanıyacaklarını, nereden satın alacaklarını ve sahte olabilecek tohumları nasıl bildireceklerini öğreten kamu bilinçlendirme programları geliştirmesini önerdi. Ayrıca sahteciliğin gerçek maliyetler doğurması için hükümetlerin güncel tutulan ve uygulanan net cezalar belirlemesi gerektiğini ifade etti.

ABD'deki University of California, Davis'te tarım ekonomisti olan ve Afrika'da tohum kalitesi konularında çalışan Travis Lybbert, yeni araştırmada yer almamakla birlikte tohum kalitesinin Afrika'nın büyük bölümünde önemli bir sorun olduğunu doğruladı. Lybbert, e-posta ile yaptığı açıklamada şu değerlendirmeyi yaptı: "Sahte tohumlar bu sorunun bir parçası; bazı ülkelerde sorunun büyük bir parçası, ancak hepsinde değil. Makale bu gerçeği oldukça iyi yansıtıyor gibi görünüyor."
