İtalyan ve Fransız araştırma kurumlarından bilim insanlarının yürüttüğü iki çalışma, Akdeniz'in en kritik ekosistemlerinden deniz çayırlarının geleceğini iklim değişikliği ekseninde değerlendiriyor. Ecological Informatics dergisinde yayımlanan modelleme makalesi, habitatların 2031-2050 döneminde %6 ila 12, yüzyıl sonuna kadar ise yaklaşık %20 daralacağını öngörüyor. Yaklaşık 2500 kilometrekarelik bu kayıp, Rodos Adası büyüklüğünde bir alanın ortadan kalkması demek.

Gerilemenin başlıca sürükleyicisi, sıklığı, süresi ve şiddeti giderek artan denizel sıcak hava dalgaları. Akdeniz'in baskın deniz çayırı türü Posidonia oceanica üzerinde yapılan uzun dönemli gözlemler, yıllık ortalama sıcaklığın yaklaşık 20°C'yi, yaz aylarındaki maksimum sıcaklığın ise 26,5°C'yi aştığı bölgelerde belirgin daralmalar yaşandığını gösteriyor. Sıcak hava dalgaları bu eşiklerin uzun süre aşılmasına yol açarak doku hasarını artırıyor, büyümeyi yavaşlatıyor ve çayır kayıplarını hızlandırıyor.

Deniz çayırları, atmosferden çektikleri karbondioksiti canlı dokularında ve deniz tabanındaki sedimentlerde yüzyıllarca tutabilen mavi karbon depoları olarak da kritik bir işlev üstleniyor. Habitat kaybı bu yutak kapasitesini de zayıflatıyor; araştırmaya göre karbon tutma kapasitesindeki azalma yüzyıl sonunda %3,5 ila 6 arasında olacak. Bilim insanları asıl tehlikeyi ise geçmiş yüzyıllar boyunca biriken karbonun yeniden atmosfere salınması olasılığında görüyor ve bu durumu bir "karbon bombası" olarak tanımlıyor. Isınma ve insan kaynaklı baskılar deniz çayırlarını zayıflattıkça, iklim değişikliğini hafifleten bu doğal sistemler tersine iklim değişikliğini hızlandıran bir kaynağa dönüşme riski taşıyor.

deniz çayırları

Çayırların kaybı su kalitesini koruyan doğal süreçleri de bozuyor. Tarımsal ve kentsel faaliyetler sonucu denizlere akan fazla azotu uzaklaştırma kapasitesinin yüzyıl ortasına kadar %6 ila 12, yüzyıl sonuna kadar ise yaklaşık %20 azalabileceği tahmin ediliyor. Kıyı suları bu durumda besin tuzu kirliliğine, zararlı alg patlamalarına ve su berraklığının azalmasına karşı daha hassas hale gelebilir.

Deniz çayırı habitatlarının sağladığı ekosistem hizmetlerinin ekonomik değeri ise bir başka çalışmayla ilk kez ayrıntılı biçimde hesaplandı. Buna göre çayırlar, balıkçılık ve doğa temelli kıyı rekreasyonuna yılda yaklaşık 116 milyon euro dolaylı katkı sağlıyor; bu değer, balık stoklarını besin ağı üzerinden destekleme, ticari türlerin üretimine katkıda bulunma ve kıyı turizmi ile rekreasyon faaliyetlerini mümkün kılma gibi işlevlerden kaynaklanıyor. Çayırların tamamen ortadan kalkması senaryosunda ise bu habitatların desteklediği balıkçılık ve doğa turizmi faaliyetleriyle bağlantılı yaklaşık 912 milyon euroluk yıllık ekonomik akış risk altına giriyor. Araştırmacılar hesaplamanın yalnızca belirli balık türlerini ve sınırlı sayıda ekosistem hizmetini kapsadığını, gerçek değerin çok daha yüksek olabileceğini vurguluyor.

Bilim insanları, deniz çayırları üzerindeki baskının yalnızca sıcaklık artışlarından kaynaklanmadığına dikkat çekiyor. Yoğun gemi trafiği gibi insan kaynaklı etkenler aynı anda etkili olduğunda habitat kaybı çok daha büyük boyutlara ulaşıyor. Yerel düzeyde atılacak adımlar küresel iklim değişikliğini tek başına durdurmaya yetmese de, kıyı planlamaları ve tekne çapalarının sınırlandırılması gibi uygulamalar deniz çayırlarının iklim değişikliğine karşı direncini artırabilir.