Almanya'nın elektrik üretiminde rüzgar ve güneş, 2025'te fosil yakıtları ilk kez geride bıraktı. Carbon Brief'in Energy Institute verilerinden hareketle hazırladığı analize göre bu iki kaynak toplam 225 teravatsaat (TWh) elektrik üretti ve toplam üretimin yüzde 44'ünü karşıladı. Fosil yakıtların payı ise 217 TWh ile yüzde 43'te kaldı. Almanya'daki bu eşik, Avrupa Birliği (EU) genelinde de aynı yıl rüzgar ve güneşin fosil yakıtlı üretimi ilk kez aşmasıyla paralel bir gelişme.
Dönüşümün arka planında Almanya'nın "Energiewende" stratejisi yatıyor. Son yirmi yılda hem kömürden hem de nükleer enerjiden çıkışı hedefleyen bu yaklaşım, kara rüzgarı ile güneş enerjisinde hızlı bir büyüme sağladı. Yenilenebilir enerjiler, aşırı sağcı Alternative for Germany (AfD) partisinin artan muhalefetine ve mevcut koalisyon hükümetinin yeni gaz santralleri geliştirme çabalarına rağmen büyümeye devam etti.
Almanya'nın iklim hedefleri, yenilenebilir enerjinin payını daha da artırmayı gerektiriyor. Ülke, 2045'e kadar ekonomi genelinde net sıfır emisyona ulaşmayı ve 2030'a kadar elektrik tüketiminde yenilenebilirlerin payını yüzde 80'e çıkarmayı planlıyor. 2035'te ise elektrik sisteminin "büyük ölçüde iklim nötr" hale gelmesi hedefleniyor. Kömürden çıkış için resmi tarih en geç 2038 olarak belirlenmiş durumda; ancak uzmanlar, Almanya'nın kömürü elektrik arzından yıllar önce çıkarabileceğini öngörüyor. Hükümet, kömürden çıkış takvimine ilişkin bir değerlendirmeyi ağustos ayında yayımlayacak.
Nükleer enerjiden çıkış, Almanya'nın iklim hedeflerine ulaşmak için Fransa ve Birleşik Krallık gibi komşularına kıyasla yenilenebilir enerjiye daha fazla dayanmasına yol açtı. Nükleer enerjiye yönelik yaygın kamuoyu muhalefeti sürerken, merkez sağcı Şansölye Friedrich Merz nükleerden çıkışı "stratejik bir hata" olarak nitelendirdi. Buna karşın hükümet, konvansiyonel nükleer enerjiye dönüşü gündemden çıkardı.
Gaz santrallerinin genişletilmesi, hükümet tarafından kömür ve nükleerden çıkış sürecinde yenilenebilir ağırlıklı şebekenin desteklenmesi için gerekli bir bileşen olarak sunuluyor. Merz liderliğindeki hükümet, yeni gaz santrallerine devlet desteği sağlayan bir yasayı yakın zamanda kabul etti. Plan, bu santrallerin 2045'e kadar "yeşil hidrojen" ile çalışacak şekilde dönüştürülmesini öngörüyor.
Yenilenebilir enerji sektörü ise hükümetin planladığı şebeke reformlarını eleştiriyor. Önerilere göre, şebeke kapasitesinin sınırlı olduğu bölgelerde yenilenebilir enerji geliştiricilerine otomatik şebeke bağlantısı yalnızca gelecekteki üretim kısıntıları için tazminat hakkından feragat etmeleri halinde verilecek. Sektör, bu düzenlemenin enerji dönüşümünü yavaşlatma riski taşıdığını belirtiyor.
Almanya, 2030 yılına kadar 115 gigavat (GW) kara rüzgarı kapasitesi kurmayı hedefliyor ve 2025'te 20,8 GW'lık yeni kapasite onayı vererek rekor kırdı. Güneş enerjisi üretimi ise 2026'nın sıcak yaz aylarında benzeri görülmemiş seviyelere ulaştı. Yenilenebilir enerji hedefleri hidroelektrik ve biyoenerjiyi de kapsıyor; biyoenerji 2025'te Almanya'nın elektrik üretiminin yaklaşık onda birini oluşturdu.



