Andy Burnham'ın Downing Street'teki ilk günlerinde Kuzey Denizi enerji politikası en sıcak başlıklardan biri olacak. Ancak yeni başbakanın, tartışmalı Rosebank ve Jackdaw sahalarına hemen onay vermesi beklenmiyor.
Bu sahaların işletmecilerine önceki Conservative hükümeti tarafından izin verilmişti. Fakat Greenpeace ve Uplift'in başarılı hukuki itirazı, kararların yeniden ele alınmasını zorunlu kıldı. Çevre örgütleri, bakanların sahalardan çıkacak fosil yakıtların yakılmasının tam iklim etkisini dikkate almadığını savundu.
Her iki sahada üretim tesisleri mevcut olsa da, Offshore Petroleum Regulator for Environment and Decommissioning (Opred) tarafından yürütülen kapsamlı süreç henüz tamamlanmadı. Başvurular, Ağustos ayında sona erecek istişarelere tabi. Bu aşamada aceleci bir onay, hükümeti yeniden mahkemeye taşıyabilir.
Yeni lisans yasağı ve 'tie-back' istisnası
Burnham'ın enerji gündemindeki bir diğer kritik konu ise petrol ve gaz arama lisansları. Labour'ın 2024 seçim manifestosu yeni lisansları yasaklama sözü vermiş, bu taahhüt Enerji Bakanı Ed Miliband tarafından kısa sürede uygulanmıştı.
Hükümet, manifestodaki bu çizgiyi esneten önemli bir taviz de verdi: lisanslı alanlara yakın ve mevcut altyapıya bağlı bölgelerde "tie-back" adı verilen üretime izin çıktı. Bu adım, söz konusu taahhüdü tam anlamıyla ihlal etmese de sınırda duruyor. Daha ileri bir gevşeme ise manifestonun açıkça çiğnenmesi anlamına gelecektir.

Öte yandan, sektörün tamamen bilinmeyen deniz tabanı bölgeleri için tam lisans talebi de güçlü değil. Bu tür aramalar büyük sermaye yatırımı gerektiriyor ve yüksek risk taşıyor. Son yıllarda BP, Shell ve TotalEnergies gibi devler varlıklarını daha küçük işletmecilere devrederken, bu yeni oyuncuların önceliği keşif değil, bilinen sahalardaki rezervleri çıkarmak.
Energy Profits Levy (EPL) tartışması
Burnham'ın masasındaki bir diğer seçenek ise Energy Profits Levy'nin (EPL) kaldırılması. Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin başlangıcında fiyatların sıçramasıyla yürürlüğe giren bu beklenmedik kazanç vergisi, yüzde 78 gibi yüksek bir oranla petrol ve gaz fiyatlarından bağımsız olarak tahsil ediliyor.
Sektör temsilcileri, EPL'nin Kuzey Denizi'ni yatırımcılar için dünyanın en az cazip bölgelerinden biri haline getirdiğini ve bu dönemde yatırımların belirgin biçimde kuruduğunu ifade ediyor. Verginin 2030 yılında, yalnızca fiyatlar yüksek olduğunda devreye giren ve düştüğünde geri çekilen yeni bir beklenmedik kazanç vergisiyle değiştirilmesi planlanıyor.
İlginç bir şekilde, siyasetçiler Jackdaw, Rosebank ve yeni lisanslar üzerinde hararetle tartışırken, sektörün yeni başbakandan asıl beklentisi EPL'ye odaklanması. Bu başlık aynı zamanda çevrecilerden en az muhalefet gören seçenek olarak öne çıkıyor. EPL'nin gözden geçirilmesi, Andy Burnham'ın yeniden sanayileşme hedefiyle de uyumlu; istihdamı koruyan ve getiren yatırımları teşvik edebilir. Ancak siyasi açıdan en az çekici hamle olarak görülüyor.
Burnham'ın buradaki tercihi, yeni başbakanın manşet peşinde mi koşacağını yoksa ekonomiyi canlandırmak için somut adımlar mı atacağını tanımlayabilir.



