Küresel sıcaklıklar sanayi öncesi döneme göre 1,5°C arttığında yaşlıların karşılaşacağı ısı toleransı aşımı, gençlerin 4°C'lik ısınma senaryosunda yaşayacağı aşımdan daha sık ve mekansal olarak daha geniş olacak. The Lancet'te yayımlanan "Isınan ve yaşlanan dünyada insan ısı toleransının aşılması: Küresel bir projeksiyon modelleme çalışması" başlıklı araştırmada, 18-39, 40-59 ve 60 yaş ve üzeri grupların ısı toleransı sınırlarının küresel sıcaklıkların 1 ila 4°C artması durumunda hangi yaş gruplarında ve ne ölçüde aşılabileceği modellendi.

Çalışmaya göre 1,5°C'lik ısınmada dünya genelindeki 1,33 milyar yaşlının 290 milyonu yılda en az 180 saat telafi edilemeyen ısı stresine maruz kaldı. Aynı eşik, 4°C'lik ısınmada 2,8 milyar gencin 490 milyonu tarafından aşıldı. Yaşlılar tüm senaryolarda en büyük payı oluşturdu: 1,5°C'lik ısınmada telafi edilemeyen ısı stresine maruz kalan toplam 370 milyon kişinin 290 milyonu 60 yaş ve üzerindeydi. 3°C'lik ısınmada 2,9 milyar yaşlının 1,3 milyarı yılda 180 saatten fazla ısı stresi yaşarken, 4°C'lik ısınmada bu sayı 1,85 milyara yükseldi ve yaşlı nüfusun maruz kalan kısmı %56,6'ya ulaştı.

Küresel sıcaklığın 1°C arttığı senaryoda yaklaşık 110 milyon kişi yılda 180 saatten fazla telafi edilemeyen ısı stresi yaşadı. Her 1°C'lik artış, etkilenen kişi sayısında yaklaşık 1 milyarlık bir yükseliş getirdi; 3°C'lik ısınmada 2 milyar, 4°C'lik ısınmada 3 milyar kişi eşiği aştı.

Güney Asya ve Basra Körfezi'ndeki yaşlılar, küresel sıcaklıkların 3°C veya daha fazla artması halinde yaklaşık üç ay boyunca gece ve gündüz süren ısı maruziyetiyle karşı karşıya kalabilir. 4°C'lik ısınmada Hindistan-Ganj Ovası, Doğu Çin, Batı Afrika ve Güneydoğu Asya gibi yoğun nüfuslu bölgelerde yıllık birikimli telafi edilemeyen ısı stresi 1620 saati aştı. 2 ve 3°C'lik senaryolarda bu etki tropikal ve subtropikal bölgelerin büyük bölümünü kapsadı.

Güneybatı Avrupa'da sıcaklık ve yaşlanma örtüşmesi

Coğrafi Bilgi Sistemleri Analisti Gernot Nikolaus'un "Gelecek iklim senaryoları altında Güneybatı Avrupa'daki yaşlı nüfusun maruz kalacağı öngörülen ısı miktarı" başlıklı çalışması, Portekiz, İspanya ve Fransa'daki yaşlı nüfusun yaz sıcağına maruz kalma olasılıklarını 1995-2014 temel dönemi ile 2041-2060 yüzyıl ortası dönemini karşılaştırarak analiz etti. Seragazı emisyonlarının kontrol altına alınmaması durumunda Portekiz ve İspanya'da halihazırda yüksek seyreden sıcaklıkların daha da artacağı tahmin ediliyor.

İspanya'nın Cordoba, Sevilla, Ciudad Real ve Badajoz kentlerinde ortalama yaz sıcaklıklarının 36-37°C'ye ulaşması ve en kötü senaryoda sıcaklık artışlarının 5°C'ye çıkması bekleniyor. Portekiz'in Alentejo bölgesinde sıcaklıkların ortalama 33-34°C, Fransa'da ise mutlak sıcaklıklar daha düşük olsa da ortalama 28-31°C seviyesinde olması öngörülüyor. Çalışma, 2025 ve 2050 yıllarında yaşlı nüfustaki artışı da hesaba katarak 2050'ye kadar yaşlı bireylerin toplam nüfusun büyük bölümünü oluşturacağına dikkat çekiyor.

Sıcaklık artışı ile 2050'deki yaşlı nüfus oranının en kötü senaryoda birlikte ele alındığında, İspanya'nın Zamora, Caceres ve Ciudad Real gibi iç bölgeleri hem yüksek sıcaklık hem de yüksek yaşlı nüfus nedeniyle en yüksek birleşik maruz kalma oranıyla öne çıkıyor. Nikolaus, çalışmadaki en dikkat çekici bulgunun yükselen sıcaklıklar ile yaşlanan nüfus arasındaki mekansal örtüşme olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

İspanya'nın iç kesimleri, güçlü ısınmanın yaşlı nüfusun artışıyla aynı zamana denk gelmesi nedeniyle en yüksek birleşik maruziyeti göstermektedir. Bu, iklim riskinin sadece sıcaklık artışıyla ilgili olmadığı, aynı zamanda buna kimin maruz kaldığıyla da ilgili olduğu anlamına gelir.

Nikolaus, artan ısı maruziyeti ve nüfusun yaşlanmasıyla aşırı sıcak hava dalgaları sırasında sağlık hizmetlerine olan talebin artabileceğine işaret ederek, hükümetlerin sıcaklıkla mücadele planlarını güçlendirmesi, erken uyarı sistemlerini iyileştirmesi, kentsel yeşil altyapıyı genişletmesi, hedefli sosyal hizmetler aracılığıyla savunmasız grupları koruması ve pasif soğutma için bina tasarımını geliştirmesi gerektiğini belirtti. "Bence en acil adım, sıcağı sadece bir hava olayı olarak değil, büyük bir halk sağlığı sorunu olarak ele almaktır" diyen Nikolaus, uyum politikalarının mekansal olarak hedeflenmesi gerektiğini ve iklim değişikliğinin yalnızca ulusal düzeyde tartışılmasının yeterli olmadığını ekledi.