Avustralya ve Pasifik ülkeleri iklim bakanları, iklim ve enerji önceliklerini görüşmek üzere Sidney'de bir araya geldi. Toplantının hemen ardından Avustralya, iklim değişikliğine ilişkin dezenformasyonla mücadele eden BM destekli uluslararası girişime katıldı. Bu adım, Ekim'de Fiji'de düzenlenecek COP hazırlık toplantısı (pre-COP) ve Kasım'da Türkiye'de yapılacak COP31 öncesinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. COP31 müzakerelerini Türkiye ile birlikte yürütecek Avustralya, resmi başkanlık unvanını elinde tutmasa da imzasıyla müzakere pozisyonunu güçlendirmiş oldu.
Küresel İklim Değişikliği Bilgi Bütünlüğü Girişimi (Global Initiative on Information Integrity on Climate Change, GIIICC), iklim değişikliğiyle ilgili dezenformasyonun araştırılmasına, ortaya çıkarılmasına ve ortadan kaldırılmasına yardımcı olmayı; araştırma sonuçlarının kamuoyuna duyurulmasını sağlamayı amaçlıyor. Girişimi UNESCO, Brezilya ve Birleşmiş Milletler ortaklaşa kurdu. COP30 kapsamında Belém'de ilk duyurulduğunda bildirgeyi 18 ülke imzaladı. Avustralya'nın imzasıyla birlikte katılımcı sayısı, Avrupa Birliği'nin (EU) yanı sıra 27 ülkeye ulaştı.
COP30'da bilgi bütünlüğünün korunması için atılan adımlar, doğru bilgiye duyulan ihtiyacın ortaya konması ve iklim biliminin korunması bağlamında güçlü bir siyasi mesaj taşıdı. Sorumsuz içeriklerin önlenmesi amacıyla, "Big Tech" olarak bilinen büyük teknoloji şirketleri ve reklam endüstrisi başta olmak üzere özel sektör çıkarlarının görünür kılınması hedeflendi.
İstanbul Politikalar Merkezi İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Dr. Ümit Şahin, Avustralya'nın COP başkanı olmamasına rağmen müzakereler başkanlığını güçlendirecek imzalar attığını söyledi. Türkiye'nin ise bugüne kadar yalnızca elektrifikasyon, iklim uygulama köprüsü ve sıfır atık gibi kendi öncülük ettiği girişimlerle sesini duyurduğunu belirten Şahin, COP başkanı sıfatının daha geniş bir sorumluluk alanı gerektirdiğini vurguladı:
"Türkiye'nin de COP başkanı olarak uluslararası iklim politikalarının önünü açan girişimlerin parçası olması çok önemli. Bilgi Dürüstlüğü bunların en önemlilerinden biri ve geçen sene İklim Kanunu öncesindeki dezenformasyon kampanyaları vesilesiyle gördüğümüz gibi, Türkiye için de hassas ve hükümetin duruşunu ilan etmesi ve üzerinde ciddi çalışması gereken bir konu."
Bonn'da iklim bilimi üzerine ciddi saldırılar olduğunu da hatırlatan Şahin, Türkiye'nin başkan olarak bilimi savunmasının ve bu ittifaka katılmasının kritik olduğunu belirtti. Şahin, Türkiye'nin geriye ciddi ve olumlu bir miras bırakması için bununla yetinmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi:
"Türkiye'nin iklim politikalarını ilerletecek ve geriye ciddi ve olumlu miras bırakacak bir COP başkanı olmak için başta Belem'de Brezilya'nın hazırladığı fosil yakıtlardan çıkış (TAFF) yol haritası olmak üzere, Küresel Metan İttifakı ve Kömürü Geride Bırakma İttifakı da dahil bugüne kadar uzak durduğu diğer kritik girişimleri de imzalaması ve bir parçası olması şart."
Kaynak: İklim Haber



