Australian National University'den seçkin profesör David Lindenmayer, Mongabay'de yayımladığı yorum yazısında, büyük yaşlı ağaçların küçük ve genç ağaçlara kıyasla orantısız düzeyde karbon depoladığını ve Avustralya'da yüzlerce hayvan türü için yuva ile barınak oyukları sağladığını savunuyor. Lindenmayer, tek bir büyük yaşlı ağacın büyümesinin iki ila üç yüzyıl aldığını belirtiyor. Kendisi 43 yılı aşkın süredir büyük yaşlı ağaç popülasyonları üzerinde çalışıyor ve bulgularını hakemli uluslararası literatürde yayımlıyor; ayrıca bu konuda küresel ölçekli derlemeler yazıp uluslararası bir kitabın editörlüğünü üstlendi.
Lindenmayer'ın uzun vadeli araştırması, kesilmiş ve yenilenmiş ormanlarda hiç kesilmemiş alanlara kıyasla çok daha az büyük yaşlı ağaç bulunduğunu gösteriyor. Bu kaybın üç temel yolu olduğunu aktarıyor. Öncelikle kesim sırasında çoğu ağaç doğrudan kaldırılıyor. Bırakılan ağaçlar ise önceki ağaç örtüsünün rüzgârı yavaşlatan etkisini yitirdiği için artan rüzgâr hızlarına maruz kalıyor. Üçüncü etken, kesim sonrası orman zemininde kalan artıkların ormanı yenilemek amacıyla bilinçli olarak yakılması; Lindenmayer, bu yüksek şiddetteki yangınların bırakılan ağaçları sıkça ciddi biçimde hasara uğrattığını veya yok ettiğini, yangından kurtulanların bile birkaç yıl içinde çökebildiğini söylüyor. Bu bulguların on yıllar süren saha çalışmasında yüzlerce alanda binlerce ağacın ölçülmesiyle elde edildiğini belirtiyor.
Araştırmanın ortaya koyduğuna göre, ağaç kaybı yalnızca tekil kesim alanlarıyla sınırlı kalmıyor; manzara ölçeğinde de büyük yaşlı ağaçların çöküş hızı kesilmiş bölgeler genelinde yükseliyor ve ormanda kesilen alan arttıkça ağaç kaybı hızlanıyor. Lindenmayer, daha fazla kesimin daha yüksek rüzgâr hızları ve dolayısıyla daha fazla ağaç devrilmesi anlamına geldiğini öngörüyor. Central Victoria'yı bunun belirgin biçimde görüldüğü yerlerden biri olarak gösteriyor: herhangi bir orman manzarasında düzinelerce kesim alanı bulunabiliyor ve manzaradaki rastgele bir noktanın bir bozulma sınırına — kesilmiş alan veya yanmış bölüm gibi — uzaklığı ortalama 200 metreden az.
Lindenmayer'ın tarihî araştırması, 1920'lerden 1980'lerin sonuna kadar Forest Commission of Victoria'nın selefi gibi orman yönetim kurumlarının eski ormanı kaldırıp genç yeniden büyüme ormanıyla değiştirmeyi kasıtlı bir politika olarak izlediğini gösteriyor. Lisans öğrencisiyken okuduğu bir ormancılık ders kitabının eski ormandaki büyük yaşlı ağaçları "işe yaramaz gaziler" olarak nitelediğini hatırlayan Lindenmayer, bu politikalar sonucunda milyonlarca ağaç kaldırıldığını ve bunların büyük çoğunluğunun hamur ve kâğıt üretiminde kullanıldığını aktarıyor. Onun değerlendirmesine göre eski ormanlar, tarihsel kesimin yoğun olduğu Avustralya anakarasının birçok yerinde artık nadir görülüyor.
Lindenmayer, ekolojik maliyetin Avustralya faunasının bu ağaçlara olan bağımlılığıyla daha da ağırlaştığını savunuyor. Onun araştırmasına göre büyük yaşlı ağaçlar 300'den fazla Avustralyalı omurgalı türü için kritik yuva ve barınak alanları oluşturuyor; bazı hayvanlar yaşamlarının %75'inden fazlasını büyük ağaçlardaki oyuklarda geçiriyor. Lindenmayer, Avustralya'nın faunasının bu ağaçlara bağımlı olan oranı açısından dünyada orantısız biçimde öne çıktığını belirtiyor. Uzun vadeli çalışmalarının, bazı kereste üretim ormanlarında possum ve glider gibi oyuk ağacına bağımlı fauna türlerindeki düşüşlerin büyük yaşlı ağaçlardaki azalışla doğrudan ve anlamlı biçimde bağlantılı olduğunu gösterdiğini aktarıyor.
Lindenmayer, büyük yaşlı bir ağacın üretilemeyeceğine dikkat çekiyor. Ona göre bir greater glider veya Leadbeater's possum için uygun bir oyuğun oluşması bir yüzyıldan uzun sürüyor. Bu ağaçlar bir manzaradan kaybolduğunda, onlara bağımlı hayvanlarla birlikte anlamlı bir süre içinde geri gelmediğini vurguluyor.



