University of California Santa Cruz kampüsünden Çevre Çalışmaları Bölümü başkanı J. Elliott Campbell ve aynı üniversitenin Santa Barbara kampüsünden Roland Geyer, çalışan bir benzinli aracı elektrikli araçla değiştirmenin yaşam döngüsü karbon emisyonlarını neredeyse her senaryoda azalttığını hesapladı. Science dergisinde 2026'da yayımlanan çalışma, söz konusu aracın sıfır kilometre olması durumunda bile aynı sonucun geçerli olduğunu gösteriyor.
Elektrikli araç üretimi, benzinli araç üretiminden daha fazla emisyon yaratıyor. Ancak elektrikli aracın kullanım sırasındaki emisyonları çok daha düşük ve elektrik şebekeleri karbonsuzlaştıkça bu fark giderek açılıyor. Tüketicilerin mevcut benzinli aracını ne zaman elektrikliyle değiştirmesi gerektiği sorusu, üretim ile kullanım arasındaki bu denge noktasının belirsizliği nedeniyle yanıtsız kalıyordu.
Araştırmacılar, tipik binek araç ömrü olan 16 yıl boyunca benzinli aracı elde tutmayı, farklı zamanlarda elektrikli araçla değiştirmeye kıyasladı. Hesaplamalara araç tipi, değiştirme zamanlaması, elektrik kaynağı, sürüş alışkanlıkları ve batarya boyutu gibi değişkenler dahil edildi.
Benzinli aracın ilk yılında hurdaya ayrılıp elektrikli araçla değiştirilmesi, 16 yıllık dönemde ortalama %58 emisyon azalması sağlıyor. Elektrikli aracın üretiminden kaynaklanan fazla emisyonlar ise yaklaşık üç yıllık kullanım sonunda telafi ediliyor.
Campbell, sonuçların netliğini "Yeni bir benzinli aracı hurdaya ayırsanız bile elektrikli araç kazanıyor" sözleriyle vurguladı ve "Hibrit bir aracı hurdaya ayırmanın bile büyük iklim faydası sağlaması beni şaşırttı" dedi.
Araştırmacıların denediği senaryoların %92'sinde, benzinli veya hibrit bir aracı ömrü dolmadan tam bataryalı elektrikli araçla değiştirmek toplam karbon emisyonlarını azalttı. İstisnalar üç durumla sınırlı kaldı: en verimsiz elektrikli araçların en kirli elektrik şebekelerinden şarj edilmesi, plug-in hibritler ve yılda çok az kilometre yapılan benzinli araçlar.
Yerel elektrik şebekesinin enerji karışımı, başa baş noktasını bir miktar kaydırabiliyor. Yine de ABD'nin büyük bölümünde en verimli benzinli modelleri bile erken değiştirmek iklim açısından anlamlı. En kirli şebekelere sahip bölgelerde dahi ABD'de en yaygın satılan benzinli modeller için erken geçişin net fayda sağladığı görüldü.
Önümüzdeki yıllarda elektrik şebekelerinin karbonsuzlaşması ve batarya geri dönüşüm teknolojisinin gelişmesi, elektrikli araç üretim emisyonlarını daha da azaltacak ve geçişin iklim avantajını büyütecek.
Campbell şimdi de elektrikli araçlarla benzinli araçların malzeme kütlesini karşılaştıran bir analiz üzerinde çalışıyor. "Bir elektrikli aracın 0,5 tonluk bataryası var, oysa benzinli bir araç ömrü boyunca 20 ton petrol kullanabiliyor" diyen Campbell, bataryaların geri dönüştürülebildiğini ama petrolün bir kez yakıldığında esasen sonsuza dek yok olduğunu hatırlatıyor. "Elektrikli araçların bu malzeme avantajını daha fazla araştırmak gerektiğini düşünüyorum."



