Birleşmiş Milletler'in 2026 Su Kalkınma Raporu, küresel su krizinin boyutunu çarpıcı rakamlarla göz önüne seriyor. Dünya genelinde 2,1 milyar kişi güvenli şekilde yönetilen içme suyuna erişemiyor. Güvenli sanitasyon hizmetlerinden yoksun olanların sayısı 3,4 milyara, ev içi temel hijyen hizmetlerine ulaşamayanların sayısı ise 1,7 milyara ulaşıyor. Kadınlar ve kız çocukları her gün yaklaşık 250 milyon saatini su toplamaya harcıyor. 2025 yılı itibarıyla sağlık kuruluşlarının yalnızca %85'inde temel su hizmeti bulunuyordu.

18 Eylül Dünya Su İzleme Günü, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın (SKA) hedeflerinden ne kadar uzakta olunduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Etkinlik, su izleme ve ölçme faaliyetlerinin yalnızca teknik bir çalışma olarak değil, temel su politikası olarak benimsenmesi gerektiği çağrısını öne çıkarıyor.

Dünya Su İzleme Günü'nün kökeni 2002 yılına uzanıyor. America's Clean Water Foundation (ACWF) tarafından başlatılan girişim, bir yıl sonra Uluslararası Su Birliği ve ABD Çevre Koruma Ajansı'nın katkılarıyla uluslararası bir boyuta taşındı. Yıllar içinde küresel bir farkındalık ve eğitim etkinliğine dönüşen gün; insanların yaşadıkları yerlerde su kaynaklarını izlemelerini teşvik etmeyi, su kalitesine ilişkin farkındalık yaratmayı ve su kaynaklarının korunmasına toplumsal katılımı güçlendirmeyi amaçlıyor.

BM, ülkelerin su ve sanitasyon verilerini üretmesine ve bu verileri politika, planlama ve yatırımlarda kullanmasına destek olmak amacıyla SKA-6 için Entegre İzleme Girişimi raporunu da yayımlıyor. Raporda, herkes için temiz su ve sanitasyon erişilebilirliğini ve sürdürülebilir su yönetimini sağlamayı amaçlayan SKA-6 hedeflerine ilişkin ilerlemenin yetersiz olduğu ve hızlandırılması gerektiği vurgulanıyor. 2026 versiyonunda, mevcut küresel ilerlemenin hedeflerin tamamına ulaşmak için yeterli olmadığı ve ilerlemeyi hızlandırmanın zorunlu olduğu özellikle altı çiziliyor.

Rapor, su ölçümü ve izlemenin su politikalarının temel araçlarından biri haline getirilmesi gerektiğini öne sürüyor. Su ve sanitasyon verilerinin hesap verebilirliği güçlendirmek, yatırımları artırmak ve daha etkili kararlar alınmasını sağlamak için gerekli olduğu belirtiliyor. Raporda yalnızca suyun kalitesinin ölçülmesinin değil, su krizinin de görünür ve ölçülebilir hale getirilmesinin önemi dile getiriliyor.