Climate Action Tracker (CAT), COP31'e ev sahipliği yapacak Türkiye'nin enerji sektörüne ilişkin kapsamlı analizini yayımladı. Rapor, Türkiye'nin yenilenebilir enerji kapasitesini büyütme başarısına ve bu alandaki büyük potansiyele karşın fosil yakıtlara ağırlık vermeyi sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Türkiye'nin fosil yakıtlardan çıkış planı bulunmazken, fosil yakıt arama ve üretimine yapılan yatırımlar da devam ediyor.
Enerji sektörü, Türkiye'nin en yüksek emisyon kaynağı. Elektrik talebi artarken rüzgar ve güneş enerjisinden üretim de yükseliyor; ancak bu artış, genişlemeye devam eden fosil yakıtların yerini alacak düzeye ulaşmış değil. Hükümet, yoğun kömür kullanımının yanı sıra bölgede bir fosil gaz merkezi olmayı da hedefliyor.
Türkiye, 2024 yılında kömürden elektrik üretiminde Almanya'yı geride bırakarak Avrupa'nın en büyük üreticisi oldu. Son iki yılda yeni kömür kapasitesi eklenmemiş olsa da hükümet, kamu ve özel sektör arasında uzun vadeli kömür alım anlaşmaları imzalayarak sübvansiyonları sürdürüyor. Mevcut kömür sahalarını genişleten ve yeni sahalar açan hükümet, kömür üretimini artırmayı amaçlayan politikaları da destekliyor.
Gelecek hafta New York'ta bir araya gelecek iklim politikası yapıcıları ve uzmanlar, Türkiye'nin COP31 için kilit gündem maddesi olarak sunduğu "35'e 35" hedefine odaklanacak. Bu hedef, 2035 yılına kadar elektrifikasyon oranını yüzde 35'e çıkarmayı öngörüyor. Türkiye'nin 2013-2023 dönemindeki elektrifikasyon oranı yaklaşık yüzde 21'de istikrarlı bir seyir izledi; resmi öngörüler ise 2035'e kadar bu oranın yalnızca yüzde 25'e yükseleceğini gösteriyor. CAT analizi, yüzde 35 hedefine ulaşmak için elektrifikasyonu hızlandıracak önemli politika değişiklikleri gerektiğini vurguluyor.
CAT ortak kuruluşu Climate Analytics'in CEO'su Bill Hare, Türkiye'nin iklim planlarının daha ucuz alternatifler ortaya çıkana kadar fosil yakıtların enerji sepetinde merkezi bir yer alacağını öngördüğünü belirtti. Hare, "Güneş enerjisinin ülkenin en düşük maliyetli elektrik kaynağı olduğu ve yerli kömürün maliyetini büyük ölçüde azalttığı göz önüne alındığında, fosil yakıtlardan uzaklaşma yönünde adım atması gerekir" dedi.
CAT ortak kuruluşu NewClimate Institute'tan Dr. Niklas Höhne ise Türkiye'nin yenilenebilir enerji için doğru politikaları hayata geçirdiğini ifade etti. Höhne, "Hükümet, COP31 öncesinde yenilenebilir enerji kapasitesini artırmadaki son başarılarının üzerine koyarak ve COP'tan önce kömür ile gazı kademeli olarak sonlandırma hedef ve planlarını açıklayarak COP31 başkanı olarak liderlik sergileyebilir" diye konuştu.
CAT analizi, Türkiye'nin alabileceği eylemleri de sıralıyor: adil bir geçişi kapsayacak şekilde kömürden kademeli çıkış taahhüdünde bulunmak, petrol ve gazı merkeze alma planlarından vazgeçmek ve yenilenebilir enerjiyi artırmak.
CAT, Türkiye'nin genel iklim performansını "kritik düzeyde yetersiz" olarak değerlendirmeye devam ediyor. Mevcut politikalar altında Türkiye, 2030 ve 2035 iklim hedeflerine kolaylıkla ulaşabilecek; ancak emisyonların 2035 yılına kadar artmaya devam etmesi öngörülüyor. Türkiye'nin emisyon projeksiyonları, bir yıl önceki değerlendirmeye kıyasla yukarı yönlü revize edildi. Güçlendirilmiş yenilenebilir enerji hedefine rağmen ekonomi genelindeki emisyonlarda hızlı bir düşüş sağlanmadıkça Türkiye, emisyonların derhal düşmeye başlamasını öngören 1,5 derece uyumlu yörüngeden uzak kalmaya devam ediyor.
