CCC: Havacılık 2050'de UK emisyonlarının %80'ini oluşturabilir
Climate Change Committee, havacılığın 2050'ye kadar Birleşik Krallık'ın karbondioksit emisyonlarının yüzde 80'inden sorumlu olma yolunda ilerlediğini açıkladı. Komite, Heathrow genişlemesinin sorunu daha da kötüleştireceğini ve sektörün kendi karbon giderim maliyetlerini üstlenmesi gerektiğini vurguluyor.
16 Eylül 2026 04:00·3 dk okuma
Climate Change Committee'ye (CCC) göre havacılık, 2050'de Birleşik Krallık'ın karbondioksit (CO2) emisyonlarının yüzde 80'inden sorumlu olma yolunda ilerliyor. Hükümete sunduğu yeni havacılık politikası tavsiyesinde komite, bu yükselişi tersine çevirecek "güvenilir" politikaların bulunmadığını belirtiyor. Uçuşlardan kaynaklanan emisyonlar, artan yolcu sayılarının etkisiyle 1990'dan bu yana iki kattan fazla arttı; aynı dönemde ekonomideki diğer tüm sektörlerin iklim etkisi düştü.
Hükümet, ülkenin en büyük havalimanı Heathrow'un genişletilmesine destek verirken emisyon kesintisi için "sürdürülebilir havacılık yakıtları" (SAF) gibi teknolojik çözümlere güveniyor. CCC'ye göre ise Heathrow genişlemesi olmasa bile havacılık emisyonları 2050'de bugünkü düzeyi aşarak 38 milyon ton CO2'ye (MtCO2) ulaşacak. Bu miktar, ekonomiden geriye kalan CO2'nin büyük bölümünü oluşturacak ve yasal net sıfır hedefine ulaşmak için tamamının atmosferden uzaklaştırılması gerekecek.
Heathrow'un genişletilmesi 2050'de 2,4 MtCO2 daha ekleyecek; bu, Birleşik Krallık'ın toplam emisyonlarının yaklaşık yüzde 5'ine denk geliyor. Genişleme 2054'te tamamlandığında ek yük 4,5 MtCO2'ye çıkacak. Hükümet, Heathrow genişlemesine ilişkin nihai kararı 2029'a kadar almayı öngörüyor ve CCC'den planın iklim hedefleriyle uyumunu değerlendirmesini istedi.
CCC, Birleşik Krallık'ın havacılık emisyonlarını azaltmak için yeterli politikaya sahip olmadığı sonucuna vardı ve "Heathrow'un genişletilmesinin sorunu daha da kötüleştireceğini" belirtti. CCC Başkanı Nigel Topping, basın toplantısında gazetecilere şunları söyledi:
"Birleşik Krallık'ın şu anda havacılık emisyonlarını net sıfırla uyumlu şekilde azaltmak için güvenilir bir planı yok; bu da iklim taahhütlerimizi karşılamada ciddi bir zorluk yaratıyor."
Önceki Muhafazakâr hükümetin 2022'de başlattığı "jet-zero stratejisi" havacılık emisyonlarını azaltmaya yönelik planlar içeriyordu. İşçi Partisi hükümeti, stratejinin SAF'lar, elektrikli uçaklar ve yakıt verimliliği iyileştirmelerine ilişkin beklentilerinin gerçekçi olmadığını kabul etti. CCC, 2027 için planlanan gözden geçirilmiş stratejide havacılık için "güvenilir ve sağlam bir net sıfır politika çerçevesi" oluşturulması gerektiğini söylüyor. Komiteye göre Heathrow genişlemesi ancak bu çerçeveyle net sıfır hedefiyle uyumlu hale getirilebilir.
Yeni stratejinin parçası olarak CCC, "havacılık sektörünün emisyonlarının sorumluluğunu üstlenmesi" gerektiğini vurguluyor. Politikaların "kirleten öder" ilkesine göre tasarlanmasını ve havacılık endüstrisinin kendi SAF'larını ile CO2 giderimini finanse etmesini öneriyor. Komite, doğrudan havadan karbon yakalama ve depolama (DACCS) gibi "mühendislik temelli giderim" teknolojileri için finansman gerekeceğini belirtiyor. Bu teknolojiler şu anda "gerekilen ölçekte mevcut değil"; ancak uçuş emisyonlarını temizlemek için gereken kalıcı CO2 giderimi açısından hayati önem taşıyor.
Ağaç dikimi gibi "doğal çözümler" de atmosferden CO2 uzaklaştırmanın diğer ana yöntemini oluşturuyor. CCC ise bu giderimlerin Birleşik Krallık'taki hayvancılık kaynaklı metan emisyonlarını dengeleyeceğini öngörüyor; uçuşlardan kaynaklanan CO2'nin uzaklaştırılması ve depolanması için "mühendislik temelli giderimlerin" gerekli olacağını belirtiyor.
CCC, karbonsuzlaştırma maliyetlerinin havayollarına yüklenmesinin bilet fiyatlarını artıracağını kabul ediyor. Komitenin tahminine göre 2024 fiyatlarıyla 2050'ye kadar İspanya'nın Alicante kentine gidiş-dönüş bilet yaklaşık £150, New York'a gidiş-dönüş bilet ise £400 artabilir. Komite, bu yaklaşımı kamu harcaması yaklaşımına tercih ediyor; çünkü kamu harcaması durumunda uçmayan nüfusun yaklaşık yüzde 50'si uçuş kaynaklı CO2 giderimleri için ödeme yapmak durumunda kalacak. Ayrıca yüksek maliyetlerin, önümüzdeki on yıllarda önemli ölçüde artması beklenen uçuş talebini yönetmeye de yardımcı olacağını ekliyor.