Avrupa Komisyonu'nun (European Commission) su kaynaklarının korunması ve yönetimine ilişkin yasaları değiştirme süreci, çevre örgütlerinin sert tepkisiyle karşılaştı. Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF), Avrupa Çevre Bürosu (European Environmental Bureau – EEB) ve diğer üç kuruluş, Komisyon'un planlanan değişikliği duyurmadan önce yeterli kanıt toplamadığını ve ilgili paydaşlarla istişare yürütmediğini öne sürerek AB'nin bağımsız denetim kurumu Avrupa Ombudsmanı'na şikâyet verdi.
Örgütler süreci "kötü yönetim" olarak nitelendiriyor. STK'ların ortak açıklamasında, "Yaşananların kümülatif etkisi, yerleşik usul ve süreçlerden açıkça ve ciddi biçimde sapılması anlamına geliyor; bu durum yurttaşların haklarını da somut biçimde etkiliyor" ifadeleri kullanıldı. Çevre örgütleri ayrıca AB'nin su mevzuatının yeni madenlerin izin almakta zorlanmasının nedeni olmadığını ve bu yasaların değiştirilmesine gerek bulunmadığını savundu.
Komisyonun bu yıl AB'nin temel su mevzuatını gözden geçirmeye yönelik planının hazırlanmasında, madencilik ve metal şirketlerinin kaygıları etkili oldu. Bu şirketler, çevresel koruma hükümlerinin yeni kritik ham madde madenleri ve diğer sanayi projelerine yönelik izin süreçlerini geciktirdiğini ileri sürüyor. Değişiklik, AB'nin "omnibus" olarak adlandırılan stratejisi çerçevesinde ele alınıyor. Bu strateji, ağır ve maliyetli düzenlemelerin ABD ve Çin gibi küresel rakipler karşısında Avrupa sanayisinin rekabet gücünü zayıflattığını savunan sektörlerin şikâyetlerine yanıt olarak geliştiriliyor.
Avrupa Komisyonu sözcüsü, şikâyetten henüz resmî olarak haberdar edilmediklerini ifade etti. Sözcü, su mevzuatını gözden geçirmeye hazırlanırken paydaşlarla diyaloğu sürdüreceklerini belirterek, "Komisyon, üye devletler ve paydaşlarla şeffaf ve kapsayıcı bir diyalog yürütüyor ve şu anda paydaşlardan gelen görüşleri değerlendiriyor" dedi.
Avrupa Ombudsmanı yakın zamanda şikâyet hakkında soruşturma açılıp açılmayacağına karar verecek. Ombudsmanın yaptırım uygulama yetkisi bulunmuyor; bunun yerine gelecekteki AB mevzuatının hazırlanmasını etkileyebilecek tavsiyelerde bulunabiliyor ve Komisyon üzerindeki denetimi artırabiliyor. Geçen yıl Ombudsman, Komisyon'u sürdürülebilirlik yasalarını sınırlamaya yönelik bazı teklifleri neden hızlandırılmış bir süreçten geçirdiğini ve bu değişikliklerin Avrupa'nın iklim değişikliğiyle mücadele taahhütleriyle uyumlu olup olmadığını neden değerlendirmediğini kamuoyuna açıklamak zorunda bırakmıştı.
