İstanbul'un Silivri ilçesine bağlı Danamandıra köyünde Matkim'in yaklaşık 150 dönümlük taş ocağı projesi için 2017'de aldığı "ÇED gerekli değildir" kararı geçersiz sayıldı. ÇED mevzuatı, karardan sonra projeye başlanması için beş yıllık bir süre öngörüyor. Danamandıra Çevre Derneği, bu sürenin dolduğunu ve projenin yasal olarak hayata geçirilmediğini belgeleyerek kararın geçersiz sayılmasını sağladı. Böylece 150 dönümlük alanın yeni bir taş ocağı çukuruna dönüşmesi önüne geçildi.

Dernek adına mücadeleyi yürüten Umut Er, Matkim'in 2017'de "ÇED gerekli değildir" kararını aldıktan sonra 2026'da yeniden faaliyete geçmek istediğini ve ağaç kesimine başladığını aktardı. Er, "Hazırladığımız dilekçe, geçmiş ve güncel uydu görüntüleri ile köylülerimizin beyanları sayesinde projenin yıllarca faaliyete geçmediğini ortaya koyduk. Yürüttüğümüz mücadele sonucunda karar geçersiz sayıldı" dedi. Kararı bir zafer olarak değerlendiren köylüler ise "Direndik ve kazandık" dedi.

Taş oçağı - panoramio.jpg

Karar önemli bir kazanım olsa da alanda binlerce ağaç kesilmiş durumda. Er, "Ağaçlarımızı geri getiremeyiz ancak alanın taş ocağı çukuruna dönüşmesini engelledik" diye konuştu. Toprak yapısının değişmediğini belirten Er, ağır müdahaleler sürmezse alanın 10-15 yıl içinde yeniden yeşerebileceğini umuyor. Er, "En azından taş ocağı çukuruna dönüşmesini engelledik" ifadesini kullandı.

Kuzey Ormanları Savunması da Danamandıra'daki gelişmeyi önemli bir kazanım olarak değerlendirdi. Örgütün açıklamasında "150 dönüm alan taş ocağı çukuru olmaktan kurtuldu. Kesilen ağaçların acısı taze ama bu alan taş ocağı olmayacak, toprak yeniden yeşerecek. Takip edersek, yan yana durursak kazanıyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Bölgede yedi aktif ocak, 600 dönüm orman kaybı

Danamandıra ve çevresinde halen yedi aktif taş ocağı faaliyet gösteriyor. Er, yıl başından bu yana köyde yaklaşık 600 dönüm ormanın diğer ocakların genişlemesi nedeniyle yok olduğunu söyledi. Er, "Bölgede çok sayıda taş ocağı faaliyeti var. ÇED süreci yeni başlayan ocaklar da bulunuyor. Burası yağmalanıyor" dedi.

Taş ocağı longuner - panoramio.jpg

Silivri, İstanbul'un su kaynakları ve Kuzey Ormanları'nın önemli bir bölümünü barındırıyor. Bölge, maden projeleri ile taş ve kum ocakları tehdidiyle karşı karşıya. Danamandıra köyü ve çevresinde mevcut ocakların genişletilmesine yönelik girişimler sürerken yeni projeler de gündeme geliyor.

Patlatmalar ve tarihi su kanalı riski

Köyün yakınındaki taş ocaklarında yapılan patlatmalar yurttaşları endişelendiriyor. Er, "Patlatmalar sırasında halk deprem oluyor sanıyor. Yetkililere şikayette bulunuyoruz ancak işlem yapılmıyor" dedi.

Bölgede İstanbul'a su taşıdığı belirtilen tarihi bir su kanalı hattı da bulunuyor. Er, kanal üzerinde yapılan incelemelerin ardından koruma kararı alındığını, buna rağmen kanalın yakınında taş ocağı genişleme girişimlerinin gündeme geldiğini aktardı. Patlatmaların tarihi yapıya zarar verme riski taşıdığına dikkat çeken Er, ormanların yanı sıra su kaynakları, tarım alanları ve tarihi mirasın da tehdit altında olduğunu vurguladı.