Güneybatı Pasifik'in dört Melanezya ülkesi, dünyanın en zengin deniz ekosistemlerinden birini kapsayacak ortak bir koruma ağı kurma kararı aldı. Papua New Guinea, Vanuatu ve Fiji, Mayıs ayında Melanesian Ocean Corridor of Reserves girişimini duyurdu; Solomon Adaları Haziran ayında katılım sağladı. Mongabay muhabiri Ashley Yeong'un aktardığına göre koridor, ulusal sular arasındaki koruma alanlarını birbirine bağlayacak ve ileride açık denizlere doğru genişleyebilecek.

Melanezya, bilinen mercan türlerinin yaklaşık dörtte üçünü barındıran Coral Triangle sınırları içinde yer alıyor. Bölge suları köpekbalıkları, vatozlar, dugonglar ve balinaların yanı sıra bilim insanlarının hâlâ tanımlamakta olduğu birçok türe ev sahipliği yapıyor.

Koridorun omurgasını birkaç büyük rezerv oluşturacak. Papua New Guinea, batı Manus'ta 214.000 kilometrekarelik (82.626 mil kare) bir avlanma yasağı sığınağı planlıyor; bu alan kabaca Great Britain büyüklüğünde. Vanuatu, Torba Province çevresinde 71.000 kilometrekarelik (27.413 mil kare) tam koruma alanı ilan etti. Fiji ise 2026 sonuna kadar karasularının %15'ini koruma altına alma sözü verdi.

Bu alanların birbirine bağlanması, deniz canlılarının göç yollarını ve yumurtlama alanlarını koruyabileceği gibi larvaların resifler arasındaki hareketini de güvence altına alabilir. Ortak kuralların kabul edilmesi, endüstriyel balıkçı gemilerinin tek tek rezervlerin sınırları boyunca yoğunlaşmasını da zorlaştıracak.

Buna karşın hükümetler girişimin nasıl işleyeceğine dair ayrıntıları henüz çok sınırlı paylaştı. Haritalar, sınırlar, yönetişim düzenlemeleri, denetim sistemleri ve finansman planları kamuoyuna açıklanmadı. Ülkelerin izleme kapasiteleri arasındaki farklılıklar, bazı bölgeleri yasadışı veya yetersiz denetlenen balıkçılığa karşı savunmasız bırakabilir.

Yerli toplulukların koridor yönetimindeki rolü de henüz tanımlanmadı. Melanezya genelinde toplulukların nesiller boyu yerel kurallarla balıkçılık alanlarını yönettiği geleneksel deniz tasarrufu yaygın olarak sürüyor. Bölgesel bir sistemin, bu yerel düzenlemelerin koridora nasıl entegre edileceğini ve karar alma yetkisinin nasıl paylaşılacağını ele alması gerekiyor.

Pacific Regional Environment Programme, girişimin yasal ve politika çerçevesinin geliştirilmesine yardımcı oluyor. Önümüzdeki adımlar sınırların belirlenmesi, kurallar üzerinde anlaşmaya varılması, finansmanın güvence altına alınması ve güvenilir bir denetim mekanizmasının kurulmasını kapsıyor. Bu adımlar atılana dek Melanesian Ocean Corridor of Reserves, işleyen bir koruma sistemi değil; bir niyet beyanı olarak duruyor.