Aslanların (Panthera leo) dünya üzerindeki sayısı 25.000'in altına geriledi; tür, tarihsel yaşam alanının yaklaşık yüzde 6'ında varlığını sürdürüyor. Koruma alanlarının dışında aslanlar büyükbaş hayvanları avlıyor ve nadiren de olsa insanlara saldırıyor. Bunun karşılığında yırtıcılar zehirleniyor, vuruluyor ya da mızraklanıyor. Afrika genelinde topluluklar ise hem geleneksel hem de yeni yöntemlerle insanlarla aslanların bir arada yaşamasının yollarını arıyor.

Zimbabwe: Tonga dilinde 'koruyucular'

Zimbabveli aslan korumacı Moreangels Mbizah, ülkenin kuzeyindeki çatışma odaklı bölgelerde yerel dil Tonga'da 'koruyucular' anlamına gelen Batabilili'leri eğitiyor. Bu topluluk koruyucuları aslanları izliyor, hayvanlar için güvenli ağılların kullanımını teşvik ediyor ve aslanları uzak tutmaya yönelik caydırıcılar uyguluyor. Program tek başına tüm sorunları çözmese de insan-aslan çatışmasını her iki yönüyle de önemli ölçüde azalttı. Mbizah, 2026'da çalışmalarıyla prestijli Whitley Award'ı kazandı. 50.000 sterlin (67.500 dolar) tutarındaki ödül, Mbizah'ın yönettiği Wildlife Conservation Action adlı sivil topluk kuruluşunun daha fazla Batabilili yetiştirmesine olanak sağlayacak.

The Lion, The Fence, and the Naptime.jpg

Botsvana: GPS tasmalarla 'sanal çit'

Botsvana'nın kuzeyindeki Okavango Deltası bölgesinde CLAWS Conservancy adlı koruma örgütü, aslanlara GPS tasması takarak gerçek zamanlı bir uyarı sistemi kurdu. CLAWS Conservancy'den Andrew Stein, 2025'te Mongabay'e verdiği demeçte sistemi şöyle anlattı: "Aslan bir köyün 5 kilometre yarıçapına, ya da daha küçük bir sığır karakolunun veya çiftlik evinin 3 kilometre yarıçapına girdiğinde, o çizgi aşıldığı yarıçaptaki insanlara otomatik olarak uyarı gönderiyor. Tıpkı sanal bir çit gibi."

Uyarı sisteminin işlediği bölgede aslan popülasyonunun toparlanıyor gibi göründüğü belirtiliyor. Geleneksel hayvancılık uygulamalarının yeniden canlandırılması da büyükbaş kayıplarında belirgin bir düşüş ve daha az misilleme zehirlemesi getirdi.

A lion in Zambia. Image by Darren Obbard via iNaturalist (CC BY 4.0).

Kenya: 'Aslanların Anneleri' sahada

Kenya'nın kuzeyinde, Kiswahili dilinde 'Aslanların Anneleri' anlamına gelen Mama Simba adlı Samburu kadın grubu, on yılı aşkın süredir Ewaso Lions koruma projesiyle birlikte çalışıyor. Grup, yaban hayatı koruma bilimci Victoria Wanjohi ile birlikte kaleme aldıkları bir yorumda kadınların koruma çalışmalarındaki rolüne dikkat çekti:

"Afrika'daki aslan koruma çalışmalarına kadınların dahil edilmesi, yalnızca türü korumak için değil, aynı zamanda bunu yakındaki toplulukların desteğiyle sürdürülebilir kılmak için de şart. Bu toplulukların yırtıcı türle bazen gergin ve zorlu bir ilişkisi olabiliyor."

Mama Simba ve Wanjohi, Samburu kültüründe aslanların güçlü bir yere sahip olduğunu da vurguluyor: "Geleneksel inanışa göre gece kükreyen bir aslan, topluluğa iyi şans geleceğinin habercisidir."