Kaliforniya güneş ve rüzgar enerjisini hızla devreye alırken, sera gazı emisyonlarını düşürüyor ve hava kalitesini iyileştiriyor. Ancak güneşin parlamadığı ve rüzgarın esmediği anlarda üretim durduğunda, eyaletin enerjiyi depolamaya ihtiyacı büyüyor. Bu ihtiyacı karşılamak için kurulan batarya tesisleri sayesinde Kaliforniya'nın depolama kapasitesi 2019 ile 2025 arasında yüzde 2.100 arttı.
Oysa eyaletin depolama açığını kapatacak çok daha geniş bir kaynak garajlarda ve otoparklarda bekliyor. Birçok elektrikli araç modeli, yüksek talep dönemlerinde şebekeye güç geri göndermeyi sağlayan araçtan şebekeye (V2G) teknolojisiyle donatılıyor. Kevala, GridLab ve E3 tarafından hazırlanan yeni rapor, 2036'ya kadar elektrikli araç sahiplerinin yalnızca onda birinin V2G programlarına katılmasının, eyaletin hedeflediği uzun süreli enerji depolama miktarının üçte birini sağlayabileceğini ortaya koyuyor. Kevala'nın profesyonel ve danışmanlık hizmetleri başkan yardımcısı Pete Skala, "Aksi takdirde çok pahalı olacak şebeke ölçeğinde depolama alımlarında anlamlı bir fark yaratmak için büyük bir katılım gerekmeyecek" diyor.
Şebeke üzerindeki baskı yalnızca Kaliforniya'nın değil, ülke genelinin sorunu. Fosil yakıtlı soba, ısıtıcı ve otomobillerin elektrikli karşılıklarıyla değiştirilmesi ve yayılan veri merkezlerinin devasa enerji tüketimi, talebi sürekli büyütüyor. Aynı zamanda hava sıcaklıkları yükseliyor; insanlar sağlıklarını korumak için klima çalıştırmak zorunda kalıyor. Bu durum özellikle insanların eve döndüğü ve serinlemeye ihtiyaç duyduğu gün sonunda elektrik talebini zirveye taşıyor.

Geçmişte kamu hizmeti şirketleri doğal gaz santrallerini devreye alarak bu talebi karşılayabilirdi. Ancak şimdi güneş enerjisi üretimdeki payı arttıkça, insanlar klima ve çamaşır makinesi gibi cihazları açtığında güneş batıyor. İşte bu noktada dev batarya tesisleri devreye giriyor ve maliyetleri kabarık oluyor. Buna karşılık insanlar halihazırda elektrikli araç satın alıyor; bu araçlar evde veya ofiste fişe takılı, boş boş bekliyor. Skala, "Bunu doğru yapabilirsek, özellikle bu kaynaktan yararlanmak, aksi takdirde tedarik etmemiz gerekecek şebeke ölçeğinde depolama miktarını azaltacaktır" diyor.
Rapor, V2G'nin diğer "esnek yük" cihazlarıyla birlikte kullanılmasını öneriyor. Bu cihazlar şebekeye enerji verebilir veya elektrik kullanımlarını gün içine yayarak talebi dengeleyebilir. Kamu hizmeti şirketleri halihazırda akıllı termostatları uzaktan kontrol ederek talep yanıtı programları uyguluyor. Bu gönüllü programlarda ev sahipleri, sıcak hava dalgası sırasında iç mekan sıcaklığını birkaç derece yükseltmeyi kabul ediyor; böylece klima daha az çalışıyor. Binlerce termostata yayılan bu müdahale, gün sonundaki talep artışını keserek şebeke üzerindeki stresi hafifletiyor.
Raporun altını çizdiği en kritik nokta ise tazminat yapısının nasıl belirleneceği. Elektrikli araç sahiplerine yedek güç sağlamaları için ödeme yapmak katılımı teşvik edecek; ancak ödeme çok yüksek olursa maliyetler artabilir ve ek batarya tesisi kurmaktan daha pahalı hale gelebilir. Araç sahipleri, araçlarının ne zaman tam şarj olması gerektiğini önceden belirleyebiliyor; yani sabah boşalmış bir bataryayla uyanmıyorlar. Elektrikli araç sahibi olmayanlar da bu düzenekten fayda görecek: Kamu hizmeti şirketleri ek altyapı inşa etmekten kaçınırsa tarifeler artmayacak. Skala, "Bu teşvikleri herkesin kazandığı seviyelerde belirlediğimizden emin olmamız gerekiyor" diyor.



