Trump yönetimindeki EPA, Biden döneminde kabul edilen 2024 Carbon Pollution Standards'ı resmen yürürlükten kaldırdı. Bu kurallar, fosil yakıtlı elektrik santrallerinin önümüzdeki yıllarda emisyonlarını önemli ölçüde azaltmasını ya da yakalamasını; bunu başaramayan tesislerin kapatılmasını öngörüyordu. Karar, EPA'nın Obama ve Biden yönetimlerinin en sonuç doğuran iklim politikalarını silme sürecini tamamladı.
Kuralların iptali, elektrik sektörü emisyonlarının federal zorunluluklar olmaksızın da belirgin biçimde düştüğü bir döneme denk geliyor. 2015'te dönemin Başkanı Barack Obama, elektrik sektörünün sera gazı emisyonlarını 2005 seviyelerine göre 2030 yılına kadar yüzde 32 azaltmayı hedefleyen Clean Power Plan'ı duyurmuştu. Davalar ve Supreme Court kararı kuralların yürürlüğe girmesini engelledi; ardından 2017'de ilk Trump yönetimi planı tamamen kaldırdı.
Buna karşın ABD, planın dekarbonizasyon hedefine tam on yıl önce ulaştı. Ülke, eski ve kirli kömür santrallerini devre dışı bırakıp yerini doğal gaz ve yenilenebilir enerjiye bıraktı. Kömürden uzaklaşmak ekonomik açıdan mantıklı hale geldikçe dönüşüm piyasa dinamikleriyle sürdü; yenilenebilir enerji kaynakları ABD'nin en düşük maliyetli elektrik seçeneği olmaya devam ediyor. Öte yandan eski kömür santrallerini açık tutmaya yönelik federal emirler, geçtiğimiz yıl elektrik tüketicilerine milyonlarca dolar ek maliyet yükledi.
Canary Media'nın analizine göre, emisyon düzenlemeleri varken temiz enerjiye geçiş neredeyse kesinlikle daha hızlı ilerlerdi; ancak bu seçenek şu anda ABD'de masadan kalkmış durumda. Atmosfere salınan her ek ton CO2 iklim değişikliğini daha tehlikeli hale getirdiğinden, dönüşümün hızının yalnızca piyasa mantığına bırakılması önemli bir kayıp anlamına geliyor.
