Avrupa Komisyonu (European Commission), 27 üye ülkenin iklim politikasında kapsamlı bir revizyon önerdi. Paket, işletmelerin sera gazı emisyon sınırlarını gevşetiyor ve karbon çıktılarını azaltmaları için onlara daha fazla zaman tanıyor. Teklifin yürürlüğe girmesi için Avrupa Birliği (EU) ülkeleri ve milletvekillerinin onayı gerekiyor; bu süreç yaklaşık bir yıl sürebilir.
2005'te devreye giren Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), Avrupa Birliği'nin sera gazlarını dizginlemek için kullandığı temel mekanizmayı oluşturuyor. Sistem, Avrupa'nın sanayi tesisleri ve enerji santrallerinin saldıkları her ton karbondioksit için bir izin ya da tahsisat edinmesini gerektiriyor; bu da temiz teknolojilere yatırım yapmayı finansal açıdan cazip kılıyor. Şirketler ek izinler alabiliyor ya da ellerindeki izinleri birbirleriyle ticarete konu edebiliyor. Karbon maliyeti ödemeyen yabancı rakiplerle rekabet edebilmeleri için bazı işletmelere ücretsiz tahsisat veriliyor. ETS her yıl piyasaya sürülen izin sayısını da sınırlayarak emisyonların azalmasını güvence altına alıyor.
Yeni öneri, bu izin üst sınırının her yıl düşürülme hızını yavaşlatıyor. Mevcut %4,3 olan yıllık azaltım oranı 2031'den itibaren yaklaşık %3,7'ye, 2036'dan itibaren ise %1,7'ye çekilecek. Bazı sektörlerde 2034'te sona ermesi ve ithalata yönelik karbon sınır vergisiyle değiştirilmesi planlanan ücretsiz tahsisatlar ise 2038'e kadar uzatılacak. Avrupa Komisyonu, Avrupa'da karbonsuzlaştırma yatırımı yapmayı taahhüt eden şirketlere ücretsiz tahsisatların %80'ini peşin verecek; kalan %20 ise yatırımlar tamamlandığında teslim edilecek.
Avrupa Birliği İklim Komiseri Wopke Hoekstra, öneriyi şöyle savundu:
"Daha iş dostu ve, söyleyebilirim ki, daha akıllı bir yaklaşım benimsiyoruz."
Avrupa Komisyonu, değişikliklerin Avrupa Birliği'nin 1990 seviyelerine kıyasla 2040'a kadar karbon emisyonlarını %90 azaltma hedefiyle uyumlu olacağını açıkladı.
ETS, bazı üye ülkelerin eleştirilerine de hedef oluyor. İtalya özellikle bu ticaret düzenini enerji fiyatlarını yapay olarak yüksek tutan bir nevi vergi olarak eleştiriyor.

Üye ülkelerden gelen tepkiler ikiye bölündü. Polonya İklim Bakanı Paulina Hennig-Kloska, öneriyi memnuniyetle karşıladı:
"İlk kez tutumun sertleşmesi yerine yumuşamasını görüyoruz — bu Polonya için büyük bir başarı. Ancak daha fazlası için mücadele edeceğiz."
Yeşil politikacılar ise öneriyi sert dille kınadı. Avrupa Parlamentosu'nun (European Parliament) Alman üyesi Michael Bloss, planların "devasa iklim kirliliğine" yol açacağını ve gelecek neslin yaşam kalitesinin düşeceğini söyledi.
Öneri, Avrupa'nın hızla ısındığı bir dönemde gündeme geldi. Bu yıl batı, orta ve doğu Avrupa'da bir düzineden fazla ülke Haziran ayı sıcaklık rekorunu kırdı; Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Almanya'da sıcaklıklar 40°C'nin üzerine çıktı.



