İran'ın kuzeyindeki Hirkani ormanları sonbahar renklerine büründüğünde, yerel halk inek çığlığını andıran bir ses duyar. Farsçada "Gav" inek, "bangi" ise çağrı demektir; bu ses, Hazar kızıl geyiği olarak da bilinen maralın (Cervus elaphus maral) eylül başından ekim başına kadar süren eşleme sezonunu müjdeler. Ormanlarda yankılanan bu çağrı, aynı zamanda işlevsel bir ekosistemin kanıtı olarak görülüyor.

Maralın İran'daki yaşam alanı, kuzeybatıda Azerbaycan-İran sınırından doğuda Golestan National Park'a kadar uzanan orman kuşağını kapsıyor. Iranian Department of Environment, koruma altındaki bu türün karşısındaki iki ana tehdidi habitat kaybı ve kaçak av olarak belirliyor.

Gavbangi adı verilen çaba, bu tehditlere karşı gönüllü korumacıların koruma görevlileri ve koruma alanı yöneticileriyle birlikte sahada çalıştığı bir model oluşturuyor. Eşleme sezonu, kaçak avcıların erkek geyikleri bulmak için en fırsatlı dönem olarak biliniyor. Gönüllüler, az sayıdaki koruma görevlisinin denetlemekte zorlandığı uzak bölgelere küçük gruplar halinde dağıtılıyor ve planlanan noktalarda konaklayarak geyik çağrılarını dinliyor. Gönüllülerin ormandaki görünür varlığı tek başına avcıların bölgeye girmesini caydıran bir engel işlevi görüyor.

Kamu kurumları ile gönüllü korumacılar arasındaki bu işbirliği yaklaşık 15 yıl önce başladı. Sosyal medya ve yabanlife fotoğrafçılığı, türün ve yaşam alanının korunması konusunda farkındalığı önemli ölçüde artırdı; doğanın güzelliğini keşfeden pek çok genç gönüllü, koruma etkinliklerine ilgi duymaya başladı. Uzmanlar, korumaya ilgi duyan bireyleri biyoçeşitliliğin korunması için bir fırsat olarak görüyor ve bu etkinliklerin daha fazla insanı korumaya dahil ederek kızıl geyiğin daha etkin korunmasına yol açabileceğini belirtiyor. Gavbangi aynı zamanda amatör gönüllülere doğal ekosistemi vahşi doğada tanıma fırsatı da sunuyor.

Ekonomik baskının kaçak avcılığı artırdığı yönünde endişeler bulunsa da güvenilir veri yok. Yol ağlarının genişlemesi gibi insan kaynaklı gelişmeler de koruma çabalarını her geçen gün daha kritik hale getiriyor.

Korumacılar arasında Gavbangi'nin tamamen gönüllülük esasına mı dayanması yoksa katılımcıların ücret ödeyerek katıldığı ekoturizm programlarına entegre edilmesi gerektiği konusunda bir tartışma sürüyor. Ekoturizm turları bölgeye gelir getirebilir ve bu gelirin korumaya yatırılması mümkün olabilir; ancak sorumsuz bireyleri çekebileceği ve insan yoğunluğunu artırarak alanın güvenliğini tehlikeye atabileceği belirtiliyor.

The Revelator'da yayımlanan yazıda, eski bir koruma gönüllüsü ve University of Vermont'da doğal kaynaklar alanında doktora yapan Ali Lofti, gönüllü girişimlerinin büyüdükçe doğru yolda kalmasını sağlamanın gerekliliğini vurguluyor. Lofti'ye göre yerel koruma gruplarının uzmanlarla işbirliği yaparak gönüllüleri eğitmesi faydalı olacak; Gavbangi liderleri ise yerel halkı koruma çabalarına dahil etmesinden büyük yarar sağlayabilir. Lofti, İran'ın son yıllarda yaşadığı ekonomik sıkıntılar ile savaş gibi krizlerin Gavbangi'ye doğrudan bir etkisinin henüz görülmediğini, ancak ülkedeki korumacıların önemli bir baskı altında bulunduğunu ve bir sonraki Gavbangi etkinliğinde bu krizlerin etkilerinin görülebileceğini belirtiyor.