Amsterdam, Hollanda – Greenpeace Netherlands, dünyanın en büyük et üreticisi JBS'yi, Nijerya'da planladığı 2,5 milyar dolarlık endüstriyel hayvancılık yatırımına ilişkin bilgileri mahkeme kararıyla açıklamaya zorlamak için Hollanda yargısına başvurdu. Şirketin toplam 6 milyar dolarlık küresel genişleme planının neredeyse yarısı Nijerya'ya ayrılmış durumda. Çevre örgütü, bu verilere erişmeden resmî bir iklim ve doğa davası açamayacağını belirterek, başvuruyu yeni Hollanda delil kanununa dayandırıyor. Yasa, meşru menfaati olan taraflara, Hollanda şirketlerine karşı dava açmak için gerekli kurumsal verilere erişim hakkı tanıyor.
Greenpeace Netherlands, Nisan ayında JBS'ye resmî bir bilgi talebi iletmişti. Dünyanın en büyük et şirketi olan JBS, bu talebi yerine getirmeyi reddetti. Örgütün avukatları, JBS'nin geçmiş iş uygulamaları ve gelecekteki genişleme planlarının şirketin iklim ve biyoçeşitlilik yükümlülükleriyle bağdaşmadığını öne sürüyor. Avukatlar ayrıca, uluslararası insan hakları hukukuna uygun davranmayı gerektiren Hollanda özen yükümlülüğünün ihlal edildiğini iddia ediyor.
JBS, geçen yıl New York Borsası'nda çifte listeleme yapabilmek için merkezini Amsterdam'a taşımış ve Hollanda tüzel kişiliği altında JBS N.V. adıyla yeniden yapılandırılmıştı. Mahkeme Greenpeace Netherlands lehine karar verirse, örgüt talep edilen bilgilere belgeler yoluyla ve üst düzey JBS yöneticilerinin yeminli ifadeleriyle erişme hakkı kazanacak. Bu durum, şirketin kontrolünü elinde tutan Batista kardeşlerin Hollanda mahkemesinde ifade vermesine kadar uzanabilir.
Nijerya'da etki değerlendirmesi yok
Nijeryalı sivil toplum grupları, planlanan yatırımın yerel gıda güvenliğini tehdit edeceği, bölgesel istikrarsızlığı artıracağı ve ekolojik bozulmayı hızlandıracağı yönünde acil uyarılar yayımladı. JBS'nin Nijerya'da herhangi bir etki değerlendirmesi veya topluluk danışması yaptığına dair kanıt bulunmuyor. Yerel girişimlerin Bilgi Edinme Hakkı talepleri ise yanıtsız bırakıldı.
Greenpeace Africa Gıda Kampanyacısı Elizabeth Atieno, JBS'nin iş modelinin Amazon yıkımı, devasa emisyonlar, insan hakları ihlalleri ve yolsuzluk skandallarıyla iç içe büyüdüğünü söyledi. Atieno, şirketin bu modeli Sahra Altı Afrika'ya ihraç etmek istediğini belirterek şunları kaydetti:
"JBS gıda güvenliği vaat ediyor, ancak Nijerya'daki genişlemesi geri dönüşü olmayan çevresel hasara ve küçük ölçekli çiftçilerin yerinden edilmesine yol açma riski taşıyor. Shell gibi şirketlerin mirasından Nijeryalılar, denetimsiz kurumsal gücün yıkıcı etkisini iyi biliyor."
Atieno, Greenpeace Africa'nın Afrika İnsan Hakları Mahkemesi'nde de çok uluslu şirketlerin faaliyet gösterdikleri her yerde hesap vermelerini gerektiğini savunduklarını hatırlattı ve Hollanda dahil Avrupa devletlerinin JBS gibi şirketler için güvenli liman olmaması gerektiğini vurguladı.
Şeffaflıktan kaçış ve rafa kaldırılan taahhütler
Greenpeace Netherlands İcra Direktörü Marieke Vellekoop, JBS'nin temel şeffaflıktan kaçınmasının şirketin saklayacak bir şeyleri olduğu izlenimini güçlendirdiğini ifade etti. Vellekoop, "JBS, Hollanda'ya taşınmasına rağmen kurallarımızın kendisi için geçerli olmadığını düşünüyor. Bu hukuki adımla yanıldığını kanıtlamayı ve küresel et endüstrisinin tehlikeli genişlemesine karşı ilk büyük iklim ve doğa davasının zeminini hazırlamayı amaçlıyoruz" dedi.
Vellekoop'un sözleri, JBS'nin geçtiğimiz hafta aldığı kararlarla daha da ağırlaştı. Şirket, 2040 yılına kadar net sıfır emisyon ulaşma ve tedarik zincirindeki ormansızlaşmayı sona erdirme taahhütlerini rafa kaldırdı. Mevcut politikalarından yerli topraklarına yapılan tüm atıfları da çıkardı. Greenpeace Netherlands, bu adımların JBS'nin iklim, doğa ve insan hakları etkilerini göz ardı ederek genişlemeyi sürdürme niyetini ortaya koyduğunu değerlendiriyor.
Nisan ayında da JBS, Amsterdam'a taşındıktan sonra düzenlediği ilk genel kurul toplantısını Greenpeace Netherlands aktivistlerinin protestoları nedeniyle geçici olarak askıya almak zorunda kalmıştı.
Hayvancılık sektörü ve metan gerçeği
Dava, hayvancılık sektörüne karşı bu ölçekte açılan ilk iklim davası olma potansiyeli taşıyor. Endüstriyel tarım sektörü, küresel emisyonların önemli bir kaynağını oluşturuyor. Hayvancılık sektörü, küresel metan emisyonlarının %31'inden sorumlu durumda ve petrol ile doğalgaz operasyonlarından daha fazla metan salımına yol açıyor. Metan, atmosferde yaklaşık 12 yıl kalmasına karşın 20 yıllık sürede karbondioksite kıyasla 80 kat daha güçlü bir ısı tutma kapasitesine sahip. Sanayi Devrimi'nden bu yana yaşanan 0,5°C'lik ısınmadan da doğrudan sorumlu tutuluyor.
Greenpeace International, davanın endüstriyel tarım sektörüne yönelik gelecekteki hukuki mücadeleler için önemli bir emsal oluşturabileceğini belirtiyor.



