Küresel sıcaklık Paris Anlaşması'nın 1,5°C hedefinin aşılmasına yaklaşırken Birleşmiş Milletler Çevre Programı (United Nations Environment Programme) ile Uluslararası Kriyosfer İklim Girişimi (International Cryosphere Climate Initiative) kriyosfere yönelik riskleri belgeleyen iki rapor yayımladı. Raporların ardından Greenpeace, önümüzdeki hafta Antalya'da düzenlenecek BM iklim konferansı COP31'de toplanacak hükümetleri fosil yakıtlardan uzaklaşma ve iklim finansmanını artırma yönünde acil eyleme çağırdı.
"Overshoot and the Cryosphere: Averting Global Meltdown" başlıklı rapor, Birleşmiş Milletler Çevre Programının yakın zamanda yayımladığı "Limiting Overshoot" raporunun tematik tamamlayıcısı olarak hazırlandı ve "State of the Cryosphere 2026" raporuyla birlikte sıcaklık aşımının kriyosfere etkilerini inceliyor. Buz tabakaları, permafrost, buzullar ve deniz buzlarındaki erimenin geniş ölçekli ve çoğu durumda geri döndürülemez etkileri ortaya konulurken adaptasyon sınırlarını aşabilecek tehditler ile kapsamlı kayıp ve hasara işaret ediliyor.
İki rapor birlikte, küresel sıcaklığı aşım seviyesinden düşürerek deniz seviyesi yükselişini "uyum sağlanabilir" bir düzeye yavaşlatmayı, buzul, kar örtüsü ve deniz buzu kaybını durdurup kısmen geri çevirmeyi ve permafrostun istikrarsızlaşması gibi etkilerden kaynaklanan zararı sınırlamayı öneren eylemleri sıralıyor.

Greenpeace International Bilim Birimi Kıdemli Bilim İnsanı Dr. Jerry Jose, buz kaybının hızlanmasını acil ve geniş kapsamlı eylem gerektiren bir acil durum olarak nitelendirdi. Jose, aşım sırasında kriyosfere verilen zararların insan yaşamıyla ilgili zaman ölçeklerinde çoğu durumda geri döndürülemez olduğunu ve küresel sonuçlar doğuracağını vurguladı:
"Buz kaybının hızlanması, 1,5°C aşımının boyutunu ve süresini sınırlamak için acil ve geniş kapsamlı eylem gerektiren bir acil durumdur. Anlamamız gereken şey, aşım sırasında kriyosfere verilen zararların insan yaşamıyla ilgili zaman ölçeklerinde çoğu durumda geri döndürülemez olduğu ve küresel sonuçlar doğuracağıdır."
Jose, bir zamanlar iklim değişikliğinin uzak bir sonucu olarak görülen buz erimesinin artık günlük yaşamı etkilediğini belirtti. Hızlanan küresel deniz seviyesi yükselişi, azalan su güvenliği ve kötüleşen dağ tehlikeleri bu etkiler arasında sayılıyor. Jose'ye göre asıl soru, bu değişimlerin ne kadar hızlı gerçekleşeceği ve hükümetlerin buz kaybı hızını azaltmak için hangi kararları alacağıdır.

Greenpeace South Asia Program Direktör Yardımcısı Avinash Kumar, Nepal'deki buzul çöküşünün ardından Ağustos ayında yaşanan çamur kaymasında 1500'den fazla insanın hayatını kaybettiğine dikkat çekti. BM Kayıp ve Hasar Fonu (UN Fund for Responding to Loss and Damage) Nepal için 20 milyon dolarlık yardım sağlamış olsa da yeniden inşa faturası 5 milyar dolara yaklaşıyor. Kumar, bu tabloyu iklim adaletsizliğinin bir örneği olarak nitelendirdi:
"Bu raporlar, Nepal'deki buzul çöküşünün yarattığı yürek parçalayan trajedinin son olmayabileceğini gösteriyor ve eylemin neden her zamankinden daha fazla gerekli olduğunu pekiştiriyor. Ağustos ayındaki çamur kaymasında 1500'den fazla can kaybedildi ve BM Kayıp ve Hasar Fonu Nepal için 20 milyon dolarlık yardım sağlamış olsa da yeniden inşa faturası 5 milyar dolara yakın. İklim adaletsizliği böyle görünüyor."
Kumar'a göre küresel eylemsizliğin maliyeti, bir felaketten diğerine savrulan ülkelerin aileleri, toplulukları ve hükümetleri tarafından üstlenilmemeli. Kumar, tüm hükümetlerin bu tür felaketlere yalnızca acil yardımla değil, bir sonrakini önleyecek eylemlerle de yanıt vermesi gerektiğini ve bu sürecin COP31'de başlaması gerektiğini söyledi.
Greenpeace, Antalya'daki COP31'de fosil yakıtlardan adil geçiş konusunda somut ilerleme, gelişmekte olan ülkelerde geçişi finanse etmek için artırılmış iklim finansmanı ve iklim kirliliğinden en çok sorumlu olanların yol açtıkları krizin bedelini ödemesi taleplerini dile getiriyor. Örgüt ayrıca gelişmiş ülkelerin 2035'e kadar uyum finansmanını en az üç katına çıkarma taahhüdünün hayata geçirilmesini ve bunun 2025'te COP30'da kabul edilen 120 milyar dolarlık Küresel Uyum Hedefi (Global Goal on Adaptation, GGA) ile uyumlu olmasını istiyor.
