Greenpeace International, 'Power Dynamics in the Deep: The Stakes for the ISA and Deep Sea Mining in 2026 and Beyond' başlıklı raporla, derin deniz madenciliğini çevresel bir felaket, tek taraflı bir güç gaspı ve Pasifik'teki sömürgeci tarihin modern bir yinelemesi olarak tanımlıyor. Rapora göre derin deniz madenciliği, yalnızca doğaya yönelik bir yıkım değil; aynı zamanda kaynak savaşı kılıfına bürünmüş tek taraflı bir güç gaspı ve Pasifik'teki sömürgeci tarihin modern bir yinelemesidir.

Greenpeace, spekülatif bir endüstrinin okyanus tabanını sömürgeleştirmeye çalıştığını ve uluslararası toplumun bu süreci daha başlamadan durdurmak için kritik, daralan bir fırsat penceresine sahip olduğunu vurguluyor. Raporda, Norveç'ten Yeni Zelanda'ya kadar birçok bölgede deniz tabanını işletme girişimlerinin ciddi engellerle karşılaştığı belirtiliyor. Bu engeller arasında hukuki itirazlar, parlamento düzeyinde alınan blokaj kararları ve yerel topluluklar, bilim insanları, balıkçılık sektörü ile çevre örgütlerinin yükselttiği yoğun muhalefet yer alıyor.

Greenpeace'in değerlendirmesine göre dünya, derin deniz madenciliğini beklemiyor; aksine aktif biçimde karşı cephe oluşturuyor. Rapor, ISA'nın süreçteki rolüne ve 2026 yılı itibarıyla derin deniz madenciliğinin geleceğine dair bir analiz sunuyor.