Aşırı sıcak olayları kentleri tehlikeli düzeyde ısıtabiliyor; kent plancılarının sıcaklıkları düşürecek çözümler üretmesi giderek daha kritik hale geliyor. Yeni bir çalışma, ormanların, çayırların, göllerin ve nehirlerin belirgin biçimde daha serin mikroiklimler yaratarak kentsel ısıyı azaltma potansiyeli taşıdığını ortaya koyuyor.

Araştırma, çeşitli yeşil-mavi altyapı türlerine sahip güneydoğu İngiltere kasabası Guildford'a odaklandı. Yeşil-mavi altyapı (GBI), yaban hayatı koridorları, taşkın azaltımı ve soğutma gibi karşılıklı yarar sağlayan hizmetler sunan, kara ve su temelli öğelerin yapısal çevreyle bütünleştiği sistemleri ifade ediyor.

Ekip, Guildford'da altı alanda veri topladı: ormanlık alan, çayır, göl kenarı, bitkiyle kaplı yeşil duvar, küçük cep parkı ve nehir kenarı. Her alanın çevresini soğutma etkinliğini yapılaşmış bir konumla karşılaştıran araştırmacılar, her alana sensörler yerleştirdi ve Haziran 2023'ten Ağustos 2025 sonuna kadar sıcaklıkları birer dakika aralıklarla kaydetti. Sensörler hem normal iklim koşullarında hem de birkaç aşırı sıcak olayı boyunca veri topladı. Araştırmacılar aynı zaman dilimine ait uydu verilerini de kullanarak her konumdaki koşulların daha sağlam bir görünümünü elde etti.

Tüm altı GBI alanı, yapılaşmış karşılaştırma alanından 1.81-2.49°C (3.26-4.48°F) daha serindi. Soğutma etkisi aşırı sıcak olaylarında daha da belirginleşti. En sıcak günlerde ormanlık alan, yapılaşmış çevreden 6°C'den (yaklaşık 11°F) daha serindi; nehir kenarı ve cep parkı ise 3.5°C (6.3°F) daha serindi. Genel olarak yeşil duvar en zayıf soğutma etkisini gösterirken ormanlık alan en güçlü etkiyi sağladı.

Çalışmanın parçası olmayan Portland State University coğrafya profesörü Vivek Shandas, Mongabay'e e-posta ile yaptığı açıklamada bulguların önemini şöyle dile getirdi: "Bu nüanslar önemli, çünkü kentsel ısı araştırmasında giderek daha fazla gördüğümüz bir şeyi pekiştiriyorlar: Bir ağaca, parka, göle veya yeşil duvara tek bir sayı ekleyip 'soğutma miktarı budur' diyemiyoruz. Soğutma; mekanın tasarımına, ölçeğine, çevredeki binalara ve kaldırımlara, hava koşullarına ve günün saatine bağlı."

Araştırmacılar, gözlemlerinin her GBI türü için yalnızca bir alandan geldiğini ve yerel koşulların bulgularda önemli bir rol oynayabileceğini kabul ediyorlar. Yine de Shandas, çalışmanın araştırmayı "yeşil iyidir" fikrinin ötesine taşıdığını ve "soğutmanın insanların gerçekten ihtiyaç duyduğu yerde ve zamanda nasıl kullanılabilir hale getirileceği" yönünde çok daha eyleme dönüştürülebilir bir soruya yöneldiğini belirtti.

United Nations, küresel sıcaklıkların 2015 Paris Agreement ile belirlenen iklim değişikliği hedefini yakında aşacağını açıkladı. Bu durum, kentlerin aşırı sıcaklığa uyum sağlama ihtiyacının aciliyetini bir kez daha ortaya koyuyor.