Güney Kore İklim, Enerji ve Çevre Bakanlığı, 30 Ekim'de 2026'nın ikinci yarısına ilişkin denizüstü rüzgâr ihalesini duyurdu. Kore Enerji Ajansının yenilenebilir enerji merkezi üzerinden ilan edilen yaklaşık 2200 MW'lık hacim, tamamlanmış santral kapasitesini veya projelere verilmiş nihai ihale ödülünü temsil etmiyor.
İhale üç kanala bölünüyor. Sabit temelli projeler için ayrılan 1700 MW'lık bölümün yaklaşık 1400 MW'ı genel ihalelere, 300 MW'ı kamu öncülüğündeki projelere ayrıldı. Geri kalan 500 MW ise yüzer denizüstü rüzgâr teknolojisi için genel kanalda değerlendirilecek. Yüzer bölümün ayrı açılması, erken gelişim aşamasındaki bu teknolojinin sabit temelli projelerle tek bir kapasite rakamı içinde kaybolmasını önlüyor.

Tavan fiyatlar sabit temelli projelerde kilovatsaat başına 168,937 won, yüzer projelerde 174,003 won olarak açıklandı. Bu değerler megavatsaat başına sırasıyla 168.937 ve 174.003 wona karşılık geliyor. Bakanlık, tavanları ilk yarıya göre %1,34 ve %0,63 oranında düşürdüğünü belirtiyor. Fiyat ayarında maliyet ve kur beklentileri de dikkate alındı. Tavanlar, ihale sonunda oluşacak kazanan fiyatlarla aynı kavram değil.
Kamu öncülüğündeki kanalda kamu kuruluşlarının belirli bir payla katılımı aranıyor. Bakanlık, bu yaklaşımın uygulama istikrarını ve yerel kabulü güçlendirmeyi, ana ekipmanlarda yerli tedarik zincirinin kullanımını teşvik etmeyi amaçladığını aktarıyor. Açıklamada, bütün kapasitenin belirli bir üreticiye veya yükleniciye tahsis edildiğine dair bir bilgi yer almıyor.

Hacim belirlenirken Haziran'da açıklanan yol haritası ile sektör ve enerji ajansının Ağustos ayında yaptığı ön talep araştırmasından yararlanıldı. İlk yarıdaki yaklaşık 1,8 GW'lık hacimle birlikte 2026 için toplam ihale pazarı yaklaşık 4 GW düzeyinde öngörülüyor.
Destek gündeminde ortak bağlantı altyapısı, liman ve gemi kapasitesi, izin süreçleri ve finansman bulunuyor. Bakanlık ayrıca gelecek ihalelerde sabit fiyatlı sözleşme süresini 20 yıldan 25 yıla uzatmayı değerlendireceğini söylüyor. Bu ifadenin mevcut ihalede sürenin kesin olarak uzatıldığı anlamına gelmediği belirtiliyor.
İhalenin ölçeği, yatırımcıya daha öngörülebilir bir proje akışı sunma hedefini yansıtıyor. Sahaların seçimi, kazanan teklifler ve fiilî kurulum sonuçları ise ayrı aşamalar olarak değerlendiriliyor.
