Centers for Disease Control and Prevention (CDC), bu yıl kene ısırığı nedeniyle yapılan acil servis başvurularının olağan dışı derecede yüksek olduğunu bildiriyor. ABD’de kene ısırığı vakaları on yılı aşkın süredir artış eğilimini sürdürüyor. İngiltere’de de kene sayısı ve tür çeşitliliği yükseliyor.
Mount Allison University biyoloji profesörü Vett Lloyd, kenelerle taşıdıkları patojenleri inceliyor. Lloyd, “İklimi değiştirdiğimiz için kene popülasyonları coğrafi olarak genişliyor” diyor. Daha ılıman kışlar ve daha sıcak yazlar, kenelerin hayatta kalma oranını yükseltiyor. Lloyd, ormanların kesilip eski ormanlık alanlarda banliyöler kurulmasının da kene yaşam alanını çarpıcı biçimde büyüttüğünü belirtiyor.
Banliyöleşme fareleri ve keneleri çoğaltıyor
Banliyöler, insan çöpleriyle beslenen ve kanlarında Lyme hastalığı gibi tehlikeli patojenler barındıran fareler için ideal bir ortam yaratıyor. Farelerin artması, kemirgenlerin yanı sıra geyik, kertenkele ve kuşlarla da beslenen kenelerin sayısını yükseltiyor. Keneler, konakçılarından aldıkları hastalıkları insanlara bulaştırabiliyor. ABD’de Lyme hastalığı oranları 2022’de 2017-2019 yıllık ortalamasına kıyasla yüzde 69 daha yüksekti. İngiltere’de ise Lyme vakaları 2024-2025 arasında yüzde 20’den fazla arttı.
Lloyd, “Patojenler neredeyse yalnızca insanların çevredeki yaşam biçimini değiştirmesi nedeniyle yayılıyor” diyor.
Kene nasıl bulaşır ve ne yapmalı?
Keneler nemli, karanlık ve gölgelik alanlarda, özellikle yaprak döküntülerinin içinde yaşar. Acıktıklarında çim yapraklarına tırmanır ve yanlarından geçen herhangi bir canlıya tutunmayı bekler. Vücuda ulaştıklarında genellikle yukarı doğru ilerleyerek diz arkası, göbek, kasık, koltuk altı veya kulak arkası gibi karanlık ve nemli bölgelere yerleşir. Isırık sırasında deriye nüfuz ederken acı veya kaşıntıyı engelleyen bir anestezik madde enjekte ederler.
Lloyd, keneyi bulmak için en iyi zamanın ısırmadan önce olduğunu söylüyor: “Kanınızı içmeye başlamadıysa size hastalık bulaştıramaz.” Dışarıda vakit geçirdikten hemen sonra duş almak, kenenin tutunma fırsatı bulamadan vücuttan uzaklaşmasını sağlayabilir. Aynanın karşısında veya ellerinizle tüm vücudu yoklayarak kene kontrolü yapın. Beslenmemiş bir kene haşhaş tohumu ya da susam tanesi büyüklüğünde bir kabartı gibi hissedilir; kan emmiş bir kene ise yaban mersini boyutuna kadar şişebilir.
CDC, kenenin vücutta kaldığı süre uzadıkça hastalık bulaştırma olasılığının arttığını, ilk 24 saat içinde çıkarılmasının bulaş riskini büyük ölçüde azalttığını belirtiyor.
Isırıldığınızda ne yapmalısınız?
Bay Area Lyme Foundation ile çalışan pediatrik enfeksiyon hastalıkları hekimi Dr. Charlotte Mao, ince uçlu bir cımbızla kenenin baş kısmından sıkıca ama nazikçe kavranıp yukarı doğru çekilmesini öneriyor. Mao, “Ağız parçalarının kopup deride kalmasını engellemeye çalışın” diyor. Isırık bölgesi ve eller sabunlu suyla ya da alkolle iyice yıkanmalı.
Kene tam olarak çıkarılamasa bile çıkarmaya çalışmak, hiç dokunmamaktan iyidir. Lloyd, “Kene üzerinizdeyken patojen bulaştırmaya devam edebilir” diyor ve ağız parçalarının organik olduğunu, zamanla çözüleceğini, asıl patojenlerin kenenin gövdesinde bulunduğunu ekliyor. Kene yanlışlıkla patlarsa eller iyice yıkanmalı ve ısırık bölgesi dezenfekte edilmeli; bu sıvılar da hastalık yayabilir.
Hem Mao hem de Lloyd, keneyi bir buzdolabı poşetine koyup dondurucuda saklamayı, mümkünse bulunduğu tarihi ve coğrafi konumu not etmeyi tavsiye ediyor. Isırıktan sonraki bir ay içinde grip benzeri belirtiler, yüzde sarkma, şiddetli baş ağrısı veya başka endişe verici sağlık sorunları ortaya çıkarsa, saklanan kene test edilebilir. Bay Area Lyme Foundation’ın web sitesi, bazıları posta yoluyla hizmet veren laboratuvarların listesini sunuyor. İngiltere’de ise kene, hükümetin Tick Surveillance Scheme programına veya uluslararası kene test laboratuvarlarına postalanabiliyor.
Mao, ısırık sonrasında birinci basamak sağlık hizmeti sunucusuna danışılması gerektiğini söylüyor. Hekim, Lyme hastalığının yanı sıra anaplazmoz, ehrlichiosis ve Rocky Mountain benekli humması gibi kenelerin sık yol açtığı diğer hastalıklara karşı genellikle tek doz doksisiklin içeren antibiyotik profilaksisi verebilir. Ancak Lloyd, alpha-gal (kırmızı ete ve diğer hayvansal ürünlere karşı alerji) ve babesiosis (grip benzeri belirtiler ve sarılığa yol açan paraziter enfeksiyon) gibi bazı kene kaynaklı hastalıkların antibiyotikle tedavi edilemediğini belirtiyor. Isırıktan sonraki haftalarda herhangi bir olağandışı belirti fark edildiğinde hemen doktora başvurulmalı.
Isırık bölgesinde genişleyen düz kırmızı veya boğa gözü şeklinde döküntü, erken Lyme hastalığının işareti olabilir. Bu durumda hekim, bölgesel sağlık otoritesinin önerisine bağlı olarak bir ila iki haftalık daha uzun süreli antibiyotik tedavisi başlatabilir.
Kendinizi nasıl korursunuz?
CDC, kene ısırığı riskini azaltmak için Environmental Protection Agency (EPA) onaylı Deet veya picaridin gibi böcek kovucuların, uzun kollu gömleklerin, uzun pantolonların ve kapalı ayakkabıların kullanılmasını öneriyor. Eve döndükten sonra giysilerin yüksek ısıda kurutma makinesinde kurutulması, kalan keneleri öldürüyor. Yürüyüş sırasında çalılık veya yaprak döküntülerine yaklaşmak yerine patikanın açık ortasında kalmak da koruyucu bir önlem.
Tıbbi ve veteriner entomolog Erika Machtinger, kenelerin yalnızca yürüyüşçüler ve avcılar için tehdit oluşturmadığını, yaşanılan bölgeye bağlı olarak insanların kendi arka bahçelerinde de kene tarafından ısırılabileceğini belirtiyor. Machtinger, dış mekanları daha güvenli hale getirmek için birkaç strateji öneriyor: Büyük gölgelik alanları önlemek için bitki örtüsünü budamak ve çimleri sık sık biçmek en basit müdahaleler. Taş duvarlar kemirgenler için çekicidir ve yüksek yoğunlukta kene barındırdığı gösterilmiştir; bu nedenle oyuklar kapatılmalı veya duvarlar tamamen kaldırılmalı.
Machtinger, kenelerle mücadelede en etkili yöntemin akarisit adı verilen kene öldürücü bir pestisit olduğunu söylüyor. Bazı ev sahipleri akarisitlerin tozlayıcılar ve diğer faydalı böcekler üzerindeki etkisinden çekiniyor. Daha yumuşak ve hedefe yönelik bir seçenek ise kene tüpleri: Farelerin bulup yuvalarına taşıdığı, permetrinle işlenmiş pamukla doldurulmuş karton rulolar. Bu yöntem, fareleri kenelere karşı adeta ilaçlamış oluyor.
Machtinger, evcil hayvan sahiplerinin kene ısırığı riskinin daha yüksek olduğunu, çünkü hayvanlarıyla dışarıda çok vakit geçirdiklerini ve evcil hayvanların keneleri vücutlarında taşıyabildiğini belirtiyor. Kedilerin keneleri temizlemede oldukça başarılı olduğunu söyleyen Machtinger, köpeklerin içeri girmeden önce kene kontrolünden geçirilmesini ve tüylerinin taranmasını öneriyor.



