İklim Eylem Takipçisi 35'e 35 elektrifikasyon hedefinin dört kat hızlanma gerektirdiğini vurguladı
COP31'e sayılı günler kala İklim Eylem Takipçisi'nin yayımladığı rapor, Türkiye ve Avustralya'nın önerdiği 35'e 35 elektrifikasyon hedefine ulaşmak için hızın bugünkünün yaklaşık dört katına çıkarılması gerektiğini ortaya koyuyor. Mevcut politikalarla elektriğin enerji tüketimindeki payı 2035'te yalnızca %28'de kalabilir.
COP31'e sayılı günler kala, hükümetlerin iklim hedeflerini ve emisyon azaltım performansını izleyen bağımsız girişim İklim Eylem Takipçisi (Climate Action Tracker) yeni bir rapor yayımladı. Raporda, Türkiye ve Avustralya'nın gündeme getirdiği küresel "35'e 35" elektrifikasyon hedefinin en etkili şekilde uygulanabilmesi için ülke ve sektör bazında somut hedeflere dönüştürülmesi ve elektrifikasyon hızının bugünkünün yaklaşık dört katına çıkarılması gerektiği belirtiliyor.
"35'e 35" hedefi, küresel nihai enerji tüketiminde elektriğin payını 2023'teki yaklaşık %24 seviyesinden 2035'e kadar %35'e yükseltmeyi amaçlıyor. COP31 Dönem Başkanlığı'nı yürüten Türkiye ile Müzakere Başkanlığı'nı üstlenen Avustralya, bu ölçütü 1,5 derece hedefiyle uyumlu iklim eylemlerine yön vermek üzere benimsedi.
Mevcut politikalar sürerse elektriğin nihai enerji tüketimindeki payı 2035'te yalnızca %28'e ulaşabilecek. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (International Energy Agency) değerlendirmesine göre bu gidişat, 2100 yılına kadar yaklaşık 2,5 derecelik küresel ısınmaya yol açacak bir senaryoya karşılık geliyor. Rapor, on yıllardır yetersiz kalan iklim eylemi nedeniyle dünyanın 1,5 derecelik ısınma eşiğini aşacağını da ifade ediyor. Hızlı ve temiz bir elektrifikasyon sürecinin, bu eşiğin ne ölçüde ve ne kadar süreyle aşılacağını sınırlamaya yönelik başlıca araçlardan biri olacağı vurgulanıyor.
Rapor, %35'lik hedefin ulaşılması gereken nihai sınır değil, daha yüksek bir iklim hedefi için asgari eşik olarak görülmesi gerektiğini vurguluyor. Paris Anlaşması'nın sıcaklık hedefiyle uyumlu senaryolarda elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının 2035'te %34 ile 41 aralığına ulaşması ve 2050'de %54 ile 68 seviyesine çıkması öngörülüyor.
Climate Analytics adlı kuruluşta görev yapan İklim Eylem Takipçisi'nin iklim ve enerji politikaları analisti Samuel Gueret, hedefin ancak bütüncül bir politika paketiyle anlam kazanacağını belirtiyor. Gueret hedefi şöyle değerlendiriyor:
"35'e 35 hedefi, iklim değişikliğiyle mücadelede eylemleri ilerletmek açısından kritik önem taşıyor. Ancak bu hedef, 1,5 derecelik ısınma eşiğinin aşılmasını sınırlamak ve küresel ısınmayı yeniden bu seviyenin altına indirmek için yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji verimliliğinin geliştirilmesi ve fosil yakıtların aşamalı olarak devreden çıkarılması gibi birbirini tamamlayan bir dizi eylemin parçası olmalı. Bu nedenle hedef, COP28'de kabul edilen yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği hedefleriyle birlikte bir paket olarak değerlendirilmeli."
35'e 35 hedefi, COP28'de kabul edilen iki hedefin yanına ek bir ölçüt olarak benimsendi. Söz konusu hedefler, 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kapasitesinin üç katına çıkarılmasını ve enerji verimliliğindeki yıllık iyileşme hızının iki katına yükseltilmesini öngörüyor.
Rapor, elektrifikasyon sürecinin tüm boyutlarını tek bir ölçütün yansıtamayacağı gerekçesiyle dört temel bileşenden oluşan bir değerlendirme çerçevesi öneriyor. Ekonomi genelini kapsayan referans ölçütler genel yönelimi ve iklim hedefleriyle bağlantıyı ortaya koyuyor. Sektörel referans ölçütler ise elektrifikasyonun hangi alanlarda gerçekleştirileceğini ve nihai kullanım sektörleri arasındaki farklılıkları belirliyor. Teknoloji kullanım göstergeleri hedefleri somut teknoloji gerekliliklerine dönüştürürken, kolaylaştırıcı göstergeler süreci elektrik sisteminin karbonsuzlaştırılmasıyla ilişkilendiriyor.
Raporda ayrıca elektrik iletim ve dağıtım şebekelerinin, ülkeler ve bölgeler arasındaki elektrik bağlantılarının, enerji depolama kapasitesinin, talep tarafı yönetiminin ve esnek işletim sistemlerinin elektrik talebindeki artıştan önce ya da en azından bu artışla eş zamanlı olarak geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ortak bir küresel hedefin tüm sektörlere ve ülkelere aynı şekilde uygulanmaması gerektiğini belirten rapor, adil bir dönüşüm için elektriğe erişimin ve elektriğin karşılanabilir maliyetlerle sunulmasının temel önemde olduğunu kaydediyor.