İngiltere hükümeti, aşırı sıcaklara uyumu gündeminin üst sıralarına taşırken NHS'ye her yaz tekrarlayan sıcaklık baskılarına karşı dayanıklılık kazanması talimatını verdi. Yvette Cooper'ın açıklamasıyla gelen bu uyarı, yalnızca sağlık sistemini değil, ulaşım, tarım, yargı ve eğitimi de kapsayan geniş bir krizin parçası.

Londra'da otobüs şoförleri, son sıcak dalgasında kabin sıcaklıklarının 40°C'ye yaklaşmasının ardından bu ay greve gitmeyi planlıyor. Şoförlerin çalıştığı otobüslerin çoğunda klima yerine yalnızca hava akışlı soğutma sistemleri bulunuyor. Belediye Başkanı Sadiq Khan, şoförlerin güvenli olmayan koşullarda çalışmaması gerektiğini belirtirken, özel işletmeci Arriva filosunu güncellemenin zaman alacağını ifade etti.

Kuraklık demiryollarını da bozuyor. İngiltere'nin güneyinde toprağın kurumasıyla setler güvensiz hale geliyor; traversler yerinden oynayabiliyor ya da düşebiliyor. Sıcaklık rayları büktüğü için işletmeciler güvenlik gereği hız sınırlarını düşürmek zorunda kalıyor. Karayollarında ise RAC, arıza çağrılarının beşte bir oranında arttığını bildirdi; artışın başlıca nedenleri aşırı ısınan motorlar ve ısınan yol yüzeylerinde patlayan lastikler.

Tarım, üst üste üçüncü kurak yılın etkisiyle kayıtlardaki en kötü hasatla karşı karşıya. Energy and Climate Intelligence Unit (ECIU) düşünce kuruluşunun analizine göre İngiltere genelinde tahıl ve yağlı tohum rekoltesi 2,5 milyon tona kadar düşebilir; bu, ekilebilir tarım yapan çiftçiler için 390 milyon sterlin gelir kaybı demek. Ot büyümesi yarı yarıya azaldığı için bazı hayvancılar, kış için ayırdıkları yemi şimdiden kullanmak durumunda kaldı. Yılın başı alışılmadık derecede yağışlı geçmesine rağmen çoğu çiftlik suyu yeterince depolayamıyor. Arazi sahiplerini temsil eden Country Land and Business Association (CLA), çiftliklerde küçük rezervuar yapımını kolaylaştıracak planlama reformları istiyor; bazı onarıcı tarım uygulamaları da toprakta daha fazla su tutulmasına yardımcı olabiliyor.

Wheat field in Worcestershire.jpg

ECIU gıda ve tarım analisti Tom Lancaster, çiftçilerin "iklim kıyamet döngüsüne" girme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Lancaster, "İlkbaharın başında çiftçiler daha iyi bir yıl umuyordu, ancak kurak nisan ve temmuz ile rekor kıran sıcaklıklar, çiftçileri üst üste üçüncü berbat hasatla burun buruna getirdi" dedi ve şöyle devam etti: "Tarım artık iklim değişikliğine ve getirdiği risk ve hasara en açık sektör. 2024'teki kayıtlara geçen en yağışlı kıştan, 2025'teki en sıcak yaza ve bu yılki benzeri görülmemiş sıcak ve kuraklığa kadar, tekrarlanan darbeler çiftçilerin gelecek yılın ürününü ekme kapasitesini baltaladıkça İngiltere tarımı bir iklim kıyamet döngüsüne girme tehlikesiyle karşı karşıya."

Üretimdeki düşüş tüketicilere yansıdı. Domatesin toptan fiyatı yüzde 60'tan fazla, göbek marulun fiyatı yüzde 90 ve patatesin fiyatı yüzde 40'tan fazla arttı. Küresel görünüm de kasvetli; giderek daha olası hale gelen süper El Niño, ithalatla açığı kapatma umutlarını daha da zora sokabilir.

İngiltere'de çalışanlar için yasal bir azami sıcaklık sınırı bulunmuyor. Özellikle bakımsız kamu binalarında çalışanlar zorlanıyor. Temmuz ayında Bristol'da bir yargıç, sanık bölmesinin sıcakta kullanılamaz hale gelmesi üzerine jüriye sanığı sanal bağlantıyla dinlemeleri gerektiğini söyledi. Bazı klima donanımlı kütüphaneler ise topluluklara "serin alanlar" olarak hizmet veriyor.

TUC Genel Sekreteri Paul Nowak, "Bir yaz süren sıcak dalgalarının ardından iklim krizine uyum sağlamamız gerektiği açık" dedi. Nowak, işverenlerin iç ve dış mekânda çalışanları düzenli molalar, esnek çalışma, uygun ekipman ve suya erişimle koruması gerektiğini, ancak yasal düzenlemenin de şart olduğunu vurguladı. "Sıcak dalgaları yeni normalimiz haline gelirken, sıcak havayla çalışmanın ve yaşamanın yollarını bulmalıyız" diyen Nowak, "Bu, azami çalışma sıcaklıklarına ilişkin yeni yasalar, binaları ve işyerlerini serin tutacak şekilde uyarlamak ve sorunu kökünden çözmek için iddialı iklim eylemi anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.

Eğitimde öğrenciler şu an tatilde olsa da, yaz döneminde bunaltıcı sınıflar bazılarını gözyaşlarına boğmuştu. Guardian'ın ortaya çıkardığına göre, İngiltere'nin yarısına yakınını ve Galler'in bir kısmını kapsayan hortum yasaklarına rağmen özel okullar çimlerini sulamaya devam etti. Climate Change Committee, 2050 yılına kadar tüm okullarda klima bulunması ve geleneksel okul takviminin yeniden düşünülmesi çağrısında bulundu. Climate Change Committee, sıcaklığın öğrencilerin sınav performansını etkileyebileceğine dair kanıtlar ışığında haziran ayında sınav yapmanın artık en mantıklı düzenleme olmayabileceğini belirtti.