BM Çevre Programı (UNEP) ile İklim ve Temiz Hava Koalisyonu (Climate and Clean Air Coalition, CCAC), iklim değişikliğiyle hava kirliliğini tek bir çerçevede değerlendiren yeni bir çalışma yayımladı. "Hidden assets: The economic and health case for climate and clean air action" başlıklı rapor, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve temiz ısıtma sistemleri gibi uygulanmaya hazır 25 çözüm önerisi getiriyor. Bu önlemlere ayrılan her 1 ABD doları, 15 dolar getiri sağlayabilir; milyonlarca hayat kurtarabilir ve sera gazı emisyonlarını önemli ölçüde düşürebilir.
Rapor, 25 önlemin hemen ve tamamen uygulamaya konması senaryosunu ayrıntılı biçimde hesaplamış. Buna göre 2050'ye kadar hava kirliliğiyle ilişkili 144 milyon erken ölüm ile yüz milyonlarca kronik hastalık vakası önlenebilir. Yüzyıl ortasına kadar küresel karbondioksit emisyonları yarıya indirilebilir; metan emisyonları %60 azaltılabilir. Siyah karbon, kükürt dioksit ve azot oksitler başta olmak üzere başlıca hava kirleticilerde %70'lik bir düşüş mümkün olabilir.
Daha uzun vadede ise yüzyıl sonuna kadar 1,4 derecelik ısınma engellenebilir. Aynı senaryoda küresel karbondioksit emisyonları yüzyıl sonunda net negatif seviyeye ulaşabilir, başlıca hava kirleticiler %85'e kadar azalabilir.
Çalışma, bu yatırımların ekonomik boyutunu karşılaştırmalı verilerle de bağlama oturtuyor. 2022'de küresel GSYİH'nın %2,18'i açık fosil yakıt sübvansiyonlarına harcanırken, 2023'te sağlık hizmeti harcamaları küresel GSYİH'nın %9,3'üne ulaştı.
Türkiye'de hava kirliliğinin faturası 138 milyar dolar
Hava kirliliği Türkiye ekonomisi için de ağır bir yük oluşturuyor. Temiz Hava Hakkı Platformu'nun (THHP) 2025'te yayımladığı Kara Rapor, hava kirliliğinin Türkiye'ye yıllık maliyetini 138 milyar dolar olarak hesapladı. Rapora göre kirlilik, Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği seviyeye düşürülürse Türkiye'de her yıl en az 60 bin hayat kurtarılabilir.
THHP Yürütme Kurulu Üyesi ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan, rapordaki önlemlerin Türkiye'de de hayata geçirilmesinin hem bu ekonomik yükü hafifletebileceğini hem de her yıl hava kirliliği nedeniyle gerçekleşen 62 binden fazla ölümü önleyebileceğini belirtti. İklim değişikliğiyle hava kirliliğinin ayrı sorunlar olarak ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Çağlayan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Her ikisinin de başlıca kaynakları büyük ölçüde ortak, fosil yakıtlar. Dolayısıyla iklim eylemi ile temiz hava politikalarını birlikte tasarladığımızda ve fosil yakıtlardan çıkışı önümüzde somut bir hedef olarak koyduğumuzda, hem halk sağlığını korumak hem sera gazı emisyonlarını azaltmak mümkün."
Çağlayan, Türkiye açısından en somut adımlardan birinin elektrik üretiminde kömür kullanımından vazgeçmek olduğunu sözlerine ekledi. 2024 verilerine göre sera gazı emisyonlarında dünyada 17. sırada yer alan Türkiye, bu adımla iklim krizinin çözümüne küresel ölçekte anlamlı bir katkı sunabilir. Çağlayan, "COP31 Başkanlığını üstlenen Türkiye'den, kömürden çıkış için tarihli ve somut bir plan ortaya koymasını ve bu planı güçlü bir adil geçiş stratejisiyle desteklemesini ısrarla talep etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
