İngiltere'nin su yollarına bırakılan ham kanalizasyonun büyük bölümü, yasaların izin verdiği koşulların dışında gerçekleşiyor olabilir. Kampanyacı Prof. Peter Hammond'ın yeni analizine göre, son iki yılda kaydedlenen deşarj saatlerinin yaklaşık %86'sı şiddetli yağışın olmadığı normal hava koşullarında meydana geldi; bu deşarjların potansiyel olarak yasa dışı olduğu anlamına geliyor.

Birleşik Krallık yasaları, ham kanalizasyonun "normal" hava koşullarında su yollarına bırakılamayacağını öngörüyor. Ne var ki düzenleyici kurum Environment Agency (EA), bugüne kadar "normal" havanın ne anlama geldiğini netleştirmemişti. Hammond, Southern Water'a 2021'de açılan bir dava dosyasından elde ettiği ve daha önce kamuoyuna açıklanmamış "şiddetli yağış" tanımını kullanarak bu belirsizliği giderdi. EA'daki bir kaynağın kendisine gönderdiği mahkeme belgelerinde, su şirketlerinin yalnızca "şiddetli" yağışta, yani "normal" koşulların ötesinde deşarj yapabileceği teyit ediliyordu.

Windrush Against Sewage Pollution bünyesinde çalışan ve raporları Parlamento'da ve ekonomik düzenleyici Ofwat'ın yaptırım kararlarında atıf alan Hammond, İngiltere genelinde 30 milyondan fazla kişiye hizmet veren dokuz su şirketinin tamamına ait 350'den fazla taşkın savak çıkışını inceledi. Analiz, en büyük atık su arıtma tesislerinin tamamını ve daha küçük tesislerden temsili bir seçkiyi kapsadı. Hammond, en iyi performansı gösteren su şirketinde dahi son iki yıldaki potansiyel yasa dışılık oranının %70'in üzerinde olduğunu belirtti.

BBC News'e konuşan Hammond, "Bu tam anlamıyla skandal. Hem zayıf düzenlemeyi istismar eden su şirketleri açısından hem de işini gerektiği gibi yapmayan Environment Agency açısından" dedi.

Environment Agency ise Hammond'ın kullandığı "şiddetli yağış" tanımının yalnızca Southern Water tesisleri için geçerli olduğunu, İngiltere'nin farklı bölgelerinde farklı yağış seviyeleri ve eşikler bulunduğunu öne sürdü. Hammond, analizini bölgesel yağış farklılıklarını dikkate alarak da tekrarladığını ve deşarjların büyük kısmı nispeten düşük yağış seviyelerinde gerçekleştiği için potansiyel yasa dışılık düzeyinde anlamlı bir değişiklik olmadığını aktardı.

Su şirketlerini temsil eden Water UK sözcüsü, BBC'ye yaptığı açıklamada şunları söyledi: "High Court ve Office for Environmental Protection (OEP)'nin de teyit ettiği üzere, deşarjlar yalnızca 'olağanüstü durumlarda' veya önlenmesi teknik olarak mümkün olmakla birlikte aşırı maliyet gerektirecekse yapılmalıdır." Sözcü, "Her hâlükârda tüm deşarjları sona erdirmek istiyoruz ve fiziksel olarak mümkün olan en kısa sürede bunları durdurmak için çalışıyoruz" diye ekledi.

Environment Agency'nin denetim rejimi daha önce de sorgulanmıştı. Bağımsız kamu kuruluşu OEP, 2024'te EA'nın kanalizasyon deşarjlarına ilişkin mevzuatı doğru uygulamadığına ve su şirketlerinin yasada belirtilen "olağanüstü durumlar" yerine "normal" havalarda deşarj yapmasına izin verdiğine hükmetti. Bu raporun ardından EA geçen yıl yayımladığı yeni kılavuzla deşarjların normal hava koşullarında yapılmaması gerektiğini netleştirdi.

Buna karşın EA, BBC ile yaptığı e-posta yazışmasında deşarjların yalnızca "olağanüstü durumlarda" yapılması gerektiğini teyit etmekten kaçındı; yasaların ihlali halinde "her zaman harekete geçeceğini" bildirdi. Kurumun sözcüsü, cezai mahkûmiyet için gereken katı yasal şartlar nedeniyle tesis ve izin koşullarının yanı sıra yağış toplamları gibi çok sayıda faktörü değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti. "Normal" hava koşullarındaki deşarjlarla ilgili tamamlanmış veya devam eden yaptırım faaliyetlerine dair bilgi talebine ise "devam eden yasal süreçleri" gerekçe göstererek yanıt veremedi.

İngiltere'nin kanalizasyon sorunları büyük ölçüde, yağmur suyunu evsel atıklarla aynı boru şebekesine yönlendiren birleşik sistemden kaynaklanıyor. Yağışlı havalarda yeterli kapasite bulunmadığında sistem ve atık su arıtma tesisleri hızla aşırı yüklenebiliyor. Son yıllarda nehirlere, göllere ve denizlere bırakılan ham kanalizasyon miktarına yönelik kamuoyu farkındalığı ve öfkesi giderek artıyor.