Thames Water, Salı günü Londra ve Thames Vadisi'ndeki 10 milyondan fazla müşterisini kapsayan hortum yasağını duyurdu. Yasağın Perşembe günü resmen başlaması planlanıyor; ancak şirket müşterilerinden tarihi beklemeden su kullanımını azaltmalarını istedi. Bu adımla birlikte hafta sonuna kadar ülke genelinde 23 milyon kişi su kısıtlamalarından etkilenmiş olacak. Thames Water stratejik kaynaklar direktörü Nevil Muncaster, "Bu adımı, herkes için su kaynaklarını ve çevreyi korumak gerekli olmasaydı atmazdık" dedi.
South East Water ise Pazartesi günü Kent'te zaten yürürlükte olan yasağını Sussex, Surrey, Hampshire ve Berkshire'daki 2,4 milyon müşteriyi kapsayacak biçimde genişletti. Genişletilmiş yasağın Cumartesi günü yürürlüğe girmesi planlanıyor. Affinity Water, Anglian Water, Cambridge Water, Southern Water ve South West Water müşterileri için hortum yasağı halihazırda yürürlükte.
Aylardır süren kurak ve sıcak hava, üç sıcak hava dalgasıyla birleşerek su kaynaklarını ciddi biçimde azalttı. İngiltere ve Galler, kayıtlardaki en kurak ilkbaharı yaşadı. Salı günü toplanan National Drought Group (NDG), İngiltere'de sekiz bölgenin kuraklık ilanından bir önceki aşama olan "uzun süreli kurak hava" kategorisinde olduğunu açıkladı. Hükümet, su şirketleri, meteoroloji uzmanları, çiftçiler ve doğa korumacılarını bir araya getiren bu resmi organ, aşırı hava koşullarının yalnızca su şirketlerini değil çevreyi ve gıda üretimini de sert biçimde etkilediğini vurguladı.
Thames Water, bölgesinin ilkbaharda normal yağışın yalnızca %40'ını aldığını bildirdi. Su talebi Thames Vadisi ve çevre illerde normalin %10, Londra'da ise %7 üzerinde seyretti. Şirketin verilerine göre talepteki günlük 100 milyon litrelik (22 milyon galon) artış, şebekeye Manchester kentinin tamamını eklemekle eşdeğer.
Nehirlerin yalnızca %13'ü mevsim normallerinde akıyor. Ulusal rezervuar doluluk oranı %78,8 ile uzun vadeli ortalamanın yaklaşık %5 altında. Olağanüstü yağışlı bir kışa rağmen kuraklık artık kaçınılmaz görünüyor; özellikle güney ve güneydoğuda su kaynakları ciddi biçimde azaldı.
National Drought Group üyeleri, aşırı havanın tarımı da baskı altında tuttuğuna dikkat çekti. National Farmers' Union başkan yardımcısı Paul Tompkins, çiftçilerin erken olgunlaşan ürünleri hasat etmek, meyve ve sebzeleri sulamak ve hayvanlarına bakmak için gece gündüz çalıştığını söyledi. Tompkins, "2024 ve 2025'te hem kuraklık hem de sel felaketleri yaşayan birçok tarım işletmesi için bu yıl da zor ve maliyetli bir hasat dönemi olabilir" dedi.
Ülke genelinde 53 orman yangını çıktı; yangınlar verimli tarım arazilerini ve hassas koruma alanlarını vurdu. Forestry Commission'a yangınlar konusunda danışmanlık yapan Rob Gazzard, toprak ve bitki örtüsündeki nem kaybının doğal yangın direncini önemli ölçüde azalttığını belirtti. Gazzard, "Bu durum bitki örtüsünün tutuşma olasılığını artırmakla kalmıyor, yangın başladıktan sonra şiddetini de yükseltiyor. Yangınlar hızla yayılıyor ve kontrol altına alınmaları güçleşiyor" dedi.
Sıcaklıklar son günlerde yaz başında haftalarca süren rekor sıcaklardan geri çekildi; ancak kurak havanın sona ermesine dair bir işaret yok. Met Office baş meteoroloğu Will Lang, "İngiltere'nin büyük bölümü yazın ilk yarısını belirgin biçimde sıcak ve kurak geçirdi; Temmuz ayı özellikle kuraktı ve bazı bölgelerde bu ay hiç yağış kaydedilmedi" dedi. Lang, Ağustos başında yer yer yağış ihtimali olduğunu, ancak öngörü ayrıntılarına ilişkin güvenirliğin düşük olduğunu ve özellikle güneyde yağışın yaygın veya önemli olmasının beklenmediğini sözlerine ekledi.
Bu ayın başlarında yayımlanan bir rapor, atmosferdeki karbon kirliliğinin sıcaklıkları yükseltmesiyle birlikte Birleşik Krallık'ta aşırı iklim olaylarının giderek normalleştiğini ortaya koymuştu.



