Dünyadaki yaklaşık 19.000 kelebek türünün onda biri, artık eskiden bulunduğu yerlerden farklı bölgelerde görülüyor. Nature Ecology & Evolution dergisinde 5 Ağustos 2026'da yayımlanan araştırma, kelebeklerin iklim değişikliği ve habitat kaybı nedeniyle küresel çapta yer değiştirdiğini ortaya koydu.

Çalışmanın başyazarı, Melbourne'deki Monash University Global Change Ecology Lab başkanı Shawan Chowdhury, "Kelebek türlerinin bulundukları her kıtada yayılım alanlarını değiştirdiğini tespit ettik. Ölçek hayret verici" dedi.

Burnsius communis

Brezilya'da parlak mavi Godartiana byses sıcaklık artışıyla güneye kayarken, Avrupa'da nesli tehlike altındaki Danube clouded yellow yoğun tarım nedeniyle geriliyor. Geçmiş araştırmalar çoğunlukla Kuzey Amerika ve Avrupa'ya odaklanmıştı; oysa kelebek türlerinin asıl yoğunlaştığı yerler tropik bölgelerdeki biyoçeşitlilik sıcak noktaları.

Chowdhury ve ekibi bu eksikliği gidermek için İngilizce bilimsel makalelerin ötesine geçti. İngilizce dışındaki dillerde yayımlanmış çalışmaları taradı ve 49 ülkeden 68 kelebek uzmanıyla anket yaparak saha gözlemlerini derledi. Chowdhury, "İngilizce olmayan çalışmaları ve uzman bilgisini dahil ettiğimizde tamamen farklı bir küresel tablo ortaya çıktı" diyor ve ekliyor: "Bu kaynaklar olmasaydı, özellikle böcek türlerinin yüzde 80'inin yaşadığı tropik bölgelerdeki kilit örüntüleri gözden kaçırarak küresel yayılım değişimlerini büyük ölçüde hafife alırdık."

Yayılım alanı değişikliği bildirilen 1.758 türün yüzde 80'i daha önce görülmedikleri yerlere yayıldı. Bu genişleme, böceklerin zaten tolere edebilecekleri sıcaklık sınırlarında yaşadığı tropik kuşakta yoğunlaştı. Buna karşılık türlerin yaklaşık yüzde 30'u bazı bölgelerde daralma yaşadı; bu olgu ağırlıklı olarak Avrupa ve Kuzey Amerika'da belgelendi. Türlerin yüzde 22'si ise yükselti değiştirerek daha yüksek noktalara taşındı; bu durum çoğunlukla sıcaklık artışından kaçışla ilişkilendiriliyor.

Nedenleri belirlenen türlerin yüzde 79'unda iklim değişikliği başlıca etken olarak saptandı. Yayılım alanı daralan türlerde ise en sık habitat tahribatı ve tarım faaliyetleri sorumlu tutuldu.

Yazarlar, bu kitlesel yer değiştirmelerin koruma çabalarını yeniden düşünmeyi gerektirdiğini vurguluyor. Önerileri arasında, iklim değiştikçe bir tür için en uygun koşulları sağlayacak alanların belirlenip korunması; tarım gibi faaliyetlerden kaynaklanan zararların azaltılması; farklı habitat parçalarını birbirine bağlayan arazilerin muhafaza edilmesi ve koruma altına alınacak araziler seçilirken türlerin gelecekte nereye hareket edebileceğinin öngörülmesi yer alıyor.

Chowdhury, kelebeklerin yalnızca estetik değerleriyle değil, ekosistemlerin durumuyla ilgili erken uyarı işleviyle de kritik olduğunu söylüyor: "Kelebekler erken uyarı göstergeleridir. Yayılım alanları bu kadar dramatik biçimde değişiyorsa, bu ekosistemlerde derin değişikliklerin sinyalidir."