Küresel ısınma, "değişimin habercisi" olarak bilinen kelebekleri tüm kıtalarda yer değiştirmeye zorluyor. Nature Ecology & Evolution dergisinde yayımlanan araştırma, 105 ülkedeki 1758 kelebek türünün dağılımındaki dönüşümleri inceledi ve türlerin yaklaşık onda birinin coğrafi dağılım alanını genişlettiğini, daralttığını ya da daha yüksek rakımlara göç ettiğini ortaya koydu. Avustralya'daki Monash University bünyesindeki Küresel Değişim Ekolojisi Laboratuvarı'nın başkanı Dr. Shawan Chowdhury, iklim değişikliği ve aşırı hava olaylarının etkisiyle yaşanan dönüşümün boyutlarını "şaşırtıcı" olarak nitelendiriyor.

"Kelebekler, erken uyarı göstergeleridir ve tüm gezegen için bir uyarı sinyali veriyor. Dağılım alanları bu kadar dramatik biçimde değişiyorsa, bu durum ekosistemlerin genelinde çok daha derin değişimlerin yaşandığını gösterir."

Oedipus and the Sphinx

Dağılım alanı değişen kelebeklerin yaklaşık %80'i, sıcaklıkların yükselmesiyle iklim koşullarının daha elverişli hâle geldiği yeni bölgelere yayıldı. Genişlemeler tüm kıtalarda, özellikle tropikal bölgelerde gözlendi. Buna karşılık daralmalar ağırlıklı olarak Avrupa ve Kuzey Amerika'da yaşandı; rakım değişiklikleri ise neredeyse tamamen Kuzey Yarımküre'de kaydedildi. Araştırmaya göre türlerin yaklaşık %27'sinin dağılım alanı daraldı ve bu türler arasında Birleşik Krallık'ın en küçük kelebeği Cupido Minimus da bulunuyor. Bu kelebek, geçmişte yaşadığı bazı bölgelerden tamamen kayboldu.

Bazı türler ise şaşırtıcı derecede hızlı hareket ediyor. Hindistan, Bangladeş ve Sri Lanka'ya özgü kahverengimsi coster kelebeği 2012 yılında Avustralya'ya ulaştı ve o tarihten bu yana yılda yaklaşık 135 kilometre hızla yayılmaya devam ediyor. Chowdhury, dağılım alanının genişlemesinin her zaman olumlu bir gelişme anlamına gelmediğine dikkat çekiyor: Böcek daha az elverişli yaşam alanlarına doğru ilerliyorsa ve popülasyonu düşükse, bu genişleme türün geleceği açısından iyiye bir işaret olmayabiliyor.

İklimin yanı sıra insani faaliyetler de dağılımı şekillendiriyor

Değişimlerin başlıca nedeni iklim değişikliği ve aşırı hava olayları olsa da, yaşam alanlarının kaybı ile tarımsal faaliyetler de önemli rol oynadı. Almanya'da Boloria aquilonaris, bataklıkların kurutulması nedeniyle doğal yaşam alanının büyük bölümünü yitirdi. Romanya'da tarımsal üretimin yoğunlaşması Colias myrmidone türünün dağılım alanının daralmasına yol açtı. Brezilya'da ise mavi kelebek türü Godartiana byses, iklimin ısınmasına bağlı olarak Rio de Janeiro ve Bahia eyaletlerinden Sao Paulo'ya kadar yayılımını genişletti.

kelebek

Chowdhury, bazı türlerin dağılım alanlarının bir bölümünde genişlerken başka bir bölümünde daraldığını ve bunun "oldukça endişe verici" olduğunu belirtiyor:

"Bu türlerin geleceğinde ne olacağını gerçekten bilmiyorsunuz; uzun vadede nesli tehlike altındaki türler hâline mi gelecekler, yoksa en düşük risk kategorisinde mi kalacaklar, bunu öngörmek çok zor."

Araştırmacı, dünya genelindeki kelebek koruma planlarının, özellikle iklim değişikliğinin etkisiyle yer değiştiren türleri dikkate alacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor. Avustralya'da yürütülen yeniden ağaçlandırma ve yaşam alanı restorasyonu çalışmaları, yerli bitkiler üzerindeki kelebek larvalarının sayısının yaklaşık beş kat arttığını gösterdi; bu sonuç, doğru koruma stratejilerinin türlerin toparlanmasına katkı sunabileceğini ortaya koyuyor.