Küresel emisyonların %3'ünden sorumlu olan deniz taşımacılığı sektörünü temiz yakıtlara geçirmeyi amaçlayan bir anlaşma, Londra'daki dört günlük kapalı görüşmelerin ardından daha olası hale geldi. Müzakereleri yürüten International Maritime Organization (IMO), "yapıcı tartışmalar" yaşandığını ve grupta "somut ilerleme için gerçek bir isteklilik" bulunduğunu açıkladı.
Görüşmelere katılan Opportunity Green adlı sivil toplum kuruluşunun kıdemli direktörü Em Fenton, katılımcıların "zorlu çok taraflı bir anlaşmanın güvenilirliğini, hırsını ve adaletini baltalamaya yönelik açık girişimler karşısında güçlü bir dayanışma ruhu sergilediğini" söyledi.
Çoğunluk desteği var, siyasi zorluk da
Hükümetler, Nisan 2025'te gemi sahipleri için emisyon azaltım hedefleri belirleyen, hedeflere ulaşana finansal ödüller ve hedefleri kaçıranlara cezalar uygulayan bir "Net-Zero Framework" (NZF) üzerinde geçici olarak anlaşmıştı. Ekim 2025'te ABD Başkanı Donald Trump'ın üst düzey müdahalesi ve ABD'nin yaptırım ile vize kısıtlaması tehditleri sonucunda çerçevenin kabulü bir yıl ertelendi.
Geçen haftaki Londra görüşmelerine ilişkin UCL analizine göre, görüş bildiren ülkelerden 38'i NZF tarzı bir çözümden yana olurken 17'si karşı çıktı. UCL, karşı çıkanların tutarlı olarak fosil yakıtına yakın duran hükümetlerden oluştuğunu belirtti. Muhalefet cephesinde ABD, Rusya, Hindistan, Tayland, Arjantin, Ekvador, Uruguay, sekiz petrol zengini Körfez ülkesi ile gemi sahiplerine bağımlı Liberya ve Panama yer alıyor. NZF tarzı bir anlaşmayı destekleyenler ise Çin, Brezilya, Meksika, Türkiye, Kanada, Avustralya, Şili, dokuz Afrika ülkesi, çoğu Avrupa ülkesi ve küçük adalar.
Yeni bir çerçevenin kabul edilebilmesi için, Marpol Annex VI adlı düzenlemeye imza atmış 100'den fazla devletin 2/3'ünün oyu gerekiyor. Nisan 2025'te hükümetler bu çoğunluğu sağlamıştı.
UCL analizi, medyada NZF'ye karşı güçlü pozisyon alan hükümetlerin müzakerelerde daha uzlaşmacı davranmasının "güven verici" olduğunu belirtti. Ancak çoğunluk desteği bulunsa da NZF'nin kabulünün siyasi açıdan zor olacağı uyarısında bulundu. UCL, buradan sonraki sürecin büyük ölçüde yeni bir paket oluşturmaktan ibaret olabileceğini, ancak bu paketin hedefler açısından benzer sonuçlar doğurmasının beklendiğini savundu.
Uzlaşmanın riskleri
Yıllarca süren müzakerelerin sonucu olan NZF'de değişiklik yapılması riskler taşıyor. UCL, örneğin değişikliklerin düşük gelirli ülkeler için planlanan desteği azaltabileceği ve bu ülkelerin çerçeveye karşı çıkmasına yol açabileceği uyarısında bulundu. Fenton, uzlaşmanın "denizcilik geçişinde adalet ilkesinden vazgeçmek" anlamına gelmemesi gerektiğini vurguladı.
UCL'ye göre, gemi sahiplerinin emisyonlarını azaltma veya ceza ödeme hızı kısa vadede düşürülebilir, ancak yüzyılın ortasında net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için uzun vadede artırılması gerekecek. Bu uzlaşmayı NZF destekçisi Brezilya önerdi.
Ancak Institute of Marine Engineering, Science and Technology (IMarEST) analizine göre bu değişiklik, orijinal NZF yörüngesinden daha fazla toplam emisyon anlamına geliyor. UCL, değişikliğin hidrojen bazlı metanol ve amonyak gibi daha yeşil seçenekler yerine denizcilik yakıtı olarak sıvılaştırılmış doğal gazı (LNG) teşvik edebileceği uyarısında bulundu.
UCL ve Rocky Mountain Institute'un analizine göre, NZF'nin daha yavaş başlaması kısa vadede taşıma maliyetlerini düşürse de, sektörün daha kirli yakıttan temiz yakıta geçişinin maliyetleri nedeniyle uzun vadede maliyetleri artıracak.
Mevcut çerçeve bile yeterli değil
IMarEST analizi, NZF'nin mevcut haliyle — masadaki en hırslı anlaşma olarak — denizcilik sektörünün emisyon azaltım hedeflerini karşılaması için yeterli olmadığını ortaya koyuyor. Analize göre, sektörün 2008 ile 2030 arasında emisyonları %20 azaltma, 2040'a kadar %70 azaltma ve ardından "2050'ye kadar veya civarında" net sıfıra ulaşma hedeflerini yerine getirebilmesi için yalnızca Pasifik önerisi yeterli olacak. Bu öneri, gemilerin yalnızca belirli bir seviyenin üstündeki emisyonlarına değil, toplam emisyonlarına vergi konulmasını öngörüyor. Ancak bu önerinin kabul edilmesi son derece düşük ihtimal.
Sonraki adımlar
Ek görüşmeler 23-27 Kasım ve 30 Kasım-3 Aralık tarihlerinde yapılacak. Ardından 4 Aralık'ta resmi müzakerelerin son turu başlayacak.
