Greenpeace Türkiye, "İçinde Ne Var?" kampanyasının ikinci analizinde İstanbul'un Sultanbeyli, Sancaktepe, Ataşehir ve Kadıköy ilçelerindeki A101, BİM, CarrefourSA, Migros ve ŞOK marketlerinden limon örnekleri topladı. Eylül ayında gerçekleştirilen örnekleme, uluslararası akredite bir laboratuvarda incelendi.
Her örnekte çoklu pestisit
Analiz, 20 örneğin tamamında kokteyl etki — birden fazla pestisit etken maddesinin aynı üründe bir arada bulunması — tespit etti. Toplam 144 pestisit kalıntısı ölçüldü; bu, ürün başına ortalama 7,2 pestisit anlamına geliyor.
Zincir bazında ortalama pestisit sayıları şu şekilde dağıldı:
- A101: 8,25
- BİM: 8,25
- CarrefourSA: 7,5
- Migros: 6,5
- ŞOK: 5,5
En yüksek pestisit sayısı A101'de kaydedildi; iki ayrı örnekte 10'ar farklı pestisit ortaya çıktı.
Dört ihlal: üçü BİM'de, biri Migros'ta
20 örneğin dördünde yasal limit aşımı tespit edildi. İhlal edilen dört üründen üçü BİM'den, biri Migros'tan alındı. BİM'de ihlal tespit edilen üç üründen ikisinde ikişer ayrı limit aşımı yer aldı. CarrefourSA, ŞOK ve A101'in numunelerinde limit aşımına rastlanmadı.
Market Karnesi: Taahhütler ve raf gerçekliği
Greenpeace, analizlerle birlikte bir Market Karnesi geliştirdi. Çeşitli aralıklarla güncellenecek karneler, marketlerin kamuoyuna açıkladığı politika taahhütlerini "Kurumsal Taahhütler" başlığı altında 75 puan üzerinden, bağımsız laboratuvarda test edilen numunelerin sonuçlarını ise "Raf Gerçekliği" başlığı altında 25 puan üzerinden değerlendiriyor. Sınırlı sayıda örneklem üzerinden analiz yapıldığı için pestisit sonuçlarına düşük puan ayrıldı.

Kurumsal Taahhütler ekseninde Migros ve ŞOK, kısmi şeffaflık taahhütleri sebebiyle puan aldı. Migros, kampanyanın analiz sonuçlarının açıklanması talebine karşılık vererek sonuçlarını yayımlamaya başladı.
Greenpeace'ten dört sistemsel talep
Greenpeace Türkiye, organize perakende pazarını yöneten beş zincirden vitrinlik sürdürülebilirlik projeleri yerine dört ana dönüşüm talep ediyor:
- Tam şeffaflık: Tüm yaş meyve-sebze tedarik zincirinde bağımsız laboratuvar denetimlerinin standartlaştırılması ve sonuçların şeffafça yayımlanması.
- Kokteyl etkisine sıfır tolerans: Yasal sınırların altında dahi olsa, bir üründe en fazla 3 farklı pestisit etken maddesine izin verilmesi.
- Maksimum kalıntı limitlerinin iyileştirilmesi: Perakendecilerin kendi iç standartlarını kurgulayarak devletin belirlediği limitleri %20 oranında daha katı bir kabul kıstasına çekmesi.
- Çiftçi refahının korunması: Zehirsiz ve ekolojik üretime geçiş için çiftçiye teşvik, zirai mühendis desteği, prim ve adil sözleşme sunulması; tarladaki dönüşüm maliyetinin salt üreticiye yıkılmasının önüne geçilmesi.
Greenpeace Türkiye Direktörü Berkan Özyer, Migros'un analiz sonuçlarını açıklamaya başlamasını kampanyanın temel taleplerinden birine verilen ilk karşılık olarak değerlendirdi. Özyer, "Kampanyamızın temel taleplerinden olan analizlerin açıklanması talebine ilişkin ilk karşılığı aldık. Migros da analiz sonuçlarını açıklamaya başladı. Bu gelişme, kampanyaya destek veren herkesin çabası sayesinde oldu. Diğer marketlerden de analiz sonuçlarında şeffaflık sağlanması için adım atmalarını bekliyoruz" dedi.
Özyer, limonda karşılaşılan tablonun çoklu pestisit sorununu yeniden gözler önüne serdiğini belirterek şöyle devam etti: "Limitler dahilinde olsa da çoklu pestisit zararından kaçınmalıyız. Marketlerin, en fazla 3 farklı pestisit etken maddesine izin verilmesi talebimizi de değerlendirmelerini bekliyoruz. Sağlıklı gıdaya erişim için marketleri ellerindeki gücü kullanmaya ve bu konudaki taleplerimize karşılık vermeye çağırdığımız 'İçinde Ne Var?' kampanyamıza desteklerin sürmesini bekliyoruz."
