Onlarca ülke, Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi'nin (UNCCD) 17. Taraflar Konferansı (COP17) için 17 Ağustos'ta Moğolistan'ın başkenti Ulan Batur'da bir araya geldi. 28 Ağustos'a kadar sürecek görüşmelerin öncelikli gündemini, savunmasız ülkelerin kuraklık ve arazi bozulumuyla mücadelesine destek olmak amacıyla taahhüt edilen 12 milyar dolardan fazla kaynağın somut projelere dönüştürülmesi oluşturuyor.

UNCCD İcra Sekreteri Yasmine Fouad, müzakerelerin "çok taraflılığa dair olumlu bir sinyal vereceğini" ifade etti. Fouad, gıda güvencesini tartışmaların odak noktası olarak tanımladı ve arazi iyileştirme ile verimli toprak arasındaki bağlantıyı vurguladı: "Araziyi iyileştirmek için ne kadar çok çalışırsanız, gıda güvencesini sağlamak adına o kadar verimli toprağa sahip olursunuz. Bu tür bir söylem, finansal [girişimlerimizin] bir parçası olmalı."

COP17 görüşmelerinin merkezinde, Suudi Arabistan liderliğinde 2024 yılında kurulan Riyad Küresel Kuraklık Direnci Ortaklığı'nın işlerlik kazanması yer alıyor. Bu fon ve ilgili girişimler çerçevesinde ülkeler ve kurumlar, kuraklık ile arazi bozulumundan olumsuz etkilenen 74 ülkeye yardım etmek amacıyla yedi yıl içinde 12 milyar dolar taahhüt etti. Taahhüt edilen miktarın tamamı kamu sektöründen geldi; Fouad, gıda şirketleri, tekstil üreticileri ile su ve tarım ürünlerine yoğun bağımlı diğer sektörlerin de sürece katılması gerektiğini belirtti.

Suudi Arabistan Çevre Bakan Yardımcısı Osama Faqeeha, arazi bozulması ve kuraklığın gıda ve su güvencesi, biyoçeşitlilik, iklim dayanıklılığı ile dünya nüfusunun neredeyse yarısının refahı üzerinde ciddi etkilere sahip olduğunu söyledi. Faqeeha, 2024'te Riyad'da düzenlenen COP16'yı "küresel farkındalık ile arazi yönetimi ve kuraklıkla mücadeleye yönelik eylem kararlılığında tarihi bir dönüm noktası" olarak değerlendirdi. Suudi Arabistan, COP16'ya ev sahipliği yapmakla kalmadı; müttefikleriyle birlikte daha büyük topluluklar ve kurumlar aracılığıyla ortaklaşa yüksek miktarlarda fon vaadinde bulundu.

GreeningdesertTharIndia.jpg

UNCCD tahminlerine göre bozulan arazileri onarmak, çölleşmeyi durdurmak, kuraklığa karşı korunmak ve toprağı yeniden ıslah etmek için bu on yılın sonuna kadar yaklaşık 2,6 trilyon dolara ihtiyaç var. Taahhüt edilen 12 milyar dolar bu devasa gereksinimle kıyaslandığında sınırlı kalıyor. Fouad, yine de taahhütlerin ileriye dönük önemli bir adım teşkil ettiğini ve küresel çevre finansmanına katkı sunabileceğini dile getirdi. Fouad, 70'ten fazla ülkenin kuraklık yönetim planlarını sunduğunu ve bu planların somut projelere dönüştürülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

UNCCD, 1992 yılında Rio de Janeiro'daki Dünya Zirvesi'nde hayata geçirilen üç çevre anlaşmasından biri olarak imzalandı. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (CBD) ile birlikte imzalanan anlaşma, son 30 yılda üçü arasında en az ilgi gören ve kayda değer pek az ilerleme sağlanan konumda kaldı. UNFCCC, 2015 Paris Anlaşması'nın da temelini oluşturdu.

ABD, Donald Trump'ın Paris Anlaşması ile UNFCCC'den ayrılma kararına karşın UNCCD'deki üyeliğini korumaya devam ediyor. Suudi Arabistan ise sera gazı emisyonlarına yönelik adımları ve UNFCCC toplantılarında fosil yakıtların adının dahi geçmesini engellemesiyle bilinen bir petrol devleti olarak öne çıkarken, UNCCD'ye coşkulu destek veriyor.

Dünya genelinde rekor sıcaklıklar ve su kıtlığı hasatlara zarar verirken, ülkeler gıda fiyatlarındaki artışlara karşı hazırlık yapıyor. Dünya Gıda Programı (WFP), etkisini yavaş yavaş göstermeye başlayan "süper El Niño" hava sisteminin 50 milyon insanı daha açlığa sürükleyebileceğini tahmin ediyor.