Nepal'in çalılık yamaçlarında yaşayan orta boylu, kahverengi üst tüylü ve siyah çizgili kuş, Haziran ayında ülkenin güney ovalarında bir ilke imza attı. Ornitologlar Hathan Chaudhary ve Suraj Baral, Madhesh eyaletinin ormanlarında yaklaşık 443 metre (1.450 fit) yükseklikte dikenli babbler (Turdoides nipalensis) tespit etti. Bu kayıt, türün Nepal'in yedi ilinin tamamında belgelenmesini sağladı.
Daha önceki gözlemler ağırlıklı olarak Kathmandu ve Pokhara çevresinde, mevsime göre 915 ila 2.135 metre (3.000 ila 7.000 fit) yükseklikler arasında yapılmıştı. Başkentte Shivapuri Nagarjun National Park'ın kenarlarından Phulchowki'nin eteklerine kadar uzanan bir alanda görülen kuş, eBird çevrimiçi veri tabanında 1.200'den fazla kayda konu oldu. Gözlemlerin büyük bölümü Kathmandu ve Pokhara'nın da yer aldığı doğu, batı ve orta bölgelerde yoğunlaşıyor.
Bir asır sonra doğrulanan varlık
İngiliz doğa bilimci Brian Houghton Hodgson, 1836'da Kathmandu'da yaşarken dikenli babbler'ı bilimsel olarak tanımladı. Nepalcede kade bhyakur adı verilen tür, o tarihten sonra bir asırdan uzun süre tek örnek olarak kaldı. 1940'larda İngiliz bir diplomatın eşi Desiree Proud, Kathmandu'daki bahçesinde kuşları gözlemledi; Amerikalı ornitolog Sidney Dillon Ripley ise türü uzak batı Nepal'de görerek varlığını yeniden doğruladı.
Bugün artan kuş gözlemciliği sayesinde türün dağılımına ilişkin bilgi birikimi genişliyor. Carol Inskipp, 1985 tarihli A Guide to the Birds of Nepal kitabının ortak yazarı ve deneyimli bir kuş uzmanı. İlk kez 1977'de Pokhara'da dikenli babbler gördüğünü belirten Inskipp, korumacıların türün Nepal'deki dağılımını eskisinden çok daha iyi bildiğini, ancak habitat ve davranış bilgilerinin hâlâ Hodgson'ın gözlemlerine dayandığını söylüyor. Benzer habitatların başka yerlerde de bulunmasına rağmen kuşun neden yalnızca Nepal'de yaşadığı ise hâlâ açıklanamıyor.

"Dikenli babbler'ın neden yalnızca Nepal'de bulunduğu hâlâ bir gizem" diyen Inskipp, türün üreme mevsimi dışında saklanan ve gizlenen bir yapıya sahip olduğunu, bu dönemde hem görülmesinin hem de davranışlarının gözlemlenmesinin çok zor olduğunu belirtiyor: "Kuş hakkında bilmediğimiz çok şey var; üremesinin bazı ayrıntıları, yavrular, kuluçka süresi, ebeveyn bakımı ve yuva yeri. Neden bazı bölgelerde yaygınken diğerlerinde olmadığını da bilmiyoruz."
Veri açığı ve habitat baskısı
Kathmandu'daki Tri-Chandra Multiple Campus çevre bilimi bölüm başkanı Kamal Raj Gosai, türün dağılımı ile arazi kullanımı ve iklim değişikliğinin etkileri üzerine araştırma yürütüyor. Gosai, "Kuş hakkında hâlâ çok az şey biliyoruz; popülasyonu, hareketleri, kesin üreme mevsimi ya da ayları ve artan insan yerleşimlerinin etkileri hakkında hiçbir bilimsel veri yok" diyor ve ekliyor: "Hassas ve tehlike altındaki türler ile megafaunaya daha fazla odaklanılıyor; bu endemik türe yönelik ilgi ve araştırma ise ulusal ve küresel düzeyde sınırlı kalıyor."
Raksha Thakuri, 2024'te Annapurna sıradağlarının eteklerindeki Lwang Ghalel köyünde türün habitatını inceledi. Çalışma, bölgede tahminen 129 birey bulunduğunu ortaya koydu; ulusal popülasyon ise bilinmiyor. Thakuri'nin araştırması, dikenli babbler'ın çalılık ve fundalık alanları tercih ettiğini, su kütlelerine ve yollara olan mesafe ile otlayan sığırların varlığının gözlem olasılığını önemli ölçüde etkilediğini gösterdi. Kuşlar yamaçlarda yuvalanmayı tercih ediyor ve daha dik arazilerde bulunma olasılıkları artıyor.
2019'dan beri türü inceleyen Thakuri, aynı noktalara iki yıl arayla gittiğinde kuşları daha önce gördüğü yerlerde bulamadığını anlatıyor: "Daha fazla yol inşa ediliyordu ve heyelanlar çalılık alanları etkilemişti." Kentleşme baskısı, dikenli babbler için başlıca habitat olan çalılıkları giderek daraltıyor. 2020 tarihli bir araştırma, Kathmandu'daki zaten kıt olan çalılık alanların 1990 ile 2010 arasında neredeyse tamamen yok olduğunu ve bunun bölgenin ekolojik çeşitliliğini değiştirebileceğini ortaya koydu.
Gosai, çalılık ve fundalıkların çorak arazi olarak görüldüğünü ve toplulukların algılanan faydaları nedeniyle ormanları genişletmeye ya da çalılıkları tarım arazisine dönüştürmeye ağırlık verdiğini söylüyor. "Habitat kaybı özellikle dikenli babbler için daha belirgin olacak" ifadesini kullanan Gosai, diğer kuşların daha geniş bir habitat yelpazesine sahipken dikenli babbler'ın uçuş menzilinin kısa olduğunu ve genellikle bir çalılık parçasından yakındaki diğerine geçtiğini vurguluyor: "Bu endemik kuş ve çalılık-fundalık kaybına bağlı habitat yitimi konusunda daha duyarlı olmalıyız."

Thakuri ise Nepal'de uygun çalılık yönetimi uygulamalarının eksik olduğunu ve bunun istilacı türlerin kontrolsüz yayılmasına yol açtığını belirtiyor. Bununla birlikte araştırma sahasında, yerelde kalo banmara olarak bilinen ve hızlı yayılan istilacı bitki Crofton otu (Ageratina adenophora), yoğun çalımsı yapısı sayesinde dikenli babbler habitatına yardımcı olmuş.
'Düşük riskli' sınıflandırması tartışılıyor
Endemik olmasına rağmen dikenli babbler, popülasyon eğilimi istikrarlı göründüğü için IUCN Red List'te "düşük riskli" (least concern) tür olarak listeleniyor. IUCN'nin Nepal temsilcisi Narendra Man Babu Pradhan, "IUCN kırmızı liste kriterleri türün statüsüne dayanır. Nepal'de kaç dikenli babbler olduğuna dair hiçbir bilgimiz yok. Bana göre düşük riskli sınıflandırması, doğada sıkça gördüğümüz raporlardan kaynaklanıyor olabilir. Ancak kapsamlı bir çalışma yapıp gerçek durumu belirlememiz gerekiyor" diyor.
Thakuri, araştırması için yeterli literatürü toplamakta bile zorlandığını ve politika yapıcıların kuşa henüz öncelik vermediğini ya da korunmasını savunmadığını söylüyor. Gosai ise birçok yerli ve kuş gözlemcisinin türü paslı yanaklı kıvrık gagalı babbler (Erythrogenys erythrogenys) ile karıştırdığını belirtiyor ve hem korumacıların hem de politika yapıcıların IUCN Red List'teki statüyü yükseltmek için daha fazlasını yapması gerektiğini vurguluyor.
"Endemik bir kuşu düşük riskli tür olarak görmek endişe verici" diyen Gosai, bunun türün korunması için lobi ve savunuculukta yetersiz kalındığı anlamına geldiğini ifade ediyor: "Nepal hükümeti bunu ciddiye almalı. Bu kuşa dünyanın dikkatini nasıl çekebileceğimizi düşünmeye başlamalıyız. Bu sadece korumayla ilgili değil, aynı zamanda Nepal'in tanıtımına ve dikenli babbler (kuş gözlem) turizmi yoluyla gelir elde edilmesine de yardımcı olacaktır."
Inskipp gibi bazı araştırmacılar, habitat değişiklikleri ve orman yangınları gibi tehditlerin dikenli babbler'ı hem ülke içinde hem de komşu Hindistan'da yeni bölgelere itebileceğine inanıyor. Ancak bu hareket henüz rapor edilmiş değil.



