Türkiye, fosil yakıtlardan çıkışın ve karbon salımının azaltılmasının ele alınacağı COP31 uluslararası iklim zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanırken petrol arama faaliyetleri hız kesmeden sürüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Polen Ekoloji'nin Bakanlık verilerine dayanarak hazırladığı Ekstraktivizm Haritası, 2026 yılının son yedi yılın en fazla petrol projesinin kayda girdiği dönem olduğunu gösteriyor.
Yılın başından bu yana 110 petrol projesi için çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatıldı. Bu projelerin 67'si için "ÇED gerekli değil" ya da ÇED olumlu kararı verilirken bir projeye doğrudan ÇED olumlu kararı çıktı. Otuz dokuz projenin süreci sürüyor ve yalnızca 3 proje iptal ya da iade edildi.

Daha geniş bir zaman dilimine bakıldığında tablo daha net ortaya çıkıyor. 2020-2026 döneminde toplam 465 petrol projesi için ÇED süreci başlatıldı. Bu projelerin 377'si için "ÇED gerekli değil" ya da ÇED olumlu kararı verildi ve 14 projeye doğrudan ÇED olumlu kararı çıktı. Altmış dokuz projenin süreci devam ederken 5 proje iptal ya da iade edildi. Böylece projelerin %81'i onay almış oldu. Dönem boyunca hiçbir petrol projesine ÇED olumsuz kararı verilmedi.
Veriler, petrol aramalarının özellikle Diyarbakır, Şırnak, Siirt ve Batman başta olmak üzere geniş bir coğrafyaya yayıldığını gösteriyor. 2026'nın başından bu yana ÇED süreci başlatan şirketler arasında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile kurumun Trakya, Batman ve Adıyaman bölge müdürlükleri ilk sırada yer aldı. TPAO'yu Çalık Petrol izledi. ABD'li Transatlantic Petroleum, İndigo Grup, Arar Petrol ve Petar da petrol arama projeleriyle öne çıkan şirketler arasında bulundu.
