Londra'nın yaklaşık 20 mil batısındaki Slough, bir zamanlar The Office dizisini çağrıştıran Slough Trading Estate ile biliniyordu. Bugün aynı bölge, Batı Avrupa'nın en yoğun veri merkezi kümesine ev sahipliği yapıyor: 40'a kadar tesis faaliyet gösteriyor ve yenileri yolda. Equinix, Digital Realty ve Iron Mountain gibi şirketlerin sahip olduğu bu merkezler Amazon, Google, Oracle ve Microsoft gibi müşterilere hizmet veriyor. Slough'un bu konumu kazanması, kısmen serbestleştirilmiş "sadeleştirilmiş planlama bölgesi" statüsündeki ticaret bölgesinin tarihiyle, dijital finansal işlemlerin hızının kritik olduğu bir konumda Londra'ya yakınlığıyla ve kentin UK'yi US ve İrlanda'ya bağlayan kabloların tam üzerinde yer almasıyla açıklanıyor.
The Guardian köşe yazarı John Harris, geçtiğimiz pazartesi Slough'a vardığında hava sıcaklığının 28°C olduğunu belirtiyor. Harris'in Equinix'e ait veri merkezinin karşısındaki Thames Water ofislerinde çalışan Louise ile konuşması, yerel tepkinin boyutunu ortaya koyuyor. Louise, Instagram'da gördüğü bir gönderiyi göstererek tepkisini dile getiriyor: "Slough sessizce Britanya'nın yapay zekâ patlamasını yürütüyor ama bir sorun var. Sıcak hava dalgasında makineler de susuyor, soğutma sistemleri fazla mesai yapıyor, elektrik ve su talebi fırlıyor." Yakındaki Britwell semtinde yaşayan Sheryl ise geceleri uğultu ve vızıltı sesi duyduğunu, yeni tesislerin ardından bölgenin daha sıcak olduğunu söylüyor.
Cambridge University araştırmacılarının bu yıl yayımladığı bir ön baskı, veri merkezlerinin çevrelerinde "ısı adası" etkisi yaratabildiğini ve yerel sıcaklıkları ortalama 2°C, bazı noktalarda 9°C'ye kadar yükseltebildiğini öne sürüyor. Slough Trading Estate'in kurumsal sahipleri ise "veri merkezi operasyonlarının Slough Trading Estate'te yerel sıcaklıkları artırdığına dair kesin kanıt görmediklerini" açıkladı.
Su tüketimi konusunda endişeler daha somut. Water UK, hükümetin mevcut su tahminlerinin veri merkezlerini "açıkça dışladığını" ve "ölümcül derecede kusurlu" olduğunu belirtti. Kuruma göre bir veri merkezi günde 5 milyon galona kadar su kullanabiliyor; bu miktar 50,000 kişinin günlük tüketimine eşdeğer. Harris, kaçınılmaz gelecek kuraklık dönemlerinde halkın su kullanımını kısıtlamaya razı edilmesinin beklenip beklenmeyeceğini sorguluyor.

Enerji tarafında US'de giderek daha fazla tesise özel gaz türbinleri kuruluyor; Ofgem üst düzey yetkilileri, UK'de planlanan 100 yeni merkezin de aynısını hedeflediğini söylüyor. US'deki tesisler kömür ve petrol de kullanan mevcut elektrik şebekelerine ek baskı uygularken, dizel yedek jeneratörler sektör standardı olarak bulunuyor. Yeşil veri merkezlerine ilgi artıyor, ancak sektör içinden gelen görüşler yenilenebilir enerjinin yeterli olmadığı yönünde. Geçen yıl Financial Times'a konuşan bir sektör yöneticisi, "Veri merkezlerimiz yüzde 100 çalışmak zorunda, bu yüzden yenilenebilir enerjiyi birincil kaynak olarak düşünemeyiz bile" ifadesini kullandı.
Andy Burnham'ın yerel karar alma söylemine rağmen Whitehall'ın resmi hedefi, 2030'a kadar UK'nin veri merkezi sayısını üçe katlamak; tesisler artık "kritik ulusal altyapı" olarak sınıflandırıldığı için bu hedefin gerçekleşmesi kolaylaşabilir. Ancak genişleme, konut krizini derinleştirme potansiyeli taşıyor. London Assembly'nin aralık ayında yayımladığı bir rapor, veri merkezlerinin elektrik talebinin başkentte konut inşaatını durdurduğunu ortaya koydu. Geçen hafta Konut Bakanı Angela Rayner, doğu Londra'daki eski Truman Brewery arazisindeki projeyi onayladı: Yerel meclisin 350 yeni konut öngören planının yerine, 44 daire, ofisler ve City'deki işlemleri yürütecek bir veri merkezi içeren tasarım kabul edildi. Rayner'ın selefi Steve Reed, projeyi daha önce kendisine havale etmişti. Harris, bunun yeni başbakanın "her posta kodunda iyi büyüme" diye tanımladığı hedefle örtüşmediğini belirtiyor ve siyasilerin yakında yüzleşmek zorunda kalacağı keskin bir seçeneğe işaret ediyor: konut mu, sunucu mu?
US'de veri merkezlerine karşı direnç siyasi ana akıma taşmış durumda. New York, geçen ay yeni "hyperscale" veri merkezlerine bir yıllık moratoryum getiren ilk eyalet oldu. Texas Valisi, kırsal alanlardaki veri merkezlerinin yasaklanması çağrısında bulundu ve yeni merkezlerin su ve enerji kullanımı düzenleyicilerce incelenene kadar eyaletin elektrik şebekesine bağlanmayacağını duyurdu. Michigan'da Demokrat Senato ön seçimini kazanan Abdul El-Sayed, "İnsanlar veri merkezlerinden gerçekten nefret ediyor" diyerek tepkiyi özetledi. Donald Trump ise "Toplumunuzu bunların ne kadar harika olduğuna ikna etmelisiniz… Buna karşı koyamazsınız" görüşünü savundu.
Harris, Britwell'den Jodie adlı bir sakinle yaptığı konuşmada, kardeşinin TikTok'ta gördüğü "Savaş çıkarsa Slough veri merkezleri yüzünden hedef olur" videosunu aktarıyor. Köşe yazısı, John Betjeman'ın dizeleriyle son buluyor: "Ve tüm ülke boyunca, ağaçların yerine / Temiz direkler ve teller fısıldayacak esintide / Bir eski köyü saklayacağız sadece göstermek için / İngiltere'nin bir zamanlar nasıl olduğunu, zamanlar yavaşken."



