Güneş ve rüzgar enerjisinin maliyetleri hızla düşürmesi, enerji sektörünün sınırlarını aşan bir dönüşümü tetikleyebilir. Exeter Üniversitesi ile birlikte küresel çevre platformu Earthshot Ödülü'nün hazırladığı yeni rapor, temiz elektriğe geçişi "en yüksek kaldıraç etkisine sahip" çözüm olarak nitelendiriyor. Temiz elektrik ucuzladıkça elektrikli araçlar, ısı pompaları ve daha temiz sanayi süreçleri ekonomik açıdan cazip hale geliyor; hava kirliliği azalırken yenilenebilir elektriğe talep artıyor. Rapor, bu sürecin iklim krizinin gezegende yol açtığı hasarı onarma yönünde bir "ilerleme zincirini" harekete geçirebileceğini öngörüyor.
Çalışmanın merkezinde "olumlu eşik noktaları" kavramı duruyor. Bu eşikler, sürdürülebilir bir teknoloji ya da uygulamanın giderek daha ucuz, yaygın ve politik açıdan kabul görür hale gelmesini sağlayarak ilerlemenin kendi kendini besleyen bir sürece dönüşmesine olanak tanıyor. Analiz, bu yöntemi doğanın korunması, havanın temizlenmesi, okyanusların canlandırılması, atıkların azaltılması veya ortadan kaldırılması ve iklim kriziyle mücadele olmak üzere 5 çevresel hedef kapsamında 51 öncelikli alana uyguladı. Rapordaki bilimsel çerçeve, 1990'lardan bu yana iklimdeki eşik noktalarını araştıran Global Systems Institute kurucu direktörü Prof. Tim Lenton'ın çalışmalarına dayanıyor.
Exeter Üniversitesi'ndeki Global Systems Institute'ta görev yapan ve özellikle olumlu eşik noktaları üzerine çalışan Dr. Steven R. Smith, "Şu anda yaşadığımız temiz enerji zinciri, bundan yalnızca 10 yıl önce herhangi birinin beklediğinden çok daha fazlasını gerçekleştiriyor" diyor. Smith'e göre güneş ve rüzgar enerjisi çok sayıda büyük pazarda olumlu eşik noktalarını şimdiden aştı. Artan kurulumlar maliyetleri düşürdü, yatırımları çekti ve daha fazla büyümeyi beraberinde getirdi. Smith, olumlu eşik noktalarının buz tabakalarının çökmesi veya mercan resiflerinin yok olması gibi tehlikeli iklim eşiklerinin yararlı karşılığı olarak düşünülebileceğini belirterek "Eşik noktaları bizim lehimize de çalışabilir" diye ekliyor.
Dönüşümün önündeki engeller de raporda dikkat çekiyor. Daha zengin ekonomilerde yavaş planlama süreçleri ve elektrik şebekelerinin genişletilmesindeki gecikmeler geçişi yavaşlatırken, dünyanın diğer bölgelerinde ciddi bir yatırım eksikliği yaşanıyor. Afrika, dünyanın en iyi güneş enerjisi kaynaklarının %60'ına sahip olmasına rağmen küresel temiz enerji yatırımlarının %2'sinden daha azını alıyor.

Raporda atıfta bulunulan araştırmalar, temiz enerji, ulaşım ve ısınmayı destekleyen eşgüdümlü politikaların bu sektörlerdeki eşik noktalarının 2 ile 8 yıl daha erken ortaya çıkmasını sağlayabileceğini gösteriyor. Küresel emtia tedarik zincirlerinin dönüştürülmesi de yüksek etki yaratabilecek bir başka müdahale alanı. Sığır eti, soya, palm yağı, kereste, kakao ve kahve gibi emtiaların ticaretini görece az sayıda şirket, banka ve düzenleyici kurum kontrol ediyor; bu ürünlerin tamamı dünyadaki tropikal ormansızlaşmanın önemli bir bölümünün temelinde yer alıyor. Rapor, Avrupa Birliği (EU), Çin, Birleşik Krallık ve ABD gibi büyük pazarların politikalarını uyumlu hale getirmesinin, ormansızlaşmayla bağlantılı olmayan ürünleri küresel norm haline getirebileceğini öngörüyor.
Dr. Smith, metan emisyonlarının azaltılmasını küresel ısınmanın seyrini değiştirmenin en hızlı yollarından biri olarak gösteriyor. Metan, bugüne kadar yaşanan ısınmanın yaklaşık %30'undan sorumlu ancak atmosferde yalnızca yaklaşık 12 yıl kalıyor. "Metan azaltımı, tepe noktadaki ısınmayı sınırlamak için elimizdeki en hızlı kaldıraçlardan biri" diyen Smith, uydular ve dronların artık daha önce görünmeyen metan sızıntılarını tespit edebildiğini belirtiyor. Bu da görece düşük maliyetli müdahalelerin on yıl içinde sıcaklıkların izleyeceği seyri etkileyebilmesine olanak sağlıyor.
İklim finansmanı sorununa da değinen Smith, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Doğayı korumaya yatırılan her 1 sterline karşılık, onu tahrip etmeye 30 sterlin harcanıyor. Dolayısıyla bu bir siyasi tercih gibi duruyor. Mesele finansman eksikliği değil, finansmanın nerede kullanılacağına dair tercihte bulunmak."
