Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, Türkiye'nin 2026 yaz mevsimindeki orman yangını riskini çok boyutlu bir analizle değerlendirdi. ekoIQ'ya konuşan Türkeş, çalışmanın Ocak 1981'den 31 Temmuz 2026'ya kadar uzanan geniş bir veri kapsamına dayandığını ve ERA5, MERRA-2 ile MODIS uydu verilerinin kullanıldığını belirtti.
Türkeş, ardışık çok sıcak günlerin, kurutucu rüzgarların, düşük bağıl nemin ve yüksek yakıt yükünün bir araya gelmesinin Türkiye'yi aşırı yangın riskiyle karşı karşıya bıraktığını söyledi.
Sıcaklık anomalisi +2°C'ye ulaştı
Analizin ilk bulgusu, Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye genelinde ortalama sıcaklık anomalisinin yaklaşık +2°C olması. Türkeş, bu artışın özellikle İç Ege, Güney Marmara, Akdeniz kıyıları ve Güneydoğu Anadolu'da çok daha belirgin olduğunu vurguladı.

Kuraklık ve buharlaşma artışı ikinci faktörü oluşturuyor. Buhar basıncı açığı anomalisi 0.58 kilo paskal olarak ölçüldü; bu değer havanın daha kuru hale geldiğini ve bitki-toprak neminin azaldığını gösteriyor. Üçüncü faktör ise bitki örtüsü üretkenliğindeki artış. NDVI anomalisi +0.24 kaydedildi. Normalden fazla yağış, ot ve çalı üretkenliğini artırarak biyokütle kaynaklı yakıt yükünü yükseltti.
Kurutucu rüzgarlar ve ilkbahar yağış fazlası
Türkeş, kuzeydoğudan esen poyraz rüzgarları ile kuzey ve kuzeydoğudan esen fön rüzgarlarının her ikisinin de ani hız ve yön değişiklikleriyle havayı daha da kurutan kuvvetli ve hamleli rüzgarlar olduğunu belirtti. İlkbahar yağış anomalisi Türkiye ortalamasında +%28 olarak gerçekleşti. Batı ve Güney'deki belirgin yağış fazlası, yakıt yükü artışıyla doğrudan bağlantılı; normal yıl ile 2026 ilkbaharı karşılaştırıldığında bitki örtüsündeki fark gözle bile görülebiliyor.
FWI 30.1: Yüksek risk sınıfı
Çalışmanın teknik kalbini Yangın Hava İndisi (FWI) bileşenleri oluşturuyor. Yakıt nem içeriğinden kuruluk göstergesine, yayılma indisinden yakıt yükü indisine kadar tüm bileşenler normalin üzerinde seyrediyor. Genel FWI değeri 30.1 ile yüksek risk sınıfında ve normalden +11.3 puan daha yüksek.

Birleşik risk haritası, en yüksek riskin Ege kıyıları, Akdeniz kıyıları, Güneybatı Anadolu, İç Ege ve Güney Marmara'da yoğunlaştığını gösteriyor. Zamansal seyir açısından FWI mayıstan eylüle yükseliyor; temmuz ve ağustos dönemi Yüksek Risk ve Aşırı Risk dönemleri olarak işaretlenmiş durumda. Bu aylarda güçlü rüzgar ve düşük nem koşulları büyük yangın olasılığını ciddi şekilde artırıyor.
Riski artıran beş temel faktör
Türkeş, riski artıran beş temel faktörü şöyle sıraladı: ardışık yüksek ya da aşırı sıcaklık, kuruluk (nem eksiği) ya da sürmekte olan kuraklık, yüksek yakıt yükü, kurutucu rüzgarlar ve yangının hızlı yayılma davranışı.
"Bu çizelge, klimatolojik, meteorolojik, hidrolojik ve bitki örtüsü verilerini bir araya getirerek Türkiye'nin 2026 yaz mevsiminde özellikle batı ve güney kıyı ve iç bölgelerinde ciddi bir yangın riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor" diyen Türkeş, analiz sonuçlarının herkesin anlayabileceği bir dille ve çok genelleştirilerek kısaca açıklandığını da ekledi.



