Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile APLUS Enerji Danışmanlık'ın birlikte hazırladığı Enerji Sektör Raporu 2026, Türkiye'nin enerji sektöründeki dönüşüm yol haritasını uluslararası yatırımcılar için bir referans olarak sunuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının öngörülerine de yer veren rapor, 2035'e kadar rüzgar ve güneş enerjisinde toplam kurulu gücün 120 gigavata çıkarılmasını öngörüyor. Bu hedefe ulaşmak için her yıl 8 ila 9 gigavat yeni kapasitenin devreye alınması gerekiyor.

Nükleer enerjinin de dahil olduğu enerji dönüşümü için toplam finansman ihtiyacı 200 milyar dolar seviyesinde. Bu tutarın yaklaşık 80 milyar dolarlık bölümü sistem esnekliğinin artırılması, şebeke modernizasyonu ile iletim, dağıtım ve şebeke altyapısı yatırımlarından oluşacak. Rapor, 2035 hedeflerine ulaşılmasında şebeke modernizasyonu, sistem esnekliği ve finansman ihtiyacının önemini öne çıkarıyor.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu verilerine dayandırılan projeksiyonlarda, yüksek senaryoda Türkiye'deki elektrikli araç sayısının 2035 itibarıyla 7 milyona ulaşması bekleniyor. Batarya depolama ve elektrikli araç şarj altyapısı gibi yeni nesil yatırım alanları raporda kapsamlı biçimde ele alınıyor. Batarya depolama ile entegre yenilenebilir enerji yatırımları ve Türkiye'nin ilk açık deniz rüzgar enerjisi girişimi olan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) DÜRES-2026 süreci, sektörde öne çıkan fırsatlar olarak değerlendiriliyor.

Rapor, rüzgar, güneş, batarya depolama, hidroelektrik, jeotermal, biyokütle ve yeşil hidrojen olmak üzere 7 ana teknoloji alanını yatırımcı perspektifinden inceliyor. İlk bölümde Türkiye'nin elektrik piyasasının gelişimi, mevcut piyasa yapısı ve arz-talep dengesi ele alınırken; ikinci bölümde yenilenebilir enerji ve batarya depolama yatırımlarına odaklanılıyor. Rüzgar ve güneş enerjisinin gelişimi, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) ve YEKA modeli gibi destek mekanizmaları, lisanssız ve hibrit projeler, depolama yatırımları ile yerli üretime yönelik düzenlemeler çerçevesinde değerlendiriliyor.

Güncel düzenlemeler de raporun kapsamında yer alıyor. Nisan 2026'da güncellenen gün öncesi piyasası azami fiyat limiti, Mayıs 2026'da yürürlüğe giren lisanssız üretimde saatlik mahsuplaşma uygulaması, ulusal karbon piyasasına yönelik gelişmeler ve ikili elektrik alım anlaşmaları (PPA) yatırım getirileri ve riskler açısından inceleniyor. Piyasa tasarımındaki değişiklikler, dengesizlik maliyetleri, yan hizmetler, karbon piyasası, nükleer enerji ile elektrikli araçlar ve şarj altyapısı da değerlendirme kapsamında bulunan konular arasında.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, rapora ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

Enerji güvenliğinin ekonomik büyüme ve dayanıklılığın temel unsurlarından biri haline geldiği bu dönemde, Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısı, stratejik coğrafi konumu, bölgesel enerji ağlarındaki merkezi rolü ve Cumhurbaşkanının bu alanda ortaya koyduğu reform gündemiyle küresel enerji dönüşümünün öncü ülkelerinden biri olma hedefini sürdürüyor. Yenilenebilir enerji kapasitesinin hızla artması, şebeke modernizasyonu, enerji verimliliği, depolama ve yerli üretim kapasitesinin geliştirilmesi, Türkiye'de yatırımcılar için önemli fırsatlar sunuyor.

Dağlıoğlu, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda hazırlanan yol haritasının uluslararası sermayeyi, ileri teknolojileri ve stratejik işbirliklerini Türkiye'nin enerji dönüşümüne dahil etmeyi amaçladığını belirtti.