ABD'deki veri merkezlerinin elektrik tüketimi önümüzdeki on yılda çarpıcı biçimde artabilir. BloombergNEF'in bu hafta yayımladığı rapor, 2035'te veri merkezlerinin ülke elektriğinin yüzde 20'sini tüketeceğini öngörüyor; bugün bu oran yüzde 5,9 seviyesinde. Rapora göre toplam talep 194 gigavata ulaşacak. Bu rakam, BloombergNEF'in Aralık ayındaki tahmininin neredeyse iki katı ve analistlerin elektrik şebekesinin karşılayabileceğini düşündüğü kapasitenin üzerinde.

Şebekenin sınırlarına dayanan talep, teknoloji devlerini şebeke dışı çözümlere itiyor. Elon Musk'ın kurduğu xAI, Electrek'in ortaya çıkardığı federal kayıtlara göre Mayıs ayında Florida merkezli APR Energy'yi satın aldı. Şirket, 1 gigavattan fazla taşınabilir gaz ve dizel türbin işletiyor. Bu jeneratörler birkaç gün içinde kurulabiliyor; oysa geleneksel bir gaz santralinin inşası yıllar sürebiliyor.

xAI bu yönteme yabancı değil. Şirket, geçen yıl ağustos ayından bu yana Memphis dışındaki Colossus 2 veri merkezi projesine kamyon kasalarına monte edilmiş dizel jeneratörlerle güç sağlıyor. NAACP ve müttefiklerinin açtığı davada, türbinlerin gerekli izinler olmadan çalıştırıldığı ve ağırlıklı olarak Siyah nüfusun yaşadığı çevre topluluklara tonlarca kirletici saldığı iddia ediliyor.

Diğer büyük oyuncular da benzer bir rotaya giriyor. Meta, Ohio'da modüler gaz türbinleri kullanıyor; sunucular haziran ayı itibarıyla geçici çadırlarda dizilmiş durumda. Google ise Nebraska'da bir veri merkezinin yanına kendi ölçeğinde bir gaz santrali inşa etmeyi önerdi.

Uzmanlar bu stratejinin önünde ciddi engeller olduğuna dikkat çekiyor. Temiz enerji sektörünün deneyimli isimlerinden Jigar Shah, Latitude Media'nın Open Circuit podcast'inde gaz türbinlerinin ve bunları işletecek kalifiye iş gücünün yetersiz olduğunu vurguladı. BloombergNEF'in projeksiyonları da ayrı bir tablo çiziyor: Şebekenin her yıl 7 gigavatlık yeni veri merkezi talebini karşılayabildiği —tüm zamanların rekoru— ve birçok büyük ölçekli şirketin kendi gaz türbinlerini devreye aldığı senaryoda bile, 2035 yılına gelindiğinde 19 gigavatlık bir arz açığı oluşacak. Standart bir büyük nükleer santral yaklaşık 1 gigavat güç üretiyor; Trump yönetiminin önümüzdeki yıllarda 10 yeni nükleer santral inşa etme hedefinin ne denli iddialı olduğu bu rakamlarla daha net anlaşılıyor.

Veri merkezlerinin nihai güç ihtiyacının ne kadar olacağını ise kimse tam olarak bilmiyor. İşlemcilerin gelişmesiyle veri merkezleri çok daha verimli hale gelebilir; yapay zeka patlaması yavaşlayabilir. Ticari nükleer füzyon gibi devrim niteliğinde bir temiz enerji kaynağının kilidi açılıp devasa elektrik ihtiyaçları onunla karşılanabilir; ancak bu ihtimallerin gerçekleşeceği kesin değil.