Vietnam kıyılarında biriken plastik atık, küçük ölçekli balıkçılığın ekonomik temelini derinden sarsıyor. Communications Earth & Environment dergisinde 2026'da yayımlanan araştırmaya göre plastik kirliliği, her balıkçı teknesine yılda ortalama 3.421 dolar kaybettiriyor; bu tutar, tekne sahiplerinin yıllık gelirinin yüzde 10 ila 25'ine denk geliyor. Kaybın üç ana kaynağı var: azalan balıkçılık süresi, düşen av verimliliği ve hasar gören ekipmanlar.

Araştırmacılar, deniz plastik atığı deşarjı açısından küresel değerlendirmelerde üst sıralarda yer alan Kızıl Nehir ve Mekong deltalarında trol ve solungaç ağlarıyla çalışan 199 balıkçıyla görüşme yaptı. Bildirilen plastik av oranlarını doğrulamak için gemi üzerinde gözlemci denetimleri de gerçekleştirildi. Görüşme yapılan balıkçılardan biri, aşırı sömürülen balık stokları ve plastik kirliliğinin birleşen baskıları karşısında son yıllarda av çabalarını önemli ölçüde artırdıklarını anlattı: "Önceden 6-7 çeki kârlı olmak için yeterliydi. Şimdi 20-25 çeki gerekiyor."

Maliyetin bileşenleri ve güvenlik riskleri

Hasarlı ekipmanların yol açtığı verimlilik kaybı, toplam maliyetin yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Avı plastikten ayıklamaya harcanan işçilik süresi maliyetin yüzde 12'sini, ekipman onarımı ve pervane dolanıklıklarını giderme giderleri ise yüzde 6'sını karşılıyor. Çalışmanın ortak yazarı, Heriot-Watt University'de balıkçılık koruması profesörü olan Michel Kaiser, "Tüm bu plastiklerin arasında balık bulmaya çalışmak, avınızı işleme süresini artırıyor" dedi ve ekledi: "Bu maliyetin aslında oldukça önemli olduğunu gördük."

Okyanusta yüzen plastik miktarı artık tekne güvenliğini de tehdit etmeye başladı. Çalışmada birçok balıkçı, pervane dolanıklığını çözmeye çalışan mürettebat üyelerinin ciddi yaralanmalar aldığını, hatta ölümlerin yaşandığını bildirdi. Kaiser, "Bu toplulukların gerçek maliyeti oldukça korkunç. Hayat kaybı ve sakatlanmaları hesaba katarsanız maliyetler daha da yüksek olur" ifadelerini kullandı. Kaiser, "Güneydoğu Asya'daki plastik atık miktarını ve bunun insanların yaşamlarını nasıl doğrudan etkilediğini birinci elden gördüğünüzde, bu sorunu çözmek için neden harekete geçmemiz gerektiği çok netleşiyor" dedi ve "Temel olarak plastik kaynağını kapatmak anahtar, ancak balıkçılar da çözümün parçası olabilir" diye ekledi.

Mekong Deltası'nda 'çifte darbe'

İki nehir deltası arasındaki ekonomik yük dağılımı belirgin biçimde farklılaşıyor. Mekong Deltası'ndaki düşük gelirli topluluklar, daha kuzeydeki Kızıl Nehir Deltası'nda çalışan balıkçılara kıyasla gelirlerinin plastik kaynaklı iki kata kadar daha büyük bir bölümünü yitirdi. Kaiser, bu farkı "çifte darbe" olarak açıklıyor: Dünyanın en plastik kirliliğine uğramış iki nehir haliçi olan Saigon-Dong Nai ve Mekong bölgeye akıyor; ön bulgular ise plastik atıkların Vietnam kıyı şeridi boyunca kuzeyden güneye, Mekong Deltası'na doğru aktığını gösteriyor.

Araştırmacılar, politika yapıcılara Mekong Deltası'nın daha yüksek ekonomik yükünü, temizlik müdahalelerinin nereye ve nasıl yönlendirileceğine karar verirken dikkate almaları çağrısında bulundu. Çalışma, "Kıyı ve marjinal topluluklar, plastik yaşam döngüsünün tüm aşamalarında orantısız sosyal, çevresel ve sağlık zararları üstleniyor; bu soruna en az katkıda bulunan ve karar alma üzerinde sınırlı etkiye sahip olmalarına rağmen" diyor.

'Çöp için balıkçılık' modeli

Araştırma, balıkçıların plastik kirliliği krizinin çözümünde oynayabileceği role de işaret ediyor. "Çöp için balıkçılık" adı verilen model, balıkçılara karaya getirdikleri plastik yan av için küçük mali teşvikler sağlıyor. Araştırmacıların gözlemlerine göre, balıkçıların her seferde karaya getirdiği plastik miktarı bazında böyle bir programın her tekneye yılda yaklaşık 60 dolar ödeme yapması gerekiyor. Kaiser, "İster hükümet ister hayırsever bağışçılar tarafından olsun, bir yatırım olarak bu, okyanustan plastik uzaklaştırmadaki olumlu etkisi düşünülürse büyük bir meblağ değil" dedi.

Balıkçılar, teşvik eksikliği nedeniyle plastik atıkları avdan ayırdıktan sonra tekrar denize döktüklerini belirtti. Görüşme yapılanların çoğu, telafi yeterli olursa bir geri satın alma programına katılmaya ilgi duyduklarını ifade etti. Balıkçıların önerdiği geri satın alma fiyatı kilogram başına 0.16 dolar; bu rakam, genellikle yan av olarak yakalanan ve akuakültür yemi olarak satılan düşük kaliteli "çöp balık"ın piyasa fiyatına kabaca eşit.

Bağımsız değerlendirme ve sonraki adımlar

Avustralya'daki James Cook University'den disiplinlerarası deniz bilimcisi Nicole Russo Guerrato, çalışmaya dahil olmamakla birlikte bulguların Vietnam'daki kıyı topluluklarının deniz plastik kirliliğinden nasıl etkilendiğine dair yeni kanıtlar sunduğunu söyledi. "Bugüne kadar yapılan deniz çöpü araştırmalarının çoğu çevresel etkiler üzerine odaklandı" diyen Guerrato, yeni çalışmanın karar vericilere plastik kirliliğinin ele alınması gereken önemli sosyal ve ekonomik sonuçları da olduğunu gösterdiğini vurguladı. Önceki çalışmaların genellikle hasarlı ekipman gibi doğrudan maliyetlere odaklandığını, yeni çalışmanın ise kaybedilen balıkçılık süresinin maliyetini de hesaba katarak küçük ölçekli balıkçıların taşıdığı gerçek ekonomik yükün daha eksiksiz bir resmini sunduğunu belirtti.

Vietnam, Fishing boats in Mui Ne harbor.jpg

Guerrato, benzer teşvik programlarının birçok Avrupa ülkesinde ve Brezilya'da iyi sonuç verdiğini ve balıkçıların okyanus plastiklerini ele almada aktif rol almasına yardımcı olduğunu ifade etti. "Olumlu değişim, balıkçıları sorunun parçası olarak değil, çözümün parçası olarak tanımakla başlıyor" ifadelerini kullanan Guerrato, Vietnam'da henüz uzun bir yol olduğunu da ekledi. Araştırma bulgularını sahada uygulanabilir çözümlere dönüştürmenin önemli bir yönetişim koordinasyonu gerektirdiğini dile getiren Guerrato, uygun ulusal politikalar olsa bile bunların "yerel uygulama, yeterli liman kabul tesisleri, atık yönetimi altyapısı ve balıkçıların katılımı için teşviklerle desteklenmesi" gerektiğini vurguladı.

Kaiser ise araştırma ekibinin Vietnam'da ömrünü tamamlamış balıkçılık ekipmanlarını ve yan av plastiklerini yeni pazarlanabilir ürünlere dönüştüren topluluk temelli geri dönüşüm işletmeleri geliştirmek için fon başvurusu yaptığını açıkladı. Bu işletmelerin, "çöp için balıkçılık" programlarını uzun vadede bağış fonlarına bağlı kalmadan sürdürebilecek kendi kendini besleyen bir iş modelinin temelini oluşturabileceğini belirtti. Kaiser, "Sorunu ve insanların plastik atıkların sonuçlarıyla başa çıkmanın maliyetini vurgulamak iyi güzel, ama soru şu: Bunun hakkında ne yapabiliriz? Bu sorunu nasıl çözebiliriz? İşte sonraki adım bu" dedi.

Küresel ve ulusal bağlam

Bilim insanları her yıl Dünya'nın havasına, toprağına ve sularına 130 milyon metrik ton plastik girdiğini tahmin ediyor ve önlem alınmazsa bu rakamın 2040'a kadar iki katından fazla artacağını öngörüyor. 2015 tarihli bir çalışma, yılda 4.8 ila 12.7 milyon metrik ton kara kaynaklı plastiğin nehir deltaları, atık su çıkışları ve doğrudan çöp atma yoluyla okyanuslara ulaştığını hesaplamıştı.

Vietnam, 2019 Ulusal Deniz Plastik Atık Yönetimi Eylem Planı kapsamında 2030'a kadar okyanusa plastik akışını yüzde 75 azaltma taahhüdünde bulundu. Ancak Global Plastic Action Partnership verilerine göre ülkenin plastik atıklarının şu anda yalnızca yüzde 10 ila yüzde 15'i geri dönüştürülüyor.